T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1900 Esas KARAR NO: 2026/573 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2023/83 Esas - 2023/484 Karar TARİHİ: 06/06/2023 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1900 Esas KARAR NO: 2026/573 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2023/83 Esas - 2023/484 Karar TARİHİ: 06/06/2023 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ve eşinin tarımla uğraştığını, limon vb gibi meyve sebze üretimi ve satımı yaptıklarını, Müvekkilin beyanına göre; müvekkil, ... Mahallesi ... adresinde bulunan tarlalarında kullanabilmek maksadıyla gübre satın alabilmek için davalı şirkete gübre kredisi başvurusunda bulunduğunu, bunun üzerine şirket tarafından kendisine şirketten 45.220,50TL bedel karşılığı gübre alabileceği ve bunun için senet imzalaması gerektiği belirttiğini, Müvekkilin beyanına göre; bir gün İzmir'in ... ilçesinde bulunan ...adlı işletmenin sahibi dava dışı ... elinde davaya konu senetle müvekkilin yanına geldiği ve kendisinin .... bayisi olduğunu, davaya konu senedi göstererek bu senedi imzalayıp ...'e göndermesi gerektiğini, daha sonra ürünlerinin kendileri tarafından müvekkile teslim edileceğini belirttiğini, müvekkilin davaya konu senedi imzaladığını ve ..... kargo yolu ile davalı şirketin adresine gönderdiğini, davaya konu senet incelendiğinde düzenlenme tarihinin 25.11.2021 olduğu görüleceğini, müvekkilin beyanına göre; müvekkilin başvurusundan sonra davalı şirket yetkilisi müvekkili arayıp eşinin de başvuru yapıp yapmak istemediğini sorduğunu, bunun üzerine müvekkilin eşinin de müvekkille aynı şekilde yine kendi tarlalarında kullanmak üzere başvuruda bulunduğunu, Müvekkilin beyanına göre, müvekkilin eşinin de aynı şekilde gübre için senet imzaladığını, bu senedin davalı şirkete gönderildiğini, ancak herhangi bir ürün teslimi olmadığını, davaya konu senet incelendiğinde İlgili senet üzerinde Satış Şartları ve Kişisel Veri Bildirisi başlığının altında; "Çiftçi tarafından elle yazılacak ve imzalanacaktır. "Ürünlerin hepsini elden teslim aldım" " şeklinde yazılan bir bölüm bulunduğunu, Müvekkilden başvuru için işbu şablon metnin altına "Ürünlerin hepsini elden teslim aldım" yazarak imzalaması istendiğini, Müvekkil herhangi bir ürün teslim almadığı halde buraya imza atmak durumunda kaldığını, Standart sözleşme, tip sözleşme, formüler sözleşme gibi adlarla da anılan genel işlem şartları, sözleşmeyi hazırlayan ve hakim durumda olan tarafın, sözleşme içeriğini önceden tek başına belirlemek suretiyle tek tip bir akit halinde karşı tarafın kabulüne sunduğu sözleşme maddeleri olduğunu, Standart sözleşmelerin işbu tek taraf hakimiyetinde oluşan görünümü irade serbestisi ilkesi ile çeliştiğini, standart sözleşmelerde sözleşmenin kuvvetli tarafı, kendi menfaat ve risklerini akdedildiği şekilde geçirebilmekteyken, diğer taraf mevzubahis genel işlem şartlarının varlığından dahi habersiz, sözleşme içeriğini ve genel işlem şartlarını tam olarak algılayıp olası sonuçlarını değerlendiremeden akdi kabul etmek zorunda kaldığını, müvekkilin yaptığı başvuru sonrasında kendisine böyle bir senet gönderildiğini, davalı şirket tarafından bu hususun adeta ürünleri teslim alabilmenin bir ön koşulu olarak müvekkile sunulduğunu, bu senedin imzalanmadan ürünlerin gönderilmeyeceği belirtildiğini, senedin 25.11.2021 tarihi yani düzenlenme tarihinden önce .... kargo yolu ile davalı şirkete gönderilmesi de bu hususta karine teşkil ettiğini, bu hususun müvekkilin 25.11.2021 tarihinde böyle bir malı elden teslim almadığına da ayrıca karine teşkil edeceğini, senet aslında düzenlenme tarihinden çok daha önce imzalandığı ve davalı şirkete gönderildiğini, Müvekkilin ne imza gününde ne de senedin düzenlenme tarihi olan 25.11.2022 tarihinde ne de bu tarihten sonra teslim aldığı bir ürün bulunmadığı gibi davalı şirket müvekkilin imzaladığı işbu davaya konu senedi .... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasında kötüniyetli olarak icraya koyduğunu, Müvekkilin defalarca gübrelerin gönderilmesi için davalı şirket ile irtibat kurmuş ancak müvekkile gönderilen herhangi bir ürün olmadığını, müvekkilin senet bedeli karşılığı kendisine gönderilecek olan 1950Kg Damlama Gübresi'ni sözde "..., ...Cd. No... D:c, . .../İzmir" adresinde bulunan davalı ... bayisi olan ...adlı işletmeden teslim alacağını, malların davalı şirket bayisi ...tarafından teslim edileceği belirtildiğini ancak ne davalı şirket tarafından ne de davalı şirket bayisi tarafından müvekkile herhangi bir mal teslimi yapılmadığını, senette belirtilen malın müvekkile teslim edildiğinin ispat yükünün davalı taraf üzerinde olduğunu, müvekkilin beyanına göre müvekkilin eşininde yaklaşık bu senet bedeline yakın bir bedelde gübre alabileceğinin belirtildiğini, müvekkilin eşi de yine müvekkil gibi kendisine gönderilen senedi imzalayıp davalı şirkete gönderdiği ancak kendisine de herhangi bir mal teslimi yapılmadığını, davaya konu senedin malların teslimi hususunda bir ön şart olarak müvekkile sunulduğu, müvekkilde bu malları teslim alabilmek için senedi imzalayıp davalı şirkete göndermek zorunda kaldığını, ilgili senedin davalı tarafından tek taraflı düzenlendiğini, burada kuvvetli olan tarafın davalı şirket olduğunu, dolayısıyla senedin, bu senedi hazırlayan davalı tarafın koşullarına göre hazırlanmış olduğunu, müvekkilin senet içeriğine müdahale edebilmek gibi bir imkanı bulunmadığını, müvekkilin davalı tarafından dayatılan bu şartı yani davaya konu senedi, senedin üzerinde belirtilen şekilde doldurup imzalamayı ve davalı şirkete göndermeyi kabul etmez ise satın almak istediği gübreden mahrum kalacağını, bu nedenle müvekkil davalı şirket tarafından "ürünlerin hepsini elden teslim aldım" yazarak bu senedi imzalamak zorunda bırakıldığını, dolayısıyla baştan beri hakimiyetin davalı yanda olduğunu, müvekkilin ise kendisinin menfaatine olmayan bu düzenlemeden davalı yanca açıkça, hiç bir tereddüte yer vermeyecek şekilde, kapsamlı bir şekilde bilgilendirilmediğini, müvekkilin iradesinin sakatlanmış olduğunu, Ürünlerin hepsini elden teslim aldım ibaresi" müvekkilin serbest iradesini yansıtmadığını, müvekkil araştırmaları neticesinde, kendisi ve eşi dışında başkalarının da bu şekilde mallarının teslim edilmediğini öğrendiğini belirttiğini, senet karşılığı teslim edilen bir mal bulunmadığından davaya konu senedin artık bedelsiz kaldığını, Müvekkile hiç bir şekilde teslim edilmemiş bir malın bedelinin müvekkilden tahsil edilebilmesinin olanağı bulunmadığı gibi, böyle bir talebi hukuk düzeninin korumayacağını, bu nedenlerle müvekkil aleyhine başlatılan icra takibi ile ilgili olarak ortada açıkça hukuka aykırı bir durum olması nedeniyle .... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasındaki tüm işlemlerin teminatsız olarak durdurulmasını, Mahkemeniz aksi kanaatte olduğu takdirde yine teminatsız ve/veya öngörülecek olan teminat karşılığında icra veznesine yatırılacak olan bedelin gerek davalılara gerekse davalıların alacaklılarına ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Müvekkilin .... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasına konu edilen 31.08.2022 vade tarihli 45.220,50TL bedelli senet yönünden yönünden davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, .... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin iptaline, Müvekkil aleyhine haksız ve kötüniyetli olarak takip başlatan davalı aleyhine alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, davalı müvekkilden aldığı 1950 kg Damlama Gübresi karşılığında 25.11.2021 düzenleme ve 31.08.2022 vade tarihli 45.220,50-TL tutarlı kambiyo senedi imzaladığını, davacı söz konusu alım satım ilişkisinde "tacir" unvanı taşımadığını, çiftçilerin hukuki statüsü "tacir" olarak anılmadığından ve işin niteliği olarak ortada "ticari bir iş" de bulunmadığından sayın mahkeme davaya bakmakta görevli olmadığını, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için sayın mahkemenin görevli olduğu kabul edilse, bu halde ticaret mahkemesinde görülen menfi tespit talepli davalarda, arabuluculuk dava şartı olduğunu, dava açılması öncesinde davacı tarafın yapmış olduğu herhangi bir arabuluculuk başvurusu bulunmadığı gibi dava dosyası ve ekleri incelendiğinde arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesi ekinde sunulmadığının görüldüğünü, davacı tarafça, dava dilekçesinde sunulan Yargıtay kararı 2020 tarihli olup, hukukun yaşayan ve dinamik bir bilim dalı olduğu göz ardı edilmemeli ve 2022 tarihli ve daha yeni tarihli kararın esas alınması gerektiğini, yasa ve güncel yargı kararları ışığında davanın usulden reddi gerektiğini, görev yönünden itirazların değerlendirerek, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olması gereğince görevsizlik kararı ile dosyadan el çekmesi gerektiğini, görevsiz mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyanın görevli mahkemeye gönderilerek ihtiyati tedbir kararına ilişkin değerlendirme yapılıncaya kadar mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak, ilgili icra müdürlüğü dosyasına bildirilmesini, davacının, söz konusu senet karşılığında herhangi bir mal veya ürün almadığını, yine senedin alt kısmında yer alan teslim bilgileri bölümünde, ürünlerinin teslimine dair yazının TBK kapsamındaki genel işlem şartları niteliğinde olduğunu, senedin düzenlenme tarihinden çok önce imzalandığını, takibi açmakta kötüniyetli olduğumuzu beyan ettiğini, davalı müvekkilin, işbirliği sözleşmeleri imzalayarak ... ilde ....’ü aşkın yetkili satış noktasında faaliyet göstermekte ve kurulduğu günden bugüne 50.000’den fazla çiftçiye gübre, tohum, yem, tarım ekipmanı peşin ve vadeli satarak tarım sektörünü ve çiftçileri desteklediğin,i çiftçilerin tarafından satın alınan ürünlerin teslimi ve ürün karşılığında da senet alınması işlemlerini sözleşmeli bayii tarafından gerçekleştirildiğini, davalı müvekkilin işleyişinin ise teknolojik onay (telefon sms onayı), senet imzalanması, ürün teslim onayı ile memnuniyet görüşmesi (telefon görüşmesi) yapılması şeklinde olduğunu, herhangi bir çiftçi ... .... A.Ş. tarafından sağlanan ürün tedariğinden yararlanmak isterse öncelikle sözleşmeli bayii ile iletişime geçmesi gerektiğini, sözleşmeli bayii, çiftçinin talep ettiği ürün ve miktarları davalı müvekkile teknolojik ortamda iletmekte ve ürün satışına uygun bulunması halinde çiftçilerin ....'e ve bankalara kayıtlı telefon numarasına onay mesajı gönderildiğini, onay mesajının ardından, çiftçinin yine bayii huzurunda senet imzalamakta ve ürünlerini teslim aldığını, davalı müvekkilin, bayiilerin ürün teslimini tam ve eksiksiz gerçekleştirip gerçekleştirmediğini teyit etmek ve bayiiden alınan hizmetin memnuniyetini değerlendirmek üzere arama gerçekleştirerek çiftçiler ile görüşmeler sağladığını, davacı ... için de anlatılan süreçlerin yaşandığını, davacının senede ilişkin iddialarından biri, senet üstünde yazılı olan düzenlenme tarihinden önce senedin imzalanmış olduğu ve davalı müvekkile kargolanmış olduğunu, söz konusu iddia ile davacının neyi amaçladığının anlaşılamadığını, senet üzerinde yazılı olan 25.11.2021 tarihinde düzenlenmemiş olmaması hususunun senedin geçerliliği yönünden hiçbir etkisi bulunmadığını, davacının, davalı müvekkilden aldığı 1950 kg Damlama Gübresi karşılığında 25.11.2021 düzenleme ve 31.08.2022 vade tarihli 45.220,50-TL tutarlı kambiyo senedini vade tarihinde ödememiş olduğunu, alacağın tahsili amacı ile .... İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, 31.08.2022 vadeli senedin üzerinden neredeyse 5 aya yakın bir süre geçtiği, kendisine banka aracılığı ile protesto gönderildiğini, davacının dava dışı eşi ...'ın da tıpkı davacı gibi ürünleri teslim aldığına ilişkin yazılı ve sözlü ikrarlarının bulunduğunu, vadesinde senedi ödemediği ancak davacı dışı ... hakkında .... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosyası ile başlatılan yasal takibe karşı süresi içerisinde itiraz etmediğini, ödeme yaparak dosyanın kapanışının gerçekleştirildiği görüldüğünü, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı, haksız ve kötüniyetle ikame edilen huzurdaki davada öncelikle mahkemenin görevsiz olması gereğince dosyadan el çekerek dosyanın görevli olan İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne gönderilmesini ve görevsiz mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının derhal kaldırılarak icra müdürlüğüne bildirilmesini, mahkemenin görevli olduğuna kanaat getirmesi halinde dava şartı arabuluculuk kapsamında yer alan menfi tespit davasında arabuluculuk yoluna başvurulmamış olması gereğince davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması ve yargılamaya devam edecek olması halinde ise esasa ilişkin açıklarımız doğrultusunda davanın esastan ve tümden reddine, yargılama giderlerinin davacı/borçlu üzerinde bırakılmasına ve lehimize vekalet ücreti takdirine, davacı aleyhine asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, HMK 329. Maddesi gereğince davacıların ve vekilinin davalı/müvekkil tarafından tarafımıza ödenmesi gereken vekalet ücretinin tamamını ödemeye ve davacılar vekilinin en üst sınırdan disiplin para cezası ödemeye hükmedilmesine, yargılama giderleri, harç ve masraflar ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 06/06/2023 tarih ve 2023/83 Esas - 2023/484 Karar sayılı kararında; "......Davacı taraf, ürünleri teslim alması karşılığında davaya konu edilen senedi imzalamış olup, aksini yazılı bir belge ile ispat edemediği gibi irade sakatlığı haline de dayanmamıştır. Bu hali ile senedin aksi yazılı delille ispatlanamadığından davanın reddine dair karar vermek gerekmiştir. ......Davacı tarafın borçlu olmadığı iddiasının ispat edilemediği, ancak davanın kötü niyetle açıldığına dair davalı tarafça somut delil sunulmadığı gibi, davacı tarafın davayı kötü niyetle açtığı konusunda dosya kapsamından anlaşılan bir durum da olmadığı kanaatine varılarak bu yöndeki taleplerin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile, ''Davanın reddine, İİK 72/4 maddesi uyarınca, davaya konu icra takibinde belirtilen asıl alacağın %20 si oranında(9.044,1 TL) tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalının HMK 329 maddesi uyarınca, taleplerinin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada toplanmasını talep ettikleri hiçbir yazılı delil toplanmadan 'aksi yazılı delille ispat edilemediğinden' şeklinde gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, aynı zamanda adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının da ihlali niteliğinde olduğunu, Müvekkilin "... Mahallesi ..." adresinde bulunan tarlalarında kullanabilmek maksadıyla gübre satın alabilmek için davalı şirkete gübre kredisi başvurusunda bulunduğunu, şirket tarafından kendisine şirketten 45.220,50TL bedel karşılığı gübre alabileceği ve bunun için senet imzalaması gerektiğinin belirtildiğini, müvekkilin beyanına göre; bir gün İzmir'in ... ilçesinde bulunan ...adlı işletmenin sahibi dava dışı ...'in elinde davaya konu senetle müvekkilin yanına geldiğini ve kendisinin .... bayisi olduğunu, davaya konu senedi göstererek bu senedi imzalayıp ...'e göndermesi gerektiğini, daha sonra ürünlerinin kendileri tarafından müvekkile teslim edileceğini belirttiğini, bunun üzerine müvekkilin davaya konu senedi imzaladığını, davalı şirketin adresine gönderdiğini, davaya konu senedin düzenlenme tarihinin 25.11.2021 olduğunu, ancak müvekkilin senedi bu tarihten çok daha önce imzalayıp davalı şirkete gönderdiğini beyan ettiğini, müvekkilin ne imza gününde ne de senedin düzenlenme tarihi olan 25.11.2022 tarihinde ne de bu tarihten sonra teslim aldığı bir ürün bulunmadığını, davalı şirketin, müvekkilin imzaladığı işbu davaya konu senedi .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında kötüniyetli olarak icraya koyduğunu, müvekkilin defalarca kez gübrelerin gönderilmesi için davalı şirket ile irtibat kurduğunu, ancak müvekkile gönderilen herhangi bir ürün olmadığını, Kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı tarafından sunulduğu iddia olunan ses kayıtlarının ürünlerin teslim edildiğine ilişkin delil teşkil etmemesi gerektiğini, şayet ürünler teslim edildi ise bir teslim fişi, irsaliyeli fatura vb bir kaydın davalı şirket ve şirketin yetkili bayiisi olan dava dışı ...isimli işletmede mevcut olması, hatta şirket defterlerinde bu kayıtların bulunması gerektiğini, kaldı ki müvekkilin beyanına göre senet bedelinin davalı şirket tarafından ürünlerin teslim edecek bayiiye yatırılmakta olduğunu, bu nedenle .. ilde ...ü aşkın yetkili satış noktasında faaliyet gösteren ve 50.000'i aşkın çiftçiye destek veren davalı şirketin ürün teslimini yalnızca bir mesaj ve arama ile yapıp bu hususta bir teslim belgesi, fiş, makbuz, fatura vb. düzenlemediğini, ya da ürünleri teslim eden belirten bayisinden ürün teslimine dair bir teslim belgesi, fiş, makbuz, fatura vb. istemediğini düşünmenin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 1950 kg damlama gübresinin müvekkil dahil herhangi bir kişi tarafından elden teslim alınabilmesinin fiziken hiç bir şekilde mümkün olmadığını, böyle bir kabulün de hayatın olağan akışına aykırı olacağını, dolayısıyla buradan ürünlerin tesliminin ... yetkili bayisi tarafından nakliye servisi ile gerçekleştirildiği ve nakliye ücretinin de alıcı tarafından ödendiğinin anlaşılacağını, dolayısıyla da dava dışı yetkili bayide ve davalı şirkette ürünlerin teslim edildiğine ilişkin yazılı ve müvekkilin imzasını içeren bir belgenin, ayrıca müvekkilin nakliye ücretini ödediğine dair de bir yazılı belgenin bulunması gerektiğini, bu sebeple davalı şirkete ve dava dışı yetkili bayiiye müzekkere yazılarak müvekkile ürün teslimi yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise teslim belgelerinin, fiş, makbuz, fatura vs. dosyaya gönderilmesinin istenilmesi, gerekirse bu hususta davalı şirket defterlerinin de incelenmesini talep ettiklerini, dolayısıyla toplanmasını talep ettikleri bir çok yazılı delil mevcut iken hiçbir yazılı delilleri yokmuş gibi, tahkikata dahi girilmeden hüküm kurulmasının hem adil yargılanma hakkının, hem de hukuki dinlenilme hakkının açıkça ihlali niteliğinde olduğunu, Menfi tespit davasında ispat yükünün alacaklı olduğunu ispat eden tarafa ait olduğunu, Davalın yanın ürünlerin teslim edildiği iddiasına dayandığını, bu nedenle bu iddiasını "senede karşı senetle ispat yükümlülüğü" gereği yazılı delil ile ispatla yükümlü olduğunu, ancak davalının dosya kapsamında bu hususta sunduğu yazılı bir delil bulunmadığını, bu hususta bir tek görüşme kaydının bulunduğu bir CD deliline dayanmış olduğunu, hukuka aykırı olarak elde edilen CD delilinin mahkeme tarafından dikkate alınmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için bu kaydın yargılamada dikkate alındığını düşünsek dahi bu görüşme kaydının yine de ürünlerin teslim edildiği hususunu şüphe bırakmayacak şekilde ispatlamadığını, Senet metninin üzerindeki yazının genel işlem şartları kapsamında değerlendirilebilmesinin mümkün olduğunu, senet üzerindeki "ürünleri teslim aldım" yazısının müvekkilin serbest iradesini yansıtmadığını, Her ne kadar mahkemece taraflar arasında sözleşme bulunmadığı kabul edilse de sözleşmelerin sözlü olarak kurulabileceği de dikkate alınarak aslında davalı şirket ile müvekkil arasında 1950 kg 18.18.18 cinsi damlama gübresi'nin satışına ilişkin bir sözleşme kurulduğu, nitekim senedin üzerinde de "satış şartları ve kişisel veri bildirisi" şeklinde belirtildiği, bu satış sözleşmesi kapsamında ürünlerin tesliminin ön şartı olarak müvekkile senet gönderildiği, nitekim davalının da müvekkilin kendileri ile ürün satışı hususunda anlaştığını ve kabul anlamına gelmemekle birlikte ürünlerin (sözde!) müvekkile teslim edildiğini açıkça tüm dilekçelerinde kabul ettiği, bu kabul beyanı neticesinde taraflar arasında gübre satışına ilişkin bir sözleşmenin mevcut olduğunun, dolayısıyla genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerin işbu davada uygulanabileceğinin kabulünün gerektiğini, zaten müvekkilin başvurusundan sonra davalı tarafından "senet imzalanıp davalı şirkete gönderildiğinde ürünlerin yetkili bayii tarafından teslim edileceği" bilgisinin verilmesi ile açıkça aldatıldığından böyle bir işlemi kabul ettiğini ve ürünlerinin teslim edileceğine güvenerek davaya konu senedi imzaladığını, senedin müvekkilin iradesini yansıtmadığını, iradesinin sakatlandığını, ancak mahkemence irade sakatlığına dayanmadıkları gerekçesi ile davanın reddedildiğini, senet karşılığı teslim edilen bir mal bulunmadığından davaya konu senedin artık bedelsiz kaldığını, hukuken hiç bir geçerliliği bulunmayan bir senetteki senet bedelinin müvekkilden talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, bedelsizlik iddialarının da mahkemece değerlendirilmediğini,Davalının TTK gereği basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğunu, davalı yanın kendi üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, getirdi ise de bunun ispatının yine davalı yana ait olduğunu, herkesin edimlerini yerine getirirken dürüstlük kurallarına uygun davranması gerektiğini, müvekkile hiç bir şekilde teslim edilmemiş bir malın bedelinin müvekkilden tahsil edilebilmesinin olanağı bulunmadığı gibi, böyle bir talebi hukuk düzeninin korumaması gerektiğini, yine hiç bir şekilde delilleri toplanmadan, itirazları dikkate alınmadan kurulan hükümde müvekkil aleyhine bir de İİK 72/4 maddesi uyarınca 9.044,10 TL tazminata hükmedildiğini, bu hükmün de kabulünün mümkün olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, .... İcra Müdürlüğünün... Esas Sayılı icra dosyasına dayanak bonodan kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemi ile İİK. 72 Maddesi uyarınca açılan menfi tesbit davasıdır. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dava ve takip konusu bono incelendiğinde, keşidecinin davacı, lehdarın davalı olduğu, 25/11/2021 tanzim ve 31/08/2022 ödeme tarihli 45.220,50 TL bedelli bononun ön yüzünde bedelin '' malen ahzolunduğu'' ibaresinin yer aldığı, ayrıca bononun alt kısmında davacı tarafça el yazısı ile ''ürünlerin hepsini elden teslim aldım'' ibaresinin yazılıp imzalandığı anlaşılmıştır. TTK'nun 776. maddesi uyarınca bonolar kayıtsız ve şartsız belli bir bedeli ödeme vaadini içermekte olup, kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Kambiyo senetlerinde bedelsizlik iddiası ancak kesin delilleri ile ispat edilebilir. Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak davalı alacaklı üzerindedir. Ancak kambiyo senedine dayalı olarak alacak talebinde bulunulması halinde ispat yükü borçlu olmadığını iddia eden davacı üzerindedir.Dava konusu bonoda davacı keşideci olup imzası davacı tarafça kabul edilmiştir. Bir davada ileri sürülen vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmelidir (TMK m.6). Davacı taraf, dava konusu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığını ileri sürdüğüne göre, bono bedelinin ödendiği ve bedelsizlik iddiasının davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir. HMK'nın 201. maddesi gereğince yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan iddiaya karşı def’i olarak ileri sürülen hususların yazılı delille ispatlanması gerekmektedir. Davacı tarafından ileri sürülen hususların tanıkla ispatı mümkün değildir.Kambiyo senetleri illetten mücerret olup tacirler arası hukuki ilişkilerden dolayı düzenlense dahi ticari defter ve kayıtlara işlenmesi zorunluluğuna dair herhangi bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu tür belgeyi hüküm ve kuvvetten düşürecek her türlü iddianın da eşdeğer bir belgeyle ispatı gerekir. Dava konusu bonoda malen kaydının bulunduğu, ayrıca bononun alt kısmında davacı tarafça el yazısı ile ''ürünlerin hepsini elden teslim aldım'' ibaresinin yazılıp imzalandığı ve davacı tarafın imzaya itirazının da olmadığı gözetildiğinde aksinin davacı tarafça kesin delillerle ispat edilemediği, dava konusu bononun davalının ticari defterlerinde kaydının bulunup bulunmaması önem arz etmediğinden defter ibrazına zorlanamayacaktır. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 23.05.2011 tarih, 2010/12014 E. ve 2011/6763 K. sayılı kararı) Davacı tarafça iddia edilen hususların yazılı delille ispat edilemediği dosya kapsamı itibariyle tesbit edilmiş olup mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre, ispat yükü doğru belirlenerek aynı gerekçe ile davanın reddine yönelik verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/2985 Esas - 2023/5014 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.) Mahkemece 03/02/2023 tarihli tensip tutanağının 10 nolu ara kararı uyarınca, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, .... İcra Müdürlüğünün... Esas Sayılı dosyasından verilen 13/02/2023 tarihli tensip kararı uyarınca ihtiyati tedbir kararının infaz edildiği anlaşılmığından, mahkemece İİK 72/4 maddesi uyarınca davalı lehine tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olup aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesine göre esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.