11. Hukuk Dairesi 2023/1542 E. , 2024/3904 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2620 Esas, 2022/1647 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/523 E., 2019/470 K. BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/537 E., 2018/376 K. Taraflar arasındaki şirket sermaye arttırım kararından dolayı borçlu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece
**11. Hukuk Dairesi 2023/1542 E. , 2024/3904 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2620 Esas, 2022/1647 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/523 E., 2019/470 K. BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/537 E., 2018/376 K. Taraflar arasındaki şirket sermaye arttırım kararından dolayı borçlu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.05.2024 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacılar vekili Av.....ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %33 oranında ortağı olduğunu, şirketin sermayesinin 50.000,00 TL’den 3.851.878,30 TL'ye çıkartıldığını, ancak aynı yıl içerisinde 30.03.2011 tarihli olağanüstü genel kurulda sermaye azaltımı kararı alarak, şirket sermayesinin tekrar 50.000,00 TL’ye indirdiğini, müvekkilinin sermaye artırımı öncesi 1.658.30 adet paya sahipken, sermaye artırımı sonrası 127.751.396 paya sahip olduğunu, ancak sonraki tarihte yapılan sermaye azaltımı ile şirketteki sermayesinin eski şekline döndüğünü, sermaye azaltımının, sermaye arttırımı ile oluşan payların yok edilmesi suretiyle gerçekleşmesi nedeniyle yok edilen paylara ilişkin pay sahipliğinin yitirildiğini ve sermaye koyma borcunun sona erdiğini, artırılan tutar kadar sermaye azaltımı işlemiyle yok edilen paylara ait pay sahipliği hakkı yitirildiğinden, paya bağlı olan sermaye koyma borcunun da sona erdiğini, buna rağmen yaklaşık 7 yıl sonra şirketçe sermaye borcu ve faizinin istenildiğini, ... dışındaki ortak ve yöneticilerin müvekkiline zarar verme kastıyla hareket ettiklerini, sermaye ödeme çağrısının tüm ortaklara yapılmasının bu işlemi hukuka uygun hale getirmeyeceğini, ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkete herhangi bir sermaye borcunun olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın davalı şirketin %0,16 oranında ortağı olduğunu, müvekkilinin sermaye artımı öncesi 8.400 adet paya sahip iken, sermaye artırımının tescili ile 647.116 adet paya sahip konuma geldiğini, 30.03.2011 tarihli olağanüstü genel kurulda sermaye azaltımı kararının alındığını, sermaye azaltımının tescili ile müvekkilinin tekrar 8.400 adet paya sahip olduğunu, şirketin bu tarihten sonraki genel kurullarında sermaye artış kararı alınmadığını, arttırılan tutar kadar sermaye azaltımı işlemi ile yok edilen paylara ait pay sahipliği hakkının yitirildiğini ve paya bağlı olan sermaye koyma borcunun sona erdiğini, uzun süre sonra kötüniyetli bir şekilde 6.580 TL sermaye borcunun istenilerek, bu bedelin ödemesi halinde müvekkilinin ıskat edileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin bu sermaye artışına dayalı hiçbir apel borcu bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, asıl ve birleşen davalardaki savunmasında özetle; müvekkili şirketin 1.901.878,30 TL kayıtlı değerli arsasının ... İnş. ve Tic. A.Ş.'ye ve 1.900.000,00 TL değerli arsasının Simas İnş. ve Tic. A.Ş'ne sermaye olarak konarak, bu iki şirketten alınacak payların ortaklara payları oranında verdiğini, iki adet arsanın çıkması ve arsaların kayıtlı değerleri kadar alınacak bölen şirket hisselerinin ortaklara verilmesi halinde, şirket öz sermayesinin 3.801.878,30 TL azalacağından, şirket öz sermayesinin artırılmasına karar verildiğini, 07.01.2011 tarihli genel kurulda şirket sermayesinin 50.000,00 TL'den 3.851.878,30 TL'ye çıkarılmasına karar verildiğini, şirketin önce nakden sermaye artırımı ve daha sonra aktiften bölünme nedeniyle ayni sermaye olarak çıkan gayrimenkullerin mukayyet değerleri kadar sermaye azaltımı işlemi gerçekleştirdiğini, davacıların nakden sermaye artırımı esnasında taahhüt ettiği sermaye koyma borçlarını ifa etmediklerini, ancak bölünme yolu ile edinilen ... İnş. ve Tic. A.Ş. ile Simas İnş. ve Tic. A.Ş. hisselerinden, paylarına düşen paylara sahip olduklarını, davacıların borçlu olduğunun önceki mahkeme kararları ve bilirkişi raporları ile sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 07.01.2011 tarihinde Yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında Hazirun cetvelinin tetkikinden şirketin toplam 50.000,00 TL’lik sermayesine tekabül eden hissenin asaleten toplantıda tamamen temsil edildiği, gerek kanun gerekse ana sözleşmede öngörülen toplantı nisabının sağlandığı, şirketin 50.000,00 TL'den ibaret sermayesinin 3.801.878,30 TL artırılarak, 3.851.878.30 TL'ye çıkarılmasına ve şirket ana sözleşmesinin sermaye ile ilgili 9 uncu maddesinin bu yönde değiştirilmesine oy birliği ile karar verildiği, tüm pay sahiplerinin katıldığı olağanüstü toplantının usulüne uygun olarak yapıldığı ve tüm pay sahiplerinin oybirliği ile alınan karar sonrasında sermaye artırımının yapıldığı ve bu suretle artırılan 3.801,878,30 TL nedeniyle tüm ortakların payları nispetinde sermaye koyma borcu altına girdikleri, sermaye azaltılmasının sebebi olan davalı şirket gayrimenkullerinin, kısmi bölünme nedeniyle ... İnşaat ve Ticaret A.Ş. ve ...Yapı İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş.’ye ayni sermaye olarak konulması şeklinde kullanılmasına genel kurul tarafından karar verildiği, azaltılan sermaye tutarının pay sahiplerinin itfa edilen paylarının karşılığı olarak pay sahiplerine ödenmesine değil, kısmi bölünmede anılan şirketlere ayni sermaye olarak konulması şeklinde kullanılmasına karar verdiği, dava dışı ... İnşaat ve Ticaret A.Ş. ve ...Yapı İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş.'nin incelenen sicil kayıtlarından, davalı şirket gayrimenkullerinin, kısmi bölünme nedeniyle ... İnşaat ve Ticaret A.Ş. ve ...Yapı İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş.’ye ayni sermaye olarak konulmasından dolayı davacıların dava dışı şirketlerde hissedar oldukları, bu hali ile 30.03.2011 tarihli Genel Kurul'da yapılan sermaye indiriminin, arttırılan sermayeden geri dönüş değil, bölünme suretiyle kurulan iki ayn şirkete konulan taşınmazların aktiflerden çıkması sonucu, karşılığı pasif hesaptaki sermayenin azaltılması işlemi olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçelerini tekrar ederek yargılamanın hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların dikkate alınmadığını, ortaklar arası eşit işlem ilkesine aykırı davranıldığını, uzman görüşüne itibar edilmediğini ve gerekçesinin belirtilmediğini, şirketin ödenmemiş sermaye borcu bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirket genel kurulunca artırılan sermaye borcunun, sermaye azaltımı kararı ile ortadan kaldırılması nedeniyle davacı ortakların sermaye borcunun bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 142, 159 ve devamı. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.