11. Hukuk Dairesi 2022/1995 E. , 2023/5485 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1907 Esas, 2021/1669 DAVA TARİHİ : 18.06.2021 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/366 E.,2021/726 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmes
**11. Hukuk Dairesi 2022/1995 E. , 2023/5485 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1907 Esas, 2021/1669 DAVA TARİHİ : 18.06.2021 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/366 E.,2021/726 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirketin %49 oranında ortağı olduğunu, 18.03.2021 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının hukuka aykırılık içerdiğini, toplantı tutanağında belirtilen hususların gerçekle bağdaşmadığını, toplantı esnasında erteleme ve şerh düşme taleplerinin şirket yöneticisi ve toplantı başkanı tarafından kabul edilmediğini, toplantı tutanağına şerh edilmek istenen hususların hiçbirisine yer verilmeyerek toplantının bu şekilde sonlandırıldığını, toplantı tutanağında yer alanın aksine ilk karar metninde şirketin sermaye artırımına ilişkin karar alınamadığı yönünde karar verilmiş iken toplantı başkanı tarafından bu tutanağın kabul edilmeyerek karar alınması gerektiğini ve tutanağın değiştirildiğini ileri sürerek davalı şirketin 18.03.2021 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iki ortaklı bir limited şirket olup, davacı yanın tüm iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının iddia ettiği aykırılıkları ortaya koymadan soyut iddialarda bulunduğunu, yapılan genel kurulun olağan genel kurul olmadığını, toplantının şirketin sermaye artırımı ve kredi borçlarının ödenmesine yönelik finansman temini olan tek ana gündemli olağanüstü genel kurul olduğunu, olağanüstü genel kurulun tek ve ana gündemi olan sermaye artırımı kararı alınabilmesi için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 621 inci maddesinde temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması gerektiğini, davacıyı temsilen katılan vekilinin kullandığı olumsuz oy neticesinde kanunun öngördüğü nisaplara ulaşılamadığından sermaye artırım kararı alınamadığını, ortada iptali gereken bir karar bulunmadığını, davacı tarafın toplantının ertelenmesi talebinin tutanağa geçirildiğini, toplantı sürerken bu talepten vazgeçerek sermaye artırımına olumsuz oy kullandıklarını, tutanağa düşürmek istedikleri şerhlerin düşüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sermaye artırımına ilişkin genel kurul toplantısı başladığında önce erteleme talebinde bulunduğu, tutanağın içeriğinde tarafların anlaşamaması üzerine toplantıya devam yönünde görüş oluştuğu, bu durumun 6102 sayılı Kanun'un 617 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 416 ncı maddeleri ve iki ortaklı limited şirketin niteliği gereği kabul edilebilir olduğu, davalının olumsuz oyu ile sermaye artırımı yönünde karar alınamadığı, davacının kendisi tarafından tutulan tutanak ile de bu durumu teyit ettiği, olumsuz oy kullandığını bildirdiği, yapılan işlem ve alınan kararın iptalinde davacı yönünden korunmaya değer güncel bir hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, toplantı sırasında erteleme talepleri kabul edilmediğini, toplantı sırasında şerh düşme taleplerinin şirket yöneticisi ve toplantı başkanı tarafından kabul edilmediğini 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesi uyarınca taleplerinin haklı olduğunu, müvekkilinin davalı şirketin öz sermayesinin tespitini istemekte hukuki yararı bulunduğunu, toplantı sırasında gerekli şerhleri düşmeyerek sonrasında gönderilen ihtarname sonrası toplantı tutanağının hazırlanmasının karşı tarafın açıkça kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, sonradan tutanağa eklemeler yapıldığını, toplantı tutanağında imzalarının bulunmamasının da bu durumu kanıtlar nitelikte olduğunu, gerçekte şerhler düşülmüş olsa idi imza atmaktan da imtina etmeyeceklerini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısının şirketin sermaye artırımını ve kredi borçlarının ödenmesine yönelik finansman temininin görüşülerek karara bağlanmasına ilişkin tek gündem maddesi ile yapıldığı, yapılan toplantı sonunda sermaye artırımı için oylamaya geçildiğinde şirket ortağı dava dışı ... ...'un olumlu oy kullandığı, diğer şirket ortağı olan davacı vekilinin ise sermaye artırımına katılmayacaklarını ifade ederek toplantı tutanağına şerh düşmek suretiyle olumsuz oy kullandığı, yapılan oylama neticesinde şirketin sermaye artırımına ilişkin karar nisabına ulaşılamadığının tutanağa bağlandığı, dava konusu davalı şirket olağanüstü genel kurul toplantı tutanağından da açıkça anlaşılacağı üzere davacı şirket sermaye artırımı için davacı vekilince olumsuz oy kullanılması sonucu sermaye artırımına ilişkin karar nisabına ulaşılamadığı, sermaye artırımı konusunda herhangi bir karar alınmadığı, Mahkemece davalı şirketin dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısında davacı vekilinin olumsuz oy kullanması sonucu sermaye artırımına ilişkin karar nisabına ulaşılamadığından davacının bu davayı açmakta hukuki bir yararının bulunmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan davacı yanın sermaye artırımına ilişkin olumsuz oy kullandığı, olumsuz oyuna ilişkin gerekçenin de tutanağa şerh edildiğinden dava konusu davalı şirket olağanüstü genel kurul tutanağının 6 ncı paragrafı karşısında davacının tutanakta imzasının bulunmamasının mümkün olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, limited şirket olağanüstü genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, davalı şirketin 18.03.2021 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptal koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 420 ile 416 ncı maddeleri ve 617 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 621 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.