İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilleri ..., ..., ... ve ...'in, ... Ltd. Şti.'yi hasım göstererek Bakırköy 30. İş Mahkemesi nezdinde 2017/707 Esas sayılı dosyası ile destekten yoksun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1051 KARAR NO : 2025/2078 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/02/2025 NUMARASI : 2024/939 Esas - 2025/146 Karar DAVA: Şirketin İhyası İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilleri ..., ..., ... ve ...'in, ... Ltd. Şti.'yi hasım göstererek Bakırköy 30. İş Mahkemesi nezdinde 2017/707 Esas sayılı dosyası ile destekten yoksun kalma talepli tazminat davası açtıklarını, dava devam etmekte iken; dosyada hesap bilirkişi raporu dahi alındıktan sonra davalı şirketin kötü niyetli olarak tasfiye edildiğini, ... Ltd. Şti. adlı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, yargılama bittikten ve dosya kesinleştikten sonra yapılan icra takibi esnasında öğrenildiğini, Tasfiye edilen şirkete karşı açılmış bir dava mevcut iken; Şirketin tasfiye edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, şirketten alacaklarının bulunduğu için şirketin ihyasının gerektiğini, davalı Şirkete ait adresin yerinin İstanbul olduğunu, ... Ltd. Şti. isimli şirketin, ... Ticaret sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı olduğunu, şirketin adresinin Barbaros Mah...Sk.No....Bağcılar/ İstanbul olduğunu, davalı tarafa karşı uyuşmazlık konusu alacağın tahsili amacıyla Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili ve çocukların desteklerini kaybettiklerinden ötürü ekonomik olarak sıkıntı içerisinde olduklarını, bu nedenle işbu huzurdaki dava harç ve masraflarını karşılayamayacak durumda olduğunu, adli yardım talebine ilişkin belge ve evrakların bilahare dosyaya sunulacağını, müvekkilinin adli yardım kurumundan faydalandırılmasını, neticede Tasfiye edilen ... Ltd. Şti. isimli şirketin İHYASINA karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ...'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "..Davacının davasının kabulü ile, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... LİMİTED ŞİRKETİ' nin 6102 Sayılı TTK' nın 547. maddesi uyarınca Bakırköy 30. İş Mahkemesi'nin 2017/707 Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı ile Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Tasfiye memuru vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece Şirketin ihyasına karar verilmiş müvekkili hakkında ise yargılama giderine hükmedildiğini, müvekkili Şirketin elindeki kayıtların sunulması ve yargılamaya etkisi dikkate alınmadan Mahkemece ilk celse de davanın sonuçlandırıldığını, mahkemece, delil sunmalarına şirket kayıtlarının getirilmesine, Şirketin tasfiyesinden önceki vergi ve SGK borçlarının ödenmesine, hacizlere ilişkin hiçbir inceleme yapılmadığını, Mahkemece hiçbir delilleri toplanmadan bitirilen yargılama şekli bir yargılama olup süre talep etmelerine rağmen delillerin toplanmadığı gibi süre de verilmediğini, ... Ltd. Şti. isimli şirketin ihyası talebinde bulunulmuş ise de herhangi bir ticari faaliyeti aktif ve pasif malvarlığı bulunmayan Şirket sicilden terkin edildiğini, şirket tasfiyesinin usulüne uygun şekilde yapıldığını, tasfiye usulüne uygun yürütüldüğünden davacılar süresi içerisinde işlem yapmadıklarından davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden HMK'nın 312/2.maddesi gereğince davalıların yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle incelemenin duruşmalı olarak yapılmasını, adil yargılanma, hukuki güvenlik, belirlilik, öngörülebilirlik ilkeleri çerçevesinde emsal Yargıtay kararları ve açık Kanun hükümlerinin uygulanmasını, taraflarına savunma hakkı verilmesini, adil yargılanma hakkı sağlanmasını, İlk derece mahkemesi kararı hatalı olup, gerek istinaf dilekçelerinde ve gerekse yargılama aşamalarında ileri sürdükleri sebepler ile kamu düzeni ve resen gözetilecek nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava,TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.TTK'nın 547. maddesi gereğince "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.TTK 547. Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.TTK 547 maddesi uyarınca açılan ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir.(Yargıtay 11. H.D'nin 28/04/2022 tarih ve E: 2022/2520 -K: 2022/3557)Somut olayda davalı ihya memur yargılama da vasi ve vekili aracılığı ile temsil edilerek davaya cevap verilmiş, ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı Tasfiye halinde ... Limited Şirketi' nin tasfiyeye girdiği, tasfiye memurunun 09/11/2021 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine terkin edilmeden önce 11/12/2017 tarihinde Bakırköy 30. İş Mahkemesi'nin 2017/707 Esas - 2022/627 karar sayılı ölümlü iş kazasından kaynaklanan tazminat açıldığı ve ve 20/12/2022 tarihinde karara çıktığı anılan kararın infazı için başlatılan Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır.İhyası talep edilen şirket hakkında devam eden bir dava bulunmasına rağmen davaya konu şirketin tasfiyesi tamamlanmış olup, tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: 2008/7980 -K: 2009/12584), tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan dava ve icra dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve TTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru olarak atanmasında bir isabetsizlik bulanmamaktadır.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı tasfiye memurunun yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tasfiye memuru tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tasfiye memuru tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)ç maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 31/12/2025