11. Hukuk Dairesi 2023/5900 E. , 2024/7489 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1460 Esas, 2023/931 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2017/255 E., 2019/298 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar ver…
**11. Hukuk Dairesi 2023/5900 E. , 2024/7489 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1460 Esas, 2023/931 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2017/255 E., 2019/298 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 24.02.2017 tarihli granny smith cinsi elma alım satımı konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşme döneminin 05.03.2017 ile 15.05.2017 tarihleri arasını kapsadığını, ancak davalının sözleşmeye aykırı davranarak sözleşme kurulduğundan bu yana sadece 50 ton elmayı müvekkiline teslim ettiğini, kalan ürünlerle ilgili davacının taleplerinin reddedildiğini ve ürün tedarikinin sağlanmadığını, davacının ürün tedarik etmekte sıkıntı yaşadığını ve daha yüksek bedelle başka satıcılardan ürün almak zorunda kaldığını, davalının sözleşmeye aykırı davranışından dolayı 18.04.2017 tarihli ihtarname gönderildiğini, davalının edimlerini yerine getirmediğini ve doğan zararların da tazmin edilmediğini ileri sürerek davacının uğradığı maliyet, kazanç kaybının ve munzam zararının hesaplanarak fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL' nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı davrandığını, haftalık satın alması gereken miktarın altında elma teslim aldığını ve sözleşmede her hafta satın alınacağı açıkça belirtilen 1.000 kutu elmanın bedelinin tamamının ödenmediğini, bahsi geçen sözleşme gereği müvekkilinin haftada 1.000 kutu elmayı paketleyerek hazır ettiğini, fakat davacının, hiç bir zaman hazırlanan bu ürünlerin tamamını teslim almadığını ve tamamının bedelini ödemediğini, bu suretle davacının sözleşmeye aykırı davrandığını ve davalıyı zarara uğrattığını, tarafların anlaşmasının ürünlerin ambalajlanarak hazır edilip müvekkili şirket adresinde davacıya teslim edilmesi şeklinde olduğunu, paketlenmiş malın davacı tarafından teslim alınmadığı için müvekkilinin elinde kaldığını, sözleşme uyarınca müvekkiline teminat olarak verilen çeklerin mutabık kalınarak davacıya iade edildiğini, taraflar arasındaki anlaşmanın karşılıklı olarak sonlandırıldığını, davacının kötü niyetli olarak dava açtığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasında 05.03.2017 ile 15.05.2017 tarihleri arasını kapsayan granny smith cinsi elma ticaretine ilişkin alım satım sözleşmesinin 24.02.2017 tarihinde yapıldığı, davalının ticari defterlerine göre davacının önce davalı hesabına nakden ürün bedelini yatırdığı, akabinde davalıca sevkıyatın yapıldığı, davacının ticari defterlerinden ödemeler ve mal sevkıyatıyla ilgili açıklayıcı bir kanaate ulaşılamadığı, davalı tarafından 67.258 kg elmanın davacıya fatura düzenlenerek teslim edildiği ve karşılığında da 141.985 TL tahsilat yapıldığı, teslim edilen elmalardan dolayı herhangi bir borcun bulunmadığı, teslim edilen ürünlerin bedeli konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının kalan yaklaşık 103 ton ürünün davalı yanca gönderilmediğinden zarara uğradığını iddia ettiği, 11.04.2017 tarihindeki 20.000 TL'lik havaleden sonra herhangi bir ödeme ve sevkıyat da yapılmadığı, davacının aradaki sözleşme gereği davalı yana verdiği 2 adet çekin davalı yanca davacı tarafa iade edildiği, 2.420 TL'nin de havale edilerek bakiye borcun da kapatıldığı, bu durumda taraflar arasında borç ilişkisinin kalmadığı ve sözleşmenin sonlandırıldığı, davacının zararını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafından davalıya gönderilen 18.04.2017 tarihli ihtarname uyarınca davacı, davalıya sözleşme kurulduktan sonra 50 tonluk ürün tedarik edildiğini ve bunun bedelinin ödendiğini ancak sözleşmeye bağlı ürün taleplerinin reddedilerek ürün tedarikinin sağlanmadığını, sözleşmeden doğan bakiye 120 tonluk ürünün sözleşme şartları uyarınca tedarik edilmesini aksi takdirde maliyet ve kazanç kaybının ödenmesini talep ettiği, davalının cevabi ihtarname ile her bir sevkiyata ilişkin sipariş bedellerinin anlaşma gereği sevkiyat öncesi ödenmemiş ya da eksik ödenmiş olduğunu, ayrıca haftalık sipariş miktarınca ürün sipariş edilmediğini, sözleşmeye aykırı davranıldığı için yapılan anlaşmanın karşılıklı fesh edildiğini ve teminat çeklerinin iade edildiğini, bakiye bedelin de iade edildiğinin beliritldiği, taraflar arasında teslim edilen ürün miktarı ve ödenen bedele ilişkin bir ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasında akdedilen 24.02.2017 tarihli sözleşmeye göre sözleşme uyarınca ürünleri teslim alma yükümlülüğünün davacı/alıcıda olduğu, davacının, ürünleri teslim almak için gittiği halde ürünlerin davalı tarafça teslim edilmediğini, bu suretle davalının sözleşme konusu edimi yerine getirmekte temerrüde düştüğünü ispat etmesi gerektiği, ancak bu hususun ispat edilemediği, davacının gönderdiği ihtarnamenin davacının teslim almaya gittiği ürünlerin hazır edilmediğini ispata elverişli olmadığı, somut olayda, davacının, davalının sözleşmenin ifasında temerrüde düştüğü, bu nedenle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ispat edemediği, davanın açıklanan bu nedenlerle ret edilmesi gerekirken mahkemece farklı bir gerekçe ile ret kararı verildiği, farklı bir gerekçe ile davanın reddine karar verildiğinden ilk derece mahkemesi kararı kaldırılması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın bu değişik gerekçe ile reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında aktedilen sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122, 207 nci maddeleri 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.