6. Ceza Dairesi 2023/17339 E. , 2024/979 K. Tehdit suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.09.2022 tarihli ve 2022/11519 Soruşturma, 2022/6507 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Tekirdağ 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01.11.2022 tarihli ve 2022/3007 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 13.05.2023 gün ve 94660652-105-59-7559-2023-Ky…
**6. Ceza Dairesi 2023/17339 E. , 2024/979 K.** **"İçtihat Metni"** Tehdit suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.09.2022 tarihli ve 2022/11519 Soruşturma, 2022/6507 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Tekirdağ 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01.11.2022 tarihli ve 2022/3007 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 13.05.2023 gün ve 94660652-105-59-7559-2023-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.06.2023 gün ve 2023/61537 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ...'nin ... Dondurma isimli iş yerini, şüphelilerin ise bu iş yerinin yanındaki ... Pastanesini işlettikleri, aralarında rekabet kaynaklı önceye dayalı husumet bulunduğu, suç tarihinde şüphelilerin müştekinin işyerine gelerek müştekiyi tehdit ettiklerinden bahisle müştekinin şikâyeti üzerine başlatılan soruşturmada, somut ve yeterli delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de; müşteki ... tarafından sunulan ve kolluk fezlekesinde sadece görüntü kaydının mevcut olduğu ses kaydının olmadığı hususunun belirtildiği olay anına ait olan CD'nin sunulduğunun anlaşılması karşısında, söz konusu güvenlik kamera kaydına ilişkin ayrıntılı ses ve görüntü çözüm tutanağı tanzim edilerek tutanaktaki hususların taraflara açıklattırılması ile olayın aydınlatılmasına yarar delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. II.GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2. fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet Savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde ise; “(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O Yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır. Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır. Bir fiilin işlendiği haberinin alınması üzerine, suçu takibe yetkili makamlar tarafından derhal hazırlık soruşturmasına başlanmasını ifade eden ilkeye "araştırma mecburiyeti ilkesi"; hazırlık soruşturmasının neticesinde fiilin takibini gerektirecek hususlarda fiilin ve failin belli olması, yeterli emareler teşkil edecek vakıaların bulunması, başka bir ifade ile, şüphelerin ciddi olduğunun tespit edilmesi ve dava şartlarının gerçekleşmiş olması durumunda, yetkili makam tarafından kamu davasının açılmasını ifade eden ilkeye ise "kamu davasını açma mecburiyeti ilkesi" denilmektedir. İncelenen dosyada, şüpheliler ile şikâyetçi arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü çıkan tartışmada şüphelilerin şikâyetçiyi tehdit ettikleri iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şikâyetçi vekilinin itiraz ettiği 08.03.2023 tarihli dilekçesinde olay anını gösterir kamera kaydına ait cd ve flasbellek sunması karşısında, anılan video ve flashbellek kaydı içeriklerinin çözümünün yaptırıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden bu şekilde etkin bir soruşturma yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve bu karara yapılan itirazın reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Tekirdağ 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01.11.2022 tarihli ve 2022/3007 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.