11. Hukuk Dairesi 2022/970 E. , 2023/4074 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/136 Esas, 2021/1230 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/42 E., 2019/94 K. Taraflar arasındaki Türk Patent Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davan…
**11. Hukuk Dairesi 2022/970 E. , 2023/4074 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/136 Esas, 2021/1230 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/42 E., 2019/94 K. Taraflar arasındaki Türk Patent Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 3. sınıfta yer alan mallar yönünden "esteryaplus" ibareli marka başvurusuna, "ESTHER" ibareli markalarına dayanak yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, zira "PLUS" ibaresinin bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, “ESTER” ibaresinin sonuna gelen “y” ve “a” harflerinin de yeterli farklılığı yaratmayacağını, markaların asıl unsurları arasında yalnızca tek bir “H” harfi farkı bulunduğunu, markalar arasındaki görsel ve işitsel benzerliğe ek olarak her iki markanın da birebir aynı mallar üzerinde kullanılması halinde malların ilgili tüketici kitlesi göz önüne alındığında iltibas ihtimalinin mevcut olacağının kabulünün gerektiğini ileri sürerek 2016-M-12276 sayılı YİDK kararını iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde, markalar arasında iltibasa neden olabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olmadığını, dava konusu başvurunun "esteryaplus” ibaresinin küçük puntolarla ve farklı yazı stiliyle yazıldığını, davacının tescil ettirdiği “ESTHER” sözcüğünün Pers Kraliçesi adı olduğunu, "esteryaplus" markasının, ester sözcüğünden üretildiğini, ester ibaresinin hidrojen bağı oluşumlarında hidrojen bağı alıcısı olduğunu, çoğu esterin kendine has bir kokusu bulunduğunu bu nedenle yapay koku ve parfümlerde kullanıldığını, dolayısıyla “ester” ibaresinin kimyasal bir madde olup güzel koku elde edilmesini sağladığını, özellikle 03. sınıfta farklı şahıslar adına “ester” ibaresi ile başlayan benzer tescilli markaların bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf markalarında benzer olarak görülen emtialardan “Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil). kozmetik amaçlı kremler. Sabunlar.” emtialarında, “ESTER” ibaresinin sektörel kullanımı ve kullanım potansiyelinin varlığı ve ayrıca davalının dava konusu başvurusunun da “ESTHER” değil “ESTER” kökünden kaynaklı olduğu göz önüne alındığında, davacı tarafından yaratılmamış ve ilgili sektörde uzun yıllardır kullanılan bir etken madde adı üzerinde davacının tek başına hak iddia etmesinin mümkün olmayacağı, hal böyleyken markalar arasındaki mevcut farklılıkların, işaretlerin birbirlerinden ayrıştırılmaları için yeterli olduğu, bu emtialar dışında kalan “Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks.” emtiaları yönünden ise benzer bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, bu emtialar yönünden “ESTER” ibaresinin etken madde vasfından uzaklaşacağı ve ayırt edici niteliğinin yükseleceği, böyle bir durumda ise markalar arasındaki benzerlik düzeyinin ilgili tüketici algısında iltibasa neden olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK'nın 09.12.2016 tarih 2016-M-12276 sayılı kararının "diş bakım ürünleri diş macunları diş parlatma ve beyazlatma maddeleri tibbi amaçlı olmayan ağız gargaraları aşındırıcı ürünler zımpara bezleri zımpara kağıtları ponza taşları aşındırıcı pastalar deri vinil metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri cilalar bakım kremleri cilalama amaçlı vaks "yönünden iptaline, dava konusu markanın anılan emtia yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; dava konusu marka ile müvekkilinin itirazına mesnet marka arasında işaretler ve emtia bakımından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğunu, mahkemenin "ester" ibaresinin etken madde adı olarak sektörde uzun süre kullanılması nedeniyle “Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil). kozmetik amaçlı kremler. Sabunlar.” emtiası yönünden iltibas ihtimali bulunmadığı yönündeki değerlendirmesine katılmadıklarını, “ESTERYAPLUS” ile “ESTHER“ markalarının görsel ve işitsel bakımdan son derece benzer olmaları, tescil ettirilmek istendiği malların da aynı olduğu ve müvekkilin Türkiye çapındaki mağaza zincirlerinde yer alan “ESTHER”in de dahil olduğu çeşitli markalı ürünlerinin geniş bir halk kitlesine ulaşıyor olması dikkate alındığında söz konusu markaların birbirlerini çağrıştıracakları açık olup, söz konusu markanın, müvekkilin markası olarak algılanmasına yol açacağından ve orta seviyedeki alıcıların zihninde kalan izin" çağrışım yaratacak ve ayırt etmeyi imkansız kılacak kadar benzer olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf dilekçesinde özetle, tarafların marka işaretleri arasında fonetik, anlamsal ve görsel açıdan benzerlik bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun "esteryaplus", davacının itirazına mesnet markası ise "ester" ibaresinin İngilizce karşılığı olan "esther" ibaresinden oluştuğu, "ester" ibaresinin, parfüm, sabun ve yağlı maddeler sanayinde kullanılan bir etken madde olması ve bu sektörde yaygın olarak kullanılması nedeniyle uyuşmazlık konusu 3. sınıfta yer alan “Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil). kozmetik amaçlı kremler. Sabunlar.” emtiasında ayırt ediciliğinin düşük olduğu, bunan karşın 3. sınıfta yer alan "Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks.” emtiası bakımından etken madde olma vasfından uzaklaşarak ayırt edici olduğunun aralarında kimya mühendisi ve eczacılık fakültesi farmasötik kimya ana bilim dalında öğretim görevlisinin yer aldığı bilirkişi heyetince düzenlenen raporda tespit edildiği, buna göre 3. sınıfta yer alan “Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil). kozmetik amaçlı kremler. Sabunlar.” mallar bakımından zayıf olan "ester" ibarenin taraf markalarında ortak olarak yer almasının anılan mallar bakımından iltibasa neden olmayacağı zira dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağladığı, diğer taraftan 3. sınıfta yer alan “Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks.” emtiası bakımından aynı değerlendirmenin yapılamayacağı zira anılan mallar bakımından taraf markalarında yer alan ortak olarak yer alan " ester "ibaresinin ayırt edici olduğundan, bu ibarenin taraf markalarında asıl unsur olarak yer almasının iltibasa neden olacağı, bu mallar bakımından dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların dava konusu markayı davacı markasından farklılaştımadığı anlaşılmakla, davacı vekili ile davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı TPMK vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi, 42 nci madde 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı TPMK vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.