11. Hukuk Dairesi 2010/1105 E. , 2011/10185 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI 2003/27 -145 Esas BİRLEŞEN DAVA : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2003/13 - 144 Esas Taraflar arasında görülen davada Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/05/2009 tarih ve 2003/12-2009/171 sayılı Kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…
**11. Hukuk Dairesi 2010/1105 E. , 2011/10185 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI 2003/27 -145 Esas BİRLEŞEN DAVA : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2003/13 - 144 Esas Taraflar arasında görülen davada Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/05/2009 tarih ve 2003/12-2009/171 sayılı Kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri, davalı anonim şirketin 21.12.2002 tarihinde yapılan ortaklar genel kurul toplantısında alınan kararların iptalinin gerektiğini ileri sürerek, anılan genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılardan ... vekili temyiz etmiştir. 1-Asıl ve birleşen davalar, anonim şirket ortaklar genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Davacılardan ... tarafından açılan 2003/27 esas sayılı dava mahkemece asıl dava dosyası ile birleştirilerek yargılama asıl dava dosyasının esası üzerinden yürütülerek sonuçlandırılmıştır. HUMK’nun 45 ve devamı maddeleri uyarınca davaların birleştirilmesine karar verilmesi halinde sadece bunların yargılaması birlikte yürütülmekte olup, her dava bağımsız karakterini koruduğundan mahkemece her dava için ayrı hüküm kurulmalı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir. Somut olayda mahkemece verilen kararda, asıl dava ve birleşen dava ayrımı yapılmadan hüküm kurulmuş olmasına göre kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir. Ayrıca, işbu kararı temyiz eden ... vekili yerel mahkemenin 17.10.2008 tarihli oturumuna mazeret bildirmeksizin katılmamış ve mahkemece de mümeyyiz davacı açısından davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Ancak buna rağmen mahkemece; mümeyyiz davacı tarafından üç aylık yasal süre içerisinde davayı yenilemek için müracaatta bulunulmadığından birleşen 2003/27 esas sayılı davanın HUMK’nun 409/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken bu hususun gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamıştır. 2-Bozma neden ve şekline göre de, davacılardan ... vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacılardan ... yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.