İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 18/12/2025 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 03/10/2025 tarih ve 2023/897 E - 2025/813 K kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili banka tarafından davalıya kredi ürünlerinin tahsis edilerek kullandırıldığını, dava dışı borçlu …
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2198 KARAR NO: 2025/2426 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/10/2025 ESAS NO: 2023/897 KARAR NO: 2025/813 DAVANIN KONUSU: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 18/12/2025 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 03/10/2025 tarih ve 2023/897 E - 2025/813 K kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili banka tarafından davalıya kredi ürünlerinin tahsis edilerek kullandırıldığını, dava dışı borçlu ...Limited Şirketi YÖNÜNDEN 24.07.2012 tarihinde düzenlenen GKS uyarınca davalılardan ..., dava dışı borçlu ..., davalılardan ... ve dava dışı ... ayrı ayrı 625.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere kefil olduğunu, 23.01.2019 tarihinde düzenlenen GKS uyarınca ise davalılardan ... ve dava dışı ...' in ayrı ayrı 250.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere kefil konumunda olduklarını, davalı borçlunun söz konusu bu iş ve işlemlerden dolayı borçlarını zamanında ödememesi üzerine ihbarname ve ihtarname gönderildiğini, yine borcun ödenmemesi üzerine Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi ...E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlulardan, ... ve ...' in dava konusu takibin borcuna ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduklarını, diğer borçlular dava dışı ...Limited Şirketi, dava dışı ... ve dava dışı ...'in itiraz etmediklerini, takibin kesinleştiğini, davalıların haksız itirazlarının kaldırılmasına yönelik arabuluculuğa başvurulduğunu ve herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, davalı borçluların itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamamış olunmasından dolayı işbu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini belirterek, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacak kalemlerinin likit olması sebebiyle davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; itirazın iptali davasının kısmi olarak açılamayacağını, dava dilekçesinin incelenmesinde şimdilik 1.000,00 TL dava açıldığını, davanın kısmi dava olduğunun görüleceğini, hak düşürücü sürenin dolmuş olmasından dolayı kefalet sözleşmesinin ortadan kalktığını, TBK 598 maddesinde " Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yıl geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. ..." hükmüne amir olduğunu, 10 yıllık sürenin hak düşürücü süre olduğunu, somut olayda kefalet sözleşmesinin TBK 583 maddesinde aranan şartları taşımadığını, davacının dayandığı kefalet sözleşmesinde bizatihi kefilin el yazısı ile yazılması gereken "Kefalet tutarı" ve "Kefalet tarihi" kısımların müvekkilinin el yazısıyla yazılmadığını, müvekkili hakkında temerrüt faizi yürütülemeyeceğini, TTK' un teselsül karnesi başlıklı 7. Maddesine göre kefil ve kefiller taahhüt veya ödeme yapılmadığına veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemeyeceğini, usulüne uygun kat ihtarnamesi gönderilmediğini, usulüne uygun hesap kat ihtarnamesi de bulunmadığını, hesap kat edilip ihtar yapılmadan başlatılan icra takibinin bu haliyle de yasal olmadığını belirterek, davacının davasının öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine, kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlatan ve dava açan davacının %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilerek, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Davacı tarafından takip dosyasına konu borcun ödendiği ve dosyanın infazen kapatıldığının beyan edildiği görülmekle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davalılar vekili tarafından ödemenin kendileri tarafından yapılmadığının beyan edildiği, davacı vekili tarafından sunulan ödeme dekontunda ödemenin ... Adına ...tarafından yapıldığının anlaşıldığı ancak HMK'nın 311.maddesi gereğince dava tarihi itibariyle yapılan değerlendirmede, davanın açılmasına davalıların sebebiyet verdiği gözetilerek yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir. 1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesinde dile getirdiği üzere, her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirileceğini buna göre bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğu üzere, İcra ve dava takip tarihi itibariyle, 2012 tarihli kefalet sözleşmesi yönünden her iki müvekkil açısından da hak düşürücü süre dolduğunu, kefaletler ortadan kalktığını, 2019 tarihli sözleşmedeki, bizatihi kefilin el yazısıyla yazılmış olması gereken; "kefalet tarihi", "kefalet tutarı", "müteselsil kefil" vb. İbareler ...'in eli mahsulü değildir. En azından bu konudaki bilirkişi raporu dosya arasına alınmadığını, yani, icra takibi ve davanın açıldığı tarih itibariyle her iki müvekkil yönünden de kefalet süreleri dolduğunu, kefalet ortadan kalkmış; ...' in imzaladığı iddia edilen 2019 tarihli kefalet sözleşmesi ise usul ve şekil şartı noksanlığı sebebiyle geçersiz olduğunu, ezcümle, ... lehine vekalet ücretine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken aksine olarak aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, bir an için 2019 tarihli kefalet sözleşmesindeki el yazısı ile yazılması zorunlu olan yazıların, müvekkil ...' in eli mahsulü olduğu kabul edilse bile, dava açıldığı tarihte, orta yerde TBK. 583. Maddesinin aradığı usul ve şekil şartlarına uygun bir sözleşme bulunmadığı için, bu müvekkil yönünden de kötüniyet tazminatı ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi izahtan vareste olduğunu, kaldı ki, itirazımızla duran icra takibi sebebiyle, icra dairesine ya da davacı bankaya, dava devam ederken müvekkillerimiz tarafından hiç bir ödeme yapılmadığını, çünkü; az yukarıda müvekkiller lehine oluşmuş durumlar sebebiyle, ödeme yapılmasını gerektirir bir neden söz konusu olmadığını, ödeme dekontlarında isimleri geçen kişilerin kim oldukları ve hangi gerekçeyle müvekkilere ait olduğu iddia edilen borçları ödedikleri belli olmadığını, istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme ilamının kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesini, aksi halde kararın bozularak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın aynı veya başka bir mahkemeye gönderilmesine hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davacıya tahmilini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin müvekkil banka lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka ve kanuna aykırı bir durum bulunmadığını, müvekkil banka tarafından defaatle ihtarname ve ihbarname gönderilmiştir. işbu sebeple hak düşürücü süreler kesildiğini, müvekkil banka tarafından mahkemenin müzekkeresine verilen cevapta görüleceği üzere kefalet sözleşmelerinin tamamı el yazısıyla tanzim edildiğini, haksız ve hukuka aykırı olarak yapılan istinaf kanun yoluna başvurunun usul ve esas yönünden ayrı ayrı reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında asıl borçlu ve kefiller hakkında alacak istemiyle başlatılan ilamsız icra takibinde davalı kefillerin borca itirazı nedeniyle itirazın iptali talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı asıl borçlu ile imzalanan genel kredi sözleşmeleri kapsamında takibin dayanağı olan 2009 ve 2014 tarihli kredi kartı borçları ile 2019 tarihli kredili mevduat hesabı kapsamında TBK'nın 598/3.maddesi gereğince davalıların takibe konu alacaktan borçlu olup olmadıklarının tespiti bakımından gerek kredi kartları ve gerekse de kredili mevduat hesabından doğan borçların hangi tarihte doğduğunun tespiti gerekeceğinden, bu hususta dosyasına görüş bildiren bilirkişiye gerektiğinde yerinde inceleme yetkisi de verilerek alınacak ek rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle ve eksik inceleme ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve işbu davanın açılmasına davalıların sebebiyet verdiğinin tespiti ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, belirtilen gerekçelerle davalıların istinafı yerinde görülmekle HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 03/10/2025 tarih ve 2023/897 E - 2025/813 K sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalılara iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 7-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 18/12/2025