7. Hukuk Dairesi 2011/5314 E. , 2012/3695 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 112 ada 8 parsel sayılı 120,62 m² yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına, 112 ada 9 parsel sayılı 62,12 m² yüzölçümündeki taşınmaz davacı ... ile davalılar ... ve ... adına paylı olarak, 112 ada 11 parsel s…
**7. Hukuk Dairesi 2011/5314 E. , 2012/3695 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 112 ada 8 parsel sayılı 120,62 m² yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına, 112 ada 9 parsel sayılı 62,12 m² yüzölçümündeki taşınmaz davacı ... ile davalılar ... ve ... adına paylı olarak, 112 ada 11 parsel sayılı 171,60 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise davalı ... adına miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir. Davacı ... 112 ada 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların 1/2 payına yönelik olarak, 112 ada 11 parselin ise bir bölümüne yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece özetle; "dava konusu edilen taşınmaz hakkında olumlu olumsuz hüküm kurulması" gereğine değinen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Kadastro davalarında keşif giderleri yatırılmadığından bahisle kesin süre sonuçlarının uygulanabilmesi için öncelikle uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olması, dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesi, ispat yükü kendi üzerinde olan tarafa keşif giderlerini mahkeme veznesine depo etmesi için makul ve yeterli uzunlukta kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içinde kabul edilebilir yasal bir mazeret olmaksızın keşif giderlerinin mahkeme veznesine yatırılmamış olması gerekir. Somut olayda kanıtlama yükümlülüğünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosyada keşif yapılmasının zorunlu bulunduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için kesin önel verilmiş ise de, davacı tarafa verilen kesin önel gerekli koşulları içermemektedir. Şöyle ki; dava konusu 112 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı dosyaya getirtilmeksizin keşif günü tayin edildiği gibi mahkemece yapılacak keşifte dinlenilecek tarafsız, yaşlı yerel bilirkişi ismi dahi tespit edilmemiştir. Hal böyle olunca dosyanın keşfe hazır hale geldiğinden söz edilemez. Belirtilen bu hususlara göre mahkemece oluşturulan ara kararının kesin önel sonuçlarının uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 22.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.