T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1552 - 2026/213 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1552 KARAR NO : 2026/213 KARAR TARİHİ : 11/02/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :16/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 21/03/2023 KARAR TARİHİ : 09/07/2025 NUMARASI : 202…
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1552 - 2026/213 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1552 KARAR NO : 2026/213 KARAR TARİHİ : 11/02/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :16/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 21/03/2023 KARAR TARİHİ : 09/07/2025 NUMARASI : 2023/149 Esas - 2025/436 Karar DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak ve Menfi Tespit HÜKÜM : İstinaf başvurusunun Esastan reddi İSTİNAF EDEN : Davacı vekili Taraflar arasındaki "Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak ve Menfi Tespit" davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.02.2022 tarihli "Yapısal Çelik Konstrüksiyon İşlerinin İmalat ve Montaj" sözleşmesi kapsamında, müvekkili şirketin Soğucak No:30 Söğütlü/Sakarya adresindeki fabrikasında yapılacak olan yapısal çelik konstrüksiyon işlerinin imalatı, montajı, teslimi, bakımı ve garanti hizmetlerinin davalı şirket tarafından üstlenildiği, davalının, sözleşme süresince işleri sürüncemede bıraktığı, eksik ve ayıplı imalatları gidermediği, sözleşmede öngörülen sürenin geçmiş olmasına rağmen işleri bitirmediği ve iş yerini ayıplı bırakarak terk ettiği, mevcut durumun ve eksik/ayıplı işlerin tespiti amacıyla İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi'ne başvuru yapıldığı ve oda tarafından hazırlanan raporla dış akslarda düşey rüzgar bağlantı parçası eksikliği, çatı ışıklık profil malzemelerinin demonte olması, bağlantı detay hataları, eksik veya torklanmamış bulonlar, boya eksiklikleri, aşık profillerinde süreklilik kayması, sehim deformasyonları, kumlama ve boyama eksiklikleri gibi birçok eksik ve ayıplı işin tespit edildiği, müvekkili şirketin, davalının edimini yerine getirmemesi ve işi yarım bırakması nedeniyle daha fazla zarara uğramamak için yevmiye usulü işçi çalıştırmak, üçüncü bir firmaya (Has Mekanik Proje Mühendislik Makina Metal İmalat San ve Tic Ltd Şti) yeniden imalat yaptırmak ve fazladan masraflar yapmak zorunda kaldığını belirterek davalının fazladan tahsil etmiş olduğu tutar için 500,00 TL, usulsüzlük ve gecikme zammı için 500,00 TL, eksik ve ayıplı işler nedeniyle uğranılan zarar için 500,00 TL olmak üzere toplamda şimdilik 1.500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle, arabuluculuk son tutanağının Arabuluculuk Daire Başkanlığı'na gönderilmeden dava açıldığı, hatta davacı vekilinin tutanağı davanın açıldığı tarihten bir gün sonra imzalaması sebebiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiği, müvekkili şirketin adresinin Yalova olması sebebiyle yetkili mahkemenin Yalova Mahkemeleri olduğu, davacı tarafından yaptırılan 10.11.2022 tarihli inşaat mühendisi tespitlerinin kabul edilmediği, dava konusu işin Çelik Konstrüksiyon İnşaat Mühendisi uzmanlığında incelenmesi gerektiğini ve projede yer yer hatalar tespit edildiği, davacı tarafından sunulan faturaların müvekkili şirketin yapacağı işlerle hiçbir alakasının olmadığı, aksine bu işlerden sonra yapılacak işlerle ilgili olduğu, ayrıca, davacının teşvikten yararlanmak amacıyla malzemeleri kendisi temin ettiği halde müvekkili şirketin temin ettiği şeklinde muvazaalı işlem yaptığı, müvekkili şirkete yapılacak ödemelerin zamanında yapılmadığı, davanın kötü niyetle açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile; 515.316,00 TL'nin 04.11.2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararı redde dair kısım yönünden usul ve yasaya aykırı olduğundan istinaf yasa yoluna başvurduklarını, tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde davalının eksik bıraktığı işlere karşılık gelen tutar kadar müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ve müvekkili tarafından fazla yapılan ödemelerin davalıdan tahsili, sözlemede kararlaştırılan ve bilirkişi tarafından hesaplanan gecikme cezasının davalıdan tahsili ve alınacak ek rapor ile müvekkilinin dava dışı şirkete ödemek zorunda kaldığı fatura bedellerinin de müvekkilinin davalının eksik işleri sebebiyle uğradığı zarar kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekli iken mahkemece davanın kısmen reddine karar verilmiş olup bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla; eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı kurulan redde dair kararın ortadan kaldırılmasını, esas hakkında yeniden inceleme yapılması cihetiyle dosyanın yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini, aksi kanaatte olunması halinde ise esas hakkında yeniden hüküm kurularak işbu davanın kül halinde kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, " eser sözleşmesine konu eserin tamamlanmamasından kaynaklı, işin 3. kişiye tamamlatılması dolayısıyla oluşan zararlar, eksik/ayıp oranında sözleşme bedelinin indirilmesi, bakiye sözleşme bedeli yönünden borçlu olunmadığının tespiti, yapılan fazla ödemenin iadesi, gecikme cezası ve gecikme, eksik ve ayıplı işler nedeniyle oluşan zararların tahsili " istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı HMK, 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK, 3. Değerlendirme Dava, eser sözleşmesine konu eserin tamamlanmamasından kaynaklı, işin 3. kişiye tamamlatılması dolayısıyla oluşan zararlar, eksik/ayıp oranında sözleşme bedelinin indirilmesi, bakiye sözleşme bedeli yönünden borçlu olunmadığının tespiti, yapılan fazla ödemenin iadesi, gecikme cezası ve gecikme, eksik ve ayıplı işler nedeniyle oluşan zararların tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Davacı, müvekkili şirket tarafından, davalı ile aktedilen 24.02.2022 tarihli "Yapısal Çelik Konstrüksiyon İşlerinin İmalat ve Montaj Sözleşmesi"ne aykırılık ve ayıplı imalatların sözleşme süresince sürüncemede bırakıldığı, eksik ve ayıplı imalatları gidermediği, sözleşmede öngörülen sürenin geçmiş olmasına rağmen işleri bitirmediği ve iş yerini ayıplı bırakarak terk ettiği, eksik/ayıplı işlerin İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi'nce tespit edildiği, davalının edimini yerine getirmemesi ve işi yarım bırakması nedeniyle daha fazla zarara uğramamak için yevmiye usulü işçi çalıştırmak, üçüncü bir firmaya (Has Mekanik Proje Mühendislik Makina Metal İmalat San ve Tic Ltd Şti) yeniden imalat yaptırmak ve fazladan masraflar yapmak zorunda kaldığını belirterek davalının fazladan tahsil etmiş olduğu tutar için 500,00 TL, usulsüzlük ve gecikme zammı için 500,00 TL, eksik ve ayıplı işler nedeniyle uğranılan zarar için 500,00 TL olmak üzere toplamda şimdilik 1.500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 12.421.098,90-TL alacağın olduğu hüküm altına alınıp fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla gecikme cezası alacağını, 6.750.000,00 TL'ye; nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 2.151.228,65-TL eksik ve ayıplı işler bedeli, fazla ödenen iş bedelini 515.316,00-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı; sözleşmede düzenlenen cezai şartın tek taraflı ve geçersiz olduğu, davacının, işin yapılacağı yeri Temmuz 2022'de geç teslim ettiği halde işin tamamlanıp teslim edilmediği yönündeki iddialarının doğru olmadığı, müvekkili şirketin işi yarım bırakmadığı, aksine sözleşme dışı ek işler konusunda fiyat anlaşmazlığı nedeniyle işi bırakmasının istendiği, davalı tarafın, işin geç tesliminden kaynaklı olarak vinç kirası ve işçi çalıştırma sürelerinin uzamasından doğan büyük zararlarının bulunduğu ve davacının bu zararları karşılamayı taahhüt etmesine rağmen ödeme yapmadığı, haksız davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulü ile 515.316,00 TL'nin 04.11.2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince reddedilen kısımlar yönünden istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı Kalibre Boru San. Ve Tic. A.Ş. ile davalı Ünveras Makina Metal Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi arasında 24.02.2022 tarihli “Yapısal Çelik Konstrüksiyon İşlerinin İmalat ve Montaj Sözleşmesi” imzalanmış olup, sözleşmenin konusunun İş Sahibi'nin Soğucak No:30 Söğütlü/Sakarya adresinde mukim iş yeri /fabrikası üzerinde yapılacak olan ve detayları keşif özeti ve teknik şartname ile iş programında belirtilen işin, sistem ve bir bütün olarak gerekli olan nitelik ve standartlarda yapılması, fabrikada kurulumu, montajı, iş sahibine teslimi, bakımı ve garanti hizmetlerinin yapımı olduğu, işin süresinin imza tarihinden başlayarak 7 gün içerisinde hazırlıklar yapıldıktan sonra 75 gün olduğu, sözleşme bedelinin 13.144.020,00 TL olduğu, malzeme temininin yüklenici tarafından gerçekleştirileceği, yüklenicinin gecikilen her gün için iş sahibine sözleşme bedelinin %0,3ü oranında usulsuzlük cezası ödeyeceği düzenlenmiştir. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Eser sözleşmeleri, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir. Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda işin yapılıp teslim edildiğini ve bedele hak kazanıldığını ispat yükleniciye, bedelin ödediğini kanıtlama yükü iş sahibine aittir. Eser sözleşmesinde bedelin hangi şekilde ödeneceği konusunda bir hüküm bulunabilir. Bu noktada götürü bedel söz konusu olacaktır. Götürü bedel TBK'nın 480. maddesinde yer almaktadır. Taraflar arasında imzalanan 24.02.2022 tarihli sözleşmenin götürü bedelli eser sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Götürü bedelli eser sözleşmelerinde Yargıtayın istikrar kazanan uygulama ve içtihatlarında yüklenicinin hak ettiği iş ve imalât bedelinin tespiti ya da iş sahibinin fazla ödemesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için, eksik ve kusurlar dikkate alınmak ve düşülmek suretiyle işin fiziki gerçekleşme onanının işin tamamına göre tespit ve bulunacak oranın götürü bedeli uygulanmak suretiyle hak edilen bedel bulunup bundan kanıtlanan ödemenin düşülmesi suretiyle hesaplanacağı kabul edilmektedir. Sözleşme dışı (ekstra) işin bedeli ise, işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre fiyatlandırma yapılmak suretiyle tespit edilebilir. İş bedelinin tamamı ödenmeyen sözleşmelere dayalı ihtilâflarda, eksik iş bedeli talep edilemez. İş sahibinin eksik işlerin bedelini yükleniciden talep edilebilmesi için öncelikle iş bedelinin tümünü ödemiş olması halinde saptanan tüm eksik iş bedelinin ya da ödemesi gereken iş bedelinin mahsubu yapıldıktan sonra eksik işlerin giderim bedelinden kalan miktarın yükleniciden istenebilmesi olanaklıdır. Davacı iş sahibi tarafından iş bedelinin tümünü ödememiş olması durumunda, sözleşmenin götürü bedelli sözleşme olduğu dikkate alınarak, yüklenicinin haketmiş olduğu bedel ya da iş sahibinin fazla ödemesi olup olmadığının, davalının gerçekleştirdiği imalatın ayıp ve eksiklikler dikkate alınmak suretiyle gerçekleştirilen imalâtın işin bütününe göre fiziki oranı tespit edilip, bu oranın götürü bedelle uygulanarak ve yapılan ödemeyle karşılaştırılarak hesaplanması gerekmektedir. Sözleşme bedelinin tamamının ödenmediği anlaşılmakla davacı iş sahibi eksik iş bedeli talep edemeyeceğinden hak ettiği iş bedelinin açıklanan yöntemle gerçekleştirilen imalâtın işin bütününe göre fiziki oran tespitini içeren bilirkişi raporu ile davacının 515.316,00-TL fazla ödemesi bulunduğu açıktır. Sözleşmenin feshi, sözleşme ilişkisinin ileriye etkili olarak son bulması halidir. Sözleşmenin feshine ilişkin irade bildirimi, tek yanlı bozucu yenilik doğuran haklardan olup, karşı tarafa ulaşmasıyla hüküm doğurur. Bu yasal nedenle, sözleşme 818 Sayılı Yasa'nın 106. (6098 sayılı TBK 123)maddesi hükmü uyarınca, “geriye etkili sonuç doğurur” şekilde fesih olunduğuna göre, aynı Yasa'nın 125. maddesi hükmü gereğince, sözleşmeyi bozan alacaklının, kendine düşen borcu ödemekten kaçınma hakkı olduğu gibi; yapmış olduğu ödemeyi de geri isteyebilir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2012/3042 esas ve 2013/1870 karar sayılı ilamı) TBK 125/3. Maddesine göre; sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini, borçlu temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse isteyebilir. İş sahibi tarafından sözleşmenin haklı olarak feshi halinde kesin teminat gelir kaydedilir ve iş genel hükümlere göre tasfiye edilir. Bu durumda iş sahibi sözleşme ve fesih tarihi itibariyle yürürlükte olan Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre olumsuz (menfi) zararını talep edebilir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/1577 esas ve 2023/1752 karar sayılı ilamı) Bir başka deyişle sözleşmenin feshi halinde fesheden iş sahibi kural olarak müspet zarar kapsamında olan eksik ve kusurların giderim bedelini isteyemez ise de menfi zarar kapsamında fazla ödemenin istirdadını talep edebilir. (Yargıtay 15. Hukuk dairesi 2014/2391 Esas- 2015/769 karar sayılı ilamı) Olumsuz (menfi) zarar kapsamına sözleşmenin kurulması ve işin görülmesi için yapılan masraflar ile daha elverişli koşullarda sözleşme yapma fırsatının kaçırılmış olmasından doğan zararlar girer. Ceza şartı, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş olmadıkça veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir (TBK 179/2). Gecikme cezasının istenebilmesi sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olmasını gerektirir. Alacaklı ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş ise, gecikme cezası isteyemez. Ancak aksi sözleşmede kararlaştırılabileceği gibi, alacaklının ifadan önce gecikme cezası hakkını saklı tuttuğunu gösterir davranışları mevcut ise, sonradan yapılacak teslim sırasında çekince koymamış olsa dahi gecikme cezası talep edebilir. (Yargıtay 15. HD 12.04.2010, 09/7003, 10/2104). Sözleşmenin feshi halinde kural olarak müspet zarar kapsamındaki cezai şart talep edilemez. Ancak sözleşmede feshedilmeyen süre öngörülmüş ise, sözleşme daha sonra feshedilmiş olsa dahi bu süre ile sınırlı olarak cezai şart istenebilir (Yargıtay 15. HD 08.10.2019, 539/3835). Mahkemece, sözleşmenin ayakta olduğu kabulüne yer verilmiş ise de, davacının sözleşmenin düzenlenmesinden sonra başka bir yükleniciye imalatların tamamlatıldığı ihtilafsız olup bu durum eylemli fesih halini ortaya koymaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme karşılıklı edimleri içermekte olup sözleşme anahtar teslim olarak kararlaştırılmıştır. Bu durumda eylemli fesih ile sözleşme son bulduğundan davacının cezai şart talebi yerinde olmadığından, HMK'nin benzer gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi netice itibariyle doğru olup, davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/07/2025 tarih, 2023/149 E - 2025/436 K sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,) 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.b.1 ve 361/1 maddeleri gereğince, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere 11/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. * Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır :