İSTİNAF KARAR TARİHİ : 11/02/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 11/02/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı ......’nın kullanmış olduğu diğer davalı ......…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 11/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 04/11/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ...... VEKİLİ : Av... DAVALILAR : 1- ...... VEKİLİ : Av... 2- ...... DAVA İHBAR OLUNAN : ...... A.Ş (...... A.Ş) VEKİLİ : Av... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 11/02/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 11/02/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı ......’nın kullanmış olduğu diğer davalı ...... ŞİRKETİ'nin maliki olduğu ... Plakalı araç, kaza tespit tutanağı ile de sabit olduğu üzere 12.05.2023 tarihinde müvekkiline ait ...... plakalı araca çarptığını, gerçekleşen kaza nedeniyle Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kaza tespit tutanağı uygulamasında davalı ... plakalı araç %100 kusurlu bulunduğunu, söz konusu kazada Tramer kayıtlarıyla sabit olduğu üzere davalı ...... .Şti.'nin maliki olduğu ve diğer davalı ......'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın meydana gelen kazada asli kusurlu olduğunu, ... A.Ş.’ne karşı Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapmış oldukları (Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 18/07/2024 karar tarihli ....E... -K-... Sayılı ilamı) başvuruda “Davalı tarafından cevap dilekçesiyle, 58.000 - TL hasar tazminatı ile 62.000- TL değer kaybı tazminatının ödendiği, 120.000- TL olan teminat limitinin dolduğu beyan edilmiş, ödemeye ilişkin başvuran vekiline yapılan 62.000 TL ödemeye ilişkin 21.12.2023 tarihli ve başvurana yapılan 58.000 TL ödemeye ilişkin 24.08.2023 tarihli dekontlar dosyaya sunulduğunu, bu kapsamda davalının poliçeden doğan sorumluluğu kapsamında ödeme yaptığı görülmüş kaza tarihinde geçerli maddi teminat limitinin tükendiği anlaşıldığından başvuranın talebinin reddedilmesine karar verilmiştir” şeklinde karar kurulduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10 TL bakiye hasar tazminatı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile davalı taraftan tazminini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkili adına talep etmiştir. Davalı ...... İnşaat şirketi vekili cevap dilekçesi ile özetle; Öncelikle huzurda ki davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesi mümkün olmadığını, davacı yan öncelikle 25/08/2023 tarihli Hasar ve Değer Kaybı Uzmanı ......'dan tazminatın ne kadar olacağı noktasında rapor aldırmış, bu rapora istinaden Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden davaya konu alacakların tahsili tahtında müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, ilgili takip söz konusu tazminatın varlığı ve tahsili yargılamayı gerektirdiği için tarafımızın itirazı üzerine durdurulduğunu, söz konusu takipte alacak kalemi olarak 122.991,63-TL mahrumiyet bedeli talep edildiğini, görüleceği üzere dava değeri (müddeabih) gerek aldırılan uzman raporu gerekse de girişilen icra takibi neticesinde davacı tarafça belirlenebilir hale geldiğini, dava değerinin belirlenebilir olduğu durumlarda belirsiz alacak davasının açılabilmesi mümkün olmadığını, müvekkili firmanın maliki olduğu ve diğer davalı ...... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç normal seyrinde ve kendi şeridinde devam ederken önünde ilerlemekte olan davacı yana ait ...... plakalı araç herhangi bir sebep yokken aniden frenlemiş, her ne kadar takip mesafesine riayet edip şehir içi hız sınırları içerisinde kaldığı aynı zamanda önünde ki sebepsiz yere duran araca vurmamak için elinden geleni yaptığı halde müvekkili firma şoförü davacı yana ait araca arkadan hafif bir şekilde temas etmek durumunda kaldığını, davaya konu yaşanılan kazada müvekkili firma ile müvekkil firma şoförünün kesinlikle herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu nedenle davacı yanca tek taraflı olarak aldırılan ve açtıkları davaya esas teşkil eden Hasar ve Değer Kaybı Uzmanı ......'ca hazırlanan raporu kesinlikle kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, bu nedenlerle müvekkili şirketin davaya konu ... plakalı aracını ZMMS yaptırdığı ...... A.Ş.'ye davanın ihbarını, itirazları doğrultusunda davanın usulden reddini, mahkeme aynı görüşte olmaması halinde davanın açıklanan nedenlerle esastan reddini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Konya .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 12/05/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 56/c ve 84/d maddesinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ...... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, 03/06/2025 Tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olduğu, değişmesi gereken parçalar, işçilik ve KDV olmak üzere onarım bedelinin 122.879,31 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından dava öncesinde yapılan 580.000,00 TL mahsup edildiğinde davacının bakiye maddi zararının 64.879,31 TL olduğu anlaşılmakla davacının davasının bu tutar üzerinden kabulüne karar verilmiştir. (6) DAVANIN NİTELİĞİ VE İHBAR OLUNAN ŞİRKETİN ZAMANAŞIMI DEFİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Dava dilekçesinin incelenmesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının belirtilmediği gibi bu anlama gelen bir açıklama ya da ifade de söz konusu değildir. T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 27/02/2023 Tarih ve 2023/157 Esas-2023/322 Karar sayılı ilamı da nazara alındığında eldeki davanın 6100 Sayılı Kanunun 109/1 maddesi gereğince kısmi dava olarak açıldığı mahkememizce kabul edilmiştir. Eldeki davada kaza tarihi 12/05/2023 tarihidir. Dava tarihi ise 13/12/2024 tarihidir. Islah tarihi ise 02/10/2025 tarihidir. Davacı tarafından davalının ZMM Sigortasına yapılan müracaat üzerine 24/08/2023 tarihinde 58.000,00 TL ve 21/12/2023 tarihinde ise 62.000,00 TL ödeme yapılmıştır. 6098 Sayılı Kanunun 154/1, 155/1 ve 156/1 maddesinde yer alan amir kanun hükümleri gereğince sigorta şirketi tarafından yapılan 21/12/2023 tarihli kısmi ödemenin zamanaşımını kestiği ve 2918 Sayılı Kanunun 109/1 maddesi gereğince yeni zamanaşımı süresinin işlemeye başlayacağı, bu sebeple davacının alacağının 21/12/2025 tarihinde zamanaşımına uğrayacağı, davacı tarafından 02/10/2025 tarihli ıslahın zamanaşaımı süresinde olduğu değerlendirilmekle ihbar olunanın bu yöndeki define Mahkememizce itibar edilmemiş, diğer davalılar tarafından ise 6098 Sayılı Kanunun 161/1 maddesi gereğince süresinde defi ileri sürülmediğinden mahkememizce değerlendirme yapılmamıştır. (7) DAVA ŞARTI ARABULUCULUK YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: (a) İşleten/Şirket Açısından Yapılan Değerlendirmede: Davacı ile davalı işleten şirketin 6102 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir olduğu ve davanın ticari işletmelerine dahil araçtan meydana gelmesi sebebiyle nispi ticari davaya vücut verdiği, dolayısıyla bu davalı yönüyle davanın dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu anlaşılmakla arabuculuk giderinin işleten/davalı şirketten alınmasına karar verilmiştir. (b) Diğer Davalı Sürücü/Gerçek Kişi Açısından: İşleten/şirket dışındaki davalı/sürücü ile davacı arasındaki ilişkinin nispi ya da mutlak ticari davaya vücut vermediği, T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 24/10/2025 Tarih ve 2025/1876 Esas-2025/2128 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında bu davalı yönüyle arabuluculuğun dava şartı olmaması sebebiyle arabuluculuk masrafının bu davalıya yükletilmemesine karar verilmiştir. (8) FAİZ TÜRÜ VE BAŞLANGIÇ TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: (a) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ruhsat bilgilerinin incelenmesinde çekici olarak kullanıldığı ve davalı şirket adına kayıtlı olduğu anlaşılmakla hükmolunan tazminatlara avans faizi uygulanmıştır. (a) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Davaya konu kazanın haksız fiilden kaynaklandığı ve haksız fiil tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği anlaşılmakla hükmolunan tazminatlara kaza tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiş ve; Davacının davasının KABULÜ İLE; Davacının 12/05/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 64.879,31 hasar/onarım bedeli maddi zararının DAVALILAR ...... ŞİRKETİ İLE ......'DAN temerrüt tarihi olan 12/05/2023 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek AVANS faizi ile birlikte TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, " şeklinde hüküm kurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ...... Şti vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu kaza olayının 12/05/2023 tarihinde meydana geldiğini, haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında iki yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesinin mümkün olmadığını, müvekkil firmanın maliki olduğu ve diğer davalı ...... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın normal seyrinde ve kendi şeridinde devam ederken önünde ilerlemekte olan davacı yana ait ...... plakalı aracın herhangi bir sebep yokken aniden frenlediğini, her ne kadar takip mesafesine riayet edip şehir içi hız sınırları içerisinde kaldığı aynı zamanda önünde ki sebepsiz yere duran araca vurmamak için elinden geleni yaptığı halde müvekkil firma şoförü davacı yana ait araca arkadan hafif bir şekilde temas etmek durumunda kaldığını, davaya konu yaşanılan kazada müvekkil firma ile müvekkil firma şoförünün kesinlikle herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dava dilekçesinin talep kısmında mevduata uygulanacak en yüksek avans faizi talep edilmesine rağmen davacı yanın başlatmış olduğu Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında talep ettiği alacak kalemleri için adi (yasal) kanuni faizin talep edildiğini, yerel mahkemece avans faizi üzerinden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile istinafa konu Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı ilamının kaldırılması, bozulmasını, neticeten haksız ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ...... vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zaman aşımına uğramış olmakla birlikte yetkili mahkemede açılmadığını, bu kapsamda davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, bilirkişi raporunda belirlenen tutarların açıkça fahiş derecede olup, itirazların değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, davacının söz konusu kaza sebebiyle farklı davalar ikame ederek söz konusu karar ile ayrı ayrı kalemler halinde dava açılmasının açıkça dürüstlük kuralına aykırılık oluşturduğunu, avans faizine tabi tutulmasının da açıkça hukuka aykırılık oluşturduğunu, tüm bu nedenlerle Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... karar sayılı ilamının usul ve kanuna aykırı olması sebebiyle lehlerine olmak üzere bozulmasına, beyanlarının yeniden değerlendirilerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Mahkemece verilen karar, davalılar tarafından ayrı ayrı aşağıdaki yönlerden istinaf edilmiştir. - Davalıların zamanaşımı ve yetki itirazında; 2918 sayılı KTK.nun 109/1.maddesi "motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmünü öngörmektedir. Aynı Kanunun 109/2. maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Zamanaşımı, bir talep veya dava hakkının kanunda tayin edilen süre içinde kullanılmaması halinde, usul hukukunca öngörülen şekilde ileri sürülmek koşuluyla, borçluya borcunu ödememe imkanı veren bir hukuki müessesedir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip, sadece onu eksik bir borç haline dönüştürür ve alacağın dava edilebilme niteliğini ortadan kaldırır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 140. (TBK 161) maddesinde düzenlenen; "Zamanaşımı ileri sürülmedikçe, hakim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz" kuralında da vurgulandığı üzere, zamanaşımı kişisel bir savunma nedeni (def'i) olup, bütün öteki savunmalarda olduğu gibi ve özellikle itiraz nedenlerinden farklı olarak, savunulmadığı takdirde mahkemece re'sen gözetilemez ve uygulanamaz. Diğer bir deyişle; zamanaşımının davayı etkisiz bırakması, kendiliğinden gerçekleşmemekte ve ancak borçlunun iradesine bağlı bulunmaktadır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 117. Maddesinde, "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez. (2) İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir. (3) İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır" emredici hükmüne göre ilk itirazların cevap dilekçesi ile birlikte, ıslaha karşı ise tebliğinden itibaren ileri sürülmesi gerekir. Dava konusu olaydaki "zamanışımı itirazı", ilk itiraz niteliğinde olup re'sen incelenemeyeceğinden, davalılara usulüne uygun olarak ıslah dilekçesi tebliğ olmasına karşın, davalı şirket tarafından ıslaha karşı verilen cevap dilekçesinde zamanaşımı definin yer almadığı, diğer davalının ise ıslah dilekçesine karşı hiç cevap vermediği görüldüğünden, bu nedenle zamanaşımına ve ayriyeten yetkiye ilişkin itirazların reddi gerekmiştir. (Bkz. ıslaha karşı süresinde ayrıca zamanaşımı defi gerektiğine dair YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/4487 ESAS; 2019/3071 KARAR sayılı ilamı) - Belirsiz alacak davası açılamayacağına ve sair usule ilişkin itiraza dair itirazda; Dava dilekçesindeki açıklamalara göre açılan dava belirsiz değil, kısmi alacak davası niteliğinde bulunduğu gibi miktarı yargılama ve alınacak bilirkişi raporları ile tam olarak belirlenebilecek olan talep için belirsiz alacak davası açılması da mümkün bulunmakla, ayrıca davaya konu bakiye hasar bedeline ilişkin derdest başka dava bulunmadığından aynı kazaya ilişkin başkaca taleplere ilişkin davaların da eldeki davanın görülmesine bir engel teşkil etmeyeceğinden yersiz itirazların reddi gerekmiştir. - Davalıların kusura yönelik itirazında; Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir. Birbirini teyit eden nitelikteki kaza tespit tutanağı ile gerek Mahkemece gerekse ikame araç bedeline ilişkin diğer dosyada alınan kusur raporlarına göre davalı tarafın takip mesafesi ihlali nedeniyle tam kusurlu olduğu sabit olmakla, bu hususlara ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiştir. - Hasar raporuna yönelik itirazlarda; HMK 357/1 maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281/1. maddesinde; "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler" düzenlemesine yer verilmiştir. Usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde ise, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacağı izahtan varestedir.(Aynı yönde YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/14455 ESAS, 2017/7655 KARAR; aynı daire 2015/3253 ESAS, 2017/9419 KARAR; 2015/10058 ESAS, 2018/4639 KARAR; 2015/12543 ESAS,2018/8251 KARAR sayılı ilamları) Mahkemece hükme esas alınan hasar bilirkişi raporunun istinaf eden davalılara ayrı ayrı usule uygun biçimde ihtaratlı olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen hasar bilirkişi raporlarına karşı ne dilekçe ile ne de iki haftalık süresi içinde duruşmada herhangi bir itirazda bulunulmadığı görülmektedir. Dolayısıyla, yukarıda yazılı hususlar göz önünde bulundurulduğunda hasar raporuna süresinde itiraz edilmemesi ile davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu açıktır. Bu sebeple ve ayrıca da esasa yönelik olarak da tüm delillerin de incelenmesi nedeniyle belirlenen hasarın dosya kapsamına ve delillere uygun olmasının yanında tahkim dosyasındaki karardan da görüleceği üzere teminat limitinin aşımı nedeniyle bakiye hasara ilişkin zararın da sigortaca ödenen bedelden mahsubu neticesinde tespit edildiği görülmesi nedeniyle itirazların yerinde olmadığı görülmüştür. - Davalı tarafın faiz türüne yönelik itirazında; Davacı vekilince temerrüt faizi olarak en yüksek mevduat faizi istenilmiş bulunmakla, zarara neden olan araç davalı şirket adına kayıtlı ticari araç olup, bu araç için davalı gösterilen sorumlular için istem gibi ticari faize hükmedilmesi davacının istemi göz önüne alındığında "çoğun içinde azın bulunduğu" ilkesi de dikkate alınarak ticari avans faizine karar verilmesi yerinde olup, buna yönelik itirazların yerinde olmadığı görülmüştür. Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalıların ayrı ayrı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalı ...... Şirketi'nden alınması gereken 4.431,90 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 1.107,98 TL nin mahsubu ile bakiye 3.323,92 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden davalı ......'dan alınması gereken 4.431,90 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 1.107,98 TL nin mahsubu ile bakiye 3.323,92 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davalılar üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 11/02/2026 ... Başkan ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.