11. Hukuk Dairesi 2022/184 E. , 2023/220 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Esastan ret Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine …
**11. Hukuk Dairesi 2022/184 E. , 2023/220 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Esastan ret Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ‘‘ANCHOR’’ ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin, müvekkili şirket adına tescilli ve tanınmış ‘‘ANCHOR’’ ibareli markanın aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan ‘‘ANKOR break your mark’’ ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvuraya yaptıkları itirazın YİDK nezdinde reddedildiğini, itiraza konu markanın kullanılmak istendiği emtialar ile müvekkili şirketin markalarının tescilli olduğu emtiaların aynı ve/veya benzer olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2014-M-1026 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescil edilmesi hâlinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket, davaya yanıt vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket marka başvurusu ile davacı şirket marka tescillerinin benzer bulunduğu ve davalı şirket marka başvurusu kapsamında 24. sınıf kapsamında “Bu sınıfa dahil dokumalar ve tekstil ürünleri, yatak ve masa örtüleri.” ve 25. sınıf kapsamında “Mayolar, bornozlar, yüzücü boneleri, koruyucu yüzme giysileri dahil olmak üzere giysiler ve spor giysiler, baş giysileri.” mallarının davacı şirket marka tescilleri ile koruma altına alınan “iplik” malları ile ilişkili olduğu, bu mallar yönünden markalar arasında iltibas riski oluşacağı, 18. sınıf kapsamında “Deriler ve deri taklitleri” ve 25. sınıf kapsamında “ayak giysileri” mallarının tescili durumunda; haksız yararlanma, markanın itibarına zarar verme ve ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurmanın söz konusu olabileceği, davacı şirket markasının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında kendi “iplik” sektöründe tanınmışlık vasfına haiz olduğu, davacı şirketin kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı, YİDK'nın 2014-M-1026 sayılı kararının değerlendirilmesi neticesinde, kararın 18. sınıf kapsamında “Deriler ve deri taklitleri", 24. sınıf kapsamında “Bu sınıfa dahil dokumalar ve tekstil ürünleri, yatak ve masa örtüleri.” ve 25. sınıf kapsamında “Mayolar, bornozlar, yüzücü boneleri, koruyucu yüzme giysileri dahil olmak üzere giysiler ve spor giysiler, ayak giysileri ve baş giysileri.” mallar yönünden kısmen yerinde olmadığı ve iptali gerektiği, 2011/63391 sayılı "ankor+şekil" ibareli davalı marka başvurusunun tescil işlemlerinin tamamlanması için gerekli tescil ücretinin ödenmediği için markanın tescil edilmeden hükümden düştüğü, davacı şirket markasının 18. sınıf kapsamında “Deriler ve deri taklitleri”, 24. sınıf kapsamında “Bu sınıfa dahil dokumalar ve tekstil ürünleri, yatak ve masa örtüleri.” ve 25. sınıf kapsamında “Mayolar, bornozlar, yüzücü boneleri, koruyucu yüzme giysileri dahil olmak üzere giysiler ve spor giysiler, ayak giysileri ve baş giysileri.” malları yönünden kısmen hükümsüzlüğü için aranan şartların oluşmasına karşın marka tescil edilmediği için davacı şirketin markanın hükümsüzlüğü yönündeki taleplerinin konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile YİDK'nın 2014-M-1026 sayılı kararının 18. sınıf kapsamında "deriler ve deri taklitleri", 24. sınıf kapsamında "bu sınıfa dahil dokumalar ve tekstil ürünleri, yatak ve masa örtüleri" ve 25. sınıf kapsamında "mayolar, bornozlar, yüzücü boneleri, koruyucu yüzme giysileri dahil olmak üzere giysiler ve spor giysiler, ayak giysileri ve baş giysileri" malları yönünden kısmen iptaline, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ANKOR ibareli markalarının Dünya çapında tanınmış olduğunu, müvekkili şirket tarafından uzun yıllardır ciddi şekilde kullanıldığını, davalı şirketin müvekkil şirket markaları ile bu kadar benzer marka başvurusunda bulunmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkil şirket markası ile itiraza konu markanın tescil edilmek istendiği hizmetler arasında ayniyet bulunmakta olup söz konusu durumun ortalama tüketiciler nezdinde karışıklığa neden açabileceği gibi her iki markanın aynı firmaya ait olduğu zannını uyandırabileceğini, davalı yanın sayısız marka oluşturabilme imkanı varken müvekkilinin tanınmış markasının aynısını, üstelik müvekkil markasının kullanıldığı emtialarda tescil başvurusunda bulunmasının kötü niyetinin açık bir göstergesi olduğunu, huzurdaki dava ikame edildikten sonra dava konusu markasının tescil harcını yatırmayarak markanın işlemden kaldırılmasına neden olduğunu, bu nedenle YİDK'nın 06.03.2014 tarihinde tebliğ alınan kararının tamamen iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru markasıyla "anchor" markaları arasında düşük düzeyli bir benzerlik olsa da aynılığı ya da benzerliği ile söz konusu markanın tescilli olduğu sınıflar bakımından ilgili sektörde tüketiciler nezdinde yarattığı algının göz önünde bulundurulması gerektiğini, iptal edilerek başvuru markası kapsamından çıkarılan emtialar yönünden markalar arasında iltibas bulunmadığını, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için markaların benzer olması, kapsamındaki mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "ANCHOR" esas ibareli markaları ile davalının "ankor break your mark" ibareli başvurusu arasında, 18. sınıf kapsamında "deriler ve deri taklitleri", 24. sınıf kapsamında "bu sınıfa dahil dokumalar ve tekstil ürünleri, yatak ve masa örtüleri" ve 25. sınıf kapsamında "mayolar, bornozlar, yüzücü boneleri, koruyucu yüzme giysileri dahil olmak üzere giysiler ve spor giysiler, ayak giysileri ve baş giysileri" malları yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davacı ile davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekarar ederek taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında bir benzerliğin bulunmadığını, kararın hatalı olduğunu ileri sürerek ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince ve davalı TPMK vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.