10. Ceza Dairesi 2023/13360 E. , 2024/22347 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 01.03.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309…
**10. Ceza Dairesi 2023/13360 E. , 2024/22347 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 01.03.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/5549 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61475 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61475 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç sebebiyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez yargılama konusu 25.01.2018 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin altıncı fıkrası gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, Adı geçen sanık hakkında evvelce 09.11.2014 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.05.2015 tarihli ve 2015/63671 soruşturma, 2015/2568 sayılı 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetim süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere ve uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmadığından bahisle kamu davası açılması üzerine, İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2016 tarihli ve 2016/189 Esas, 2016/554 Karar sayılı kararı ile sanık üzerinde ve kanında herhangi bir uyuşturucu maddeye rastlanmadığı ve atılı suçun oluşmadığından bahisle sanığın beraatine karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği, bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 25.01.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturmada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2018 tarihli ve 2018/1510 Soruşturma, 2018/2786 Esas, 2018/2618 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.01.2019 tarihli ve 2018/485 Esas, 2019/36 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. İstanbul 65 Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2016 tarihli ve 2016/189 Esas, 2016/554 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 09.11.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2015 tarihli ve 2015/63671 Soruşturma, 2015/2568 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca, beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmaması nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 29.02.2016 tarihli ve 2016/27087 Soruşturma, 2016/9904 Esas, 2016/8064 sayılı iddianamesi ile İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2016 tarihli ve 2016/189 Esas, 2016/554 Karar sayılı kararı ile, sanıkta uyuşturucu madde ele geçmediği, kanında uyuşturucu maddeye rastlanmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği, beraat kararının temyiz edilmeksizin 15.12.2016 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya kapsamına göre; Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, yargılama konusu 25.01.2018 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; Sanık hakkında daha önceden 09.11.2014 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.05.2015 tarihli ve 2015/63671 soruşturma, 2015/2568 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı takiben, şüphelinin denetim süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmaması nedeniyle kamu davası açılması üzerine, İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2016 tarihli ve 2016/189 Esas, 2016/554 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerinde ve kanında herhangi bir uyuşturucu maddeye rastlanmadığı ve atılı suçun oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği, bu haliyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma kararı" verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli ve 2018/485 Esas, 2019/36 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.09.2024 tarihinde karar verildi.