11. Hukuk Dairesi 2012/19035 E. , 2013/17304 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ ASIL VE BİRLEEN DAVADA BİRLEŞEN DAVA : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BİRLEŞEN DAVADA Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.04.2012 tarih ve 2010/457-2012/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenl…
**11. Hukuk Dairesi 2012/19035 E. , 2013/17304 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ ASIL VE BİRLEEN DAVADA BİRLEŞEN DAVA : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BİRLEŞEN DAVADA Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.04.2012 tarih ve 2010/457-2012/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait tüm paylarını 05.10.2006 tarihli işlemle davalılardan ...'ya devir ettiğini, devir alanın bu hususu davalı ...'nda tescil ve ilan etmesi gerekirken anılan işlemi yapmadığının anlaşıldığını, Ticaret Sicil Memurluğuna başvurulduğunda tescil ve ilanın ancak başvuru tarihinden itibaren yapılabileceği, noter devir tarihindeki kaydın kendilerini bağlamayacağı, ayrıca bu sürede ortaklık nedeniyle doğan külfetlere katlanılması gerektiğinin bildirildiğini, oysaki yapılan işlemin Türk Ticaret Kanunu'nun hükümlerine uygun almakla devir tarihinden itibaren hüküm ifade etmesi gerektiğini belirterek, müvekkili hisselerinin 05.10.2006 tarihinde davalı ...'ya devir olunduğunun tespiti ile Ticaret Sicili'nde tescil ve ilan edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, Türk Ticaret Kanunun 520. maddesinin emredici hükümlerine göre bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay sahipleri defterine kaydedilmek şartıyla hüküm ifade edebileceği,devir hususunun pay sahipleri defterine kaydedilebilmesi için şirket ortaklarından enaz 4/3'nün devir keyfiyetine muvafakat etmiş olmaları ve bu muvafakat eden ortakların da şirket sermayesinin en az 4/3'ne sahip olmaları gerektiği, noterde düzenlenen hisse devir senedinin devrin sicilde tescili için yeterli olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 27,45 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.