7. Hukuk Dairesi 2012/2840 E. , 2012/7987 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, adi ortaklığın tasfiyesi ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir. 1)HMK'nun 294 vd. maddesi hükmüne göre mahkemece verilecek kararların açık olarak ve yüze karşı okunmak suretiyle t…
**7. Hukuk Dairesi 2012/2840 E. , 2012/7987 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, adi ortaklığın tasfiyesi ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir. 1)HMK'nun 294 vd. maddesi hükmüne göre mahkemece verilecek kararların açık olarak ve yüze karşı okunmak suretiyle tefhim edilmesi gerekir. Kural olarak tefhim gününde hükmün gerekçesi ile birlikte açıklanması gerekmekte ise de, gerekçeli kararın hemen yazılması her zaman mümkün olamayacağından mahkemenin önce vereceği kısa kararı yargılama oturumunda tefhim etmesi daha sonra gerekçeli kararı yazarak bu yasal zorunluluğun tamamlanması mümkün bulunmaktadır. Ne var ki, asıl olan kısa karardır. Sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olarak yazılması gerekir. 10.4.1992 gün ve 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da bu hususa değinilmiş, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olmasının başlı başına bozma nedeni olacağı, yerel mahkemenin çelişkiyi gidermek kaydı ile bozma kararından sonra önceki kararı ile bağlı olmaksızın vicdani kanaatine göre yeni bir hüküm oluşturması gerektiği kabul edilmiştir.