2. Ceza Dairesi 2024/6118 E. , 2024/8264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31968 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kayıtlarına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hük
**2. Ceza Dairesi 2024/6118 E. , 2024/8264 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31968 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kayıtlarına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuklar haklarında tayin olunan kısa süreli hapis cezalarının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki emredici düzenleme uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Denizli Çocuk Mahkemesinin, 25.03.2022 tarihli kararının suça sürüklenen çocuk ...'ın yüzüne karşı verildiği, karar tarihinde İzmir Çocuk Ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı istinaf edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tefhimin usûlsüz olduğu ve sonradan cezaevinde olan suça sürüklenen çocuğa yapılan tebligatta da “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı istinaf edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tebliğin de usûlsüz olduğu anlaşılmıştır. 3. Denizli Çocuk Mahkemesinin, 25.03.2022 tarihli kararının suça sürüklenen çocuk ...'nin yokluğunda verildiği, cezaevinde olan suça sürüklenen çocuğa yapılan tebligatta “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı istinaf edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tebliğin usûlsüz olduğu anlaşılmıştır. 4. Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü anlaşılan Diyanet İşleri Başkanlığının 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkının bulunduğu, suçtan zarar görenin, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan davadan usûlüne uygun olarak haberdar edilmediği ve davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığının anlaşılması karşısında; yokluğunda hüküm verilen suçtan zarar gören Diyanet İşleri Başkanlığına 5271 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi uyarınca hükmün tebliğinin gerektiği anlaşılmıştır. 5. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu kararın istinaf yasa yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.