T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/111 KARAR NO: 2026/173 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/12/2025 NUMARASI: 2025/1447 Esas 2025/1110 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 28/01/2026 G.K. YAZILDIĞI TARİH: 28/01/2026 Yukarıda esas numarası yazılı dosya re'sen istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla yapılan …
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/111 KARAR NO: 2026/173 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/12/2025 NUMARASI: 2025/1447 Esas 2025/1110 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 28/01/2026 G.K. YAZILDIĞI TARİH: 28/01/2026 Yukarıda esas numarası yazılı dosya re'sen istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla yapılan inceleme neticesinde; Davacı vekilince dava dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı olan ... plakalı aracın ... tarihinde "Kayseri ili,... ilçesi, ... mahallesi" üzerinde kazaya karıştığını, kazada hasar gören araç için dava dışı araç sürücüsü ...'ye ödeme yapıldığını, kaza sonrası davalıya ait aracı kullanan sürücünün alkollü ve kusurlu olduğu tespit edildiğinden rücu şartlarının oluştuğu belirtilerek müvekkili sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin tahsili için davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Kayseri 1. Tüketici Mahkemesince; "...sigorta konusu aracın 31+1 kişilik otobüs olarak geçtiği, UYAP üzerinden yapılan GİB sorgusunda davalının tacir kaydının olmadığı görülmüştür. Davaya konu sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan aracın niteliği ve kullanım amacı itibariyle taraflar arasındaki işlemin tüketici işlemi olmadığı, davalının aracı mesleki amaçla kullandığı anlaşıldığından somut uyuşmazlığın genel nitelikteki Asliye Hukuk Mahkemelerinde çözülmesi gerektiğine..." şeklindeki gerekçesiyle Kayseri Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna ilişkin karar verilmiştir. Kayseri 13. Asliye Hukuk Mahkemesince; "... davanın dayanağı davacı ile davalı arasında düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta sözleşmesi olup, davalı, davacının sigortalısıdır. Taraflar arasındaki poliçe 07/05/2024 tarihinde düzenlenmiş, davacıya sigortalı davalıya ait kaza yapan aracın poliçe ve trafik tescil kaydına göre ... ticari (otobüs) araç olduğu, yolcu nakli için kullanıldığı, aracın ticari araç olduğu ve davalının tüketici sıfatının bulunmadığı, zorunlu sigortaların 6102 sayılı TTK.nun 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu gözetilerek..." şeklindeki gerekçesiyle iş bu davada Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna ilişkin karar verilmiştir. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince ise; "...kaza tespit tutanağında ve uyap araç kaydına ilişkin incelemede ... plakalı aracın otomobil olduğu, yalnızca taraflarca düzenlenmiş poliçede otobüs yazmasının aracın otomobil olmadığı anlamına gelmediği anlaşılmıştır. Bu durumda HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine..." şeklinde karşı görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın merci tayini için Dairemize gönderildiği görülmüştür. Uyuşmazlık; merci tayinine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı sigorta şirketi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında zarar gören 3. kişiye ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince kendi sigortalısından rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemeleri 5235 sayılı Kanun'un 3. fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. 2918 sayılı KTK.nun 95. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir. Bilindiği gibi, ... tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı; “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Anılan Kanun'un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise, tüketici işlemi“Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nin 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre somut olayda; taraflar arasında akdi bir ilişki olup davacının sorumluluğunun kaynağı davalıyla yaptığı trafik sigorta sözleşmesine dayanmaktadır. Bu kapsamda davalının konumunun "tüketici" vasfında olup olmadığı incelendiğinde, davalının trafik sigortası yaptırdığı aracın kullanım şeklinin "yolcu nakli-hususi" olması ve davalının potansiyel mükellef olması karşısında davacı Sigorta Şirketi ile davalı arasında yapılan trafik sigorta sözleşmesinin "tüketici işlemi" olduğu söylenebilir. Olay yerine ilişkin kaza tespit tutanağında ve UYAP araç kaydında bahse konu aracın ... plakalı aracın otomobil olduğu, yalnızca taraflarca düzenlenen poliçede aracın vasfının "otobüs" olarak belirtildiği görülmüş ise de, tarafların arasında düzenlenen sözleşmenin resmi kayıtlar karşısında geçerliliğinin bulunmadığı anlaşılmış olup, iş bu davada Kayseri 1. Tüketici Mahkemesi'nin uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu görüldüğünden 6100 Sayılı HMK'nun 21, 22 ve 23. maddeleri gereğince Kayseri 1. Tüketici Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine ve dosyanın yargı yeri olarak belirlenen mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) 6100 sayılı HMK'nın 21, 22 ve 23. maddeleri gereğince Kayseri 1. Tüketici Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 2-) Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen mahkemeye gönderilmek üzere merci tayini talebinde bulunan mahkemeye iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri kanununun 362/1-c maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 28/01/2026