Hukuk Genel Kurulu 2011/4-672 E. , 2011/810 K. "" MAHKEMESİ : Yargıtay 4.Hukuk Dairesi (İlk Derece) TARİHİ : 03/05/2011 TEMYİZ EDEN: Davacı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek, 4.Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği karara karşı davacı tarafın temyiz isteminin süresinde olduğunun anlaşılmasından ve dosyadaki tüm kağıtların okunmasından sonra gereği düşünüldü: Dava, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 573. (61…
**Hukuk Genel Kurulu 2011/4-672 E. , 2011/810 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Yargıtay 4.Hukuk Dairesi (İlk Derece) TARİHİ : 03/05/2011 TEMYİZ EDEN: Davacı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek, 4.Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği karara karşı davacı tarafın temyiz isteminin süresinde olduğunun anlaşılmasından ve dosyadaki tüm kağıtların okunmasından sonra gereği düşünüldü: Dava, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 573. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46.) maddesi uyarınca hakimler aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkili S. T..’nin yargılanmakta olduğu İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/283 Esas sayılı dosyasında soruşturma aşamasında aynı Mahkemenin 26.02.2010 tarihli kararıyla tutuklandığını, tutuklama kararının davalı hakim A.E.P.tarafından soyut-klişe ifadelerle gerekçelendirilmek suretiyle verildiğini ve ayrıca bu aşamada dosya üzerinde kısıtlama kararı bulunması sebebiyle isnatlara ilişkin dokümanları inceleme imkanı elde edilemediğini ve adil - etkili savunma yapılmasının engellendiğini, bu karara karşı yapılan itirazın da soyut-klişe gerekçelerle davalı hakimler Davut Bedir ve Murat Üründü’nün de yer aldığı heyet tarafından reddedildiğini ileri sürerek, müvekkilinin özgürlüğünden yoksun kalmasına ve sağlığını kaybetmesine, bu suretle manevi eziyet çekmesine neden olan davalılardan ayrı ayrı 20.000 TL olmak üzere toplam 60.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; dava dilekçesinde yasal dayanak olarak 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 573. maddesi gösterilmiştir. Davalılar; görev, husumet ve esasa ilişkin nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nce ilk derece mahkemesi sıfatıyla, sonuçta; “İddia ve dayanılan maddi olgular itibariyle davanın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141. maddesinde sayılan koruma tedbirinin uygulanmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin bulunması nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141-144 maddeleri gereğince Ağır Ceza Mahkemesinin görevli olduğu” gerekçesiyle “dava dilekçesinin reddine” dair oyçokluğuyla verilen karar, davacı tarafın temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulu’na gelmiştir. Hukuk Genel Kurulu’nda temyiz incelemesine konu olan eldeki davanın, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nde mi, yoksa Ağır Ceza Mahkemesinde mi görülüp sonuçlandırılması gerektiğine dair görev noktası, sorunun özünü teşkil etmektedir. Görev sorununun çözümü, iddianın kapsamı ve davanın konusu itibariyle uygulanması gereken mevzuatın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141 ve devamı maddeleri mi, yoksa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46 ve devamı (mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 573 ve devamı) maddeleri mi olduğu sorusunun cevaplanması ile mümkündür.