11. Hukuk Dairesi 2010/16533 E. , 2011/3973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.06.2008 gün ve 2006/925-2008/239 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.10.2010 gün ve 2009/3492-2010/9582 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya iç
**11. Hukuk Dairesi 2010/16533 E. , 2011/3973 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.06.2008 gün ve 2006/925-2008/239 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.10.2010 gün ve 2009/3492-2010/9582 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu tıp merkezinin satışı konusunda davalılar ile anlaşmaya vardığını, iki defa sözleşmeden caydıklarını, üçüncüsünde 85.000.00 YTL’ye satışın gerçekleştiğini, 115.000.00 YTL cayma tazminatının kararlaştırıldığını, miktarın ayrıca paraf edildiğini, davalıların yine sözleşmeye bağlı kalmadıklarını, çekilen ihtarın karşılıksız kaldığını, sözleşmenin tanığının olduğunu, davalıların sağlık merkezinin niteliği konusunda aldatıldıklarını savunduklarını, oysa kendilerinin mesleğinin doktorluk olduğunu, davalıların yüzünden tıp merkezinin zarar gördüğünü ileri sürerek, 115.000.00 YTL cayma tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkillerinin baştan beri aldatıldıklarını, davacının Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik gereği tıp merkezinin nasıl olacağının belli olduğunu, bu yerin tıp merkezi olarak satıldığını, oysa kadın doğum merkezi niteliğinde olduğunun ortaya çıktığını, esasen davacının yönetmelik uyarınca böyle bir işletmenin sahibi olamayacağını, binanın 1/3 hissedarı olduğunu, sözleşmenin geçerli bulunmadığını, davacının edimini yerine getirme imkanın olmadığını, işletmenin kendisine ait bulunmadığını, 15.000.00 cayma tazminatının tahrifatla 115.000.00 YTL’ye çıkarıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, sözleşme konusu yerin Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik gereği doktorlarca açılmasının gerektiği, davacının doktor olmadığı, ayrıca bu yerin sahibinin dava dışı tüzel kişilik olduğu, temsilcisinin başkası bulunduğu, davacının binanın 1/3 oranında hissedarı olduğu, sözleşmenin geçersiz bulunduğu ve buna bağlı cezai şartın da geçersiz olduğu, davacının talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 04.10.2010 tarihli ilamı ile mahkeme kararı onanmıştır. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 02,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 185.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 07.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.