11. Hukuk Dairesi 2011/11211 E. , 2012/17908 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.12.2010 tarih ve 2009/240-2010/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe…
**11. Hukuk Dairesi 2011/11211 E. , 2012/17908 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.12.2010 tarih ve 2009/240-2010/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin “BİOLİVE” adlı markası için yapmış olduğu tescil başvurusuna müvekkilince kendi markalarına benzediği gerekçesiyle itiraz edildiğini, itirazının TPE ve YİDK tarafından reddedildiğini, davalı şirketin marka tescilinin 556 sayılı KHK’nin 7. ve 8. maddelerine aykırı olduğunu belirterek davalı şirketin marka tescilinin ve YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, enstitü işlem ve kararlarının usule ve KHK hükümlerine uygun olduğunu, davalı şirketin başvuru markası ile davacının itiraza dayanak olan markaları arasında iltibasa yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı Mobil A.Ş. vekili, müvekkili şirketin zeytin, zeytinyağı ve mamulleri konusunda önde gelen firmalardan olduğunu ve 2007/68906 sayılı “BİOLİVE” markasının ve daha birçok markanın sahibi olduğunu, “Biolive” markasının esaslı unsurunun “OLİVE” ibaresi olmayıp bu kelimenin zeytin anlamına geldiğini ve birçok üretici tarafından markalar içerisinde kullanıldığını, müvekkilinin başvuru markası ile davacı markaları arasında gerek okunuş gerekse görsellik bakımından benzerlik bulunmadığını ve karıştırılma ihtimallerinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporunun içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre; davalının 3. ve 5. sınıfta tescil başvurusunda bulunduğu “BİOLİVE” markası ile davacının “DALAN D’OLİVE” ve “DALAN OLİVE” ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak 3. sınıf ürünler açısından 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, taraf markalarının karıştırılma ihtimallerinin olduğu, 5. sınıf ürünleri içeren davacı markaları ile davalının başvuru markasının zaten benzer olmadığı, birbirleri ile ikame edilebilme, rekabet etme gibi aynı tür sayılma kriterlerini taşımadığı gerekçesi ile YİDK kararının 3. sınıf ürünler yönünden iptaline, sair istemlerin reddine ve davalının başvuru markasının 3. sınıf ürünler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir. Taraf vekilleri, kararı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75'ar TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.