T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/862 Esas KARAR NO : 2025/2121 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2017/1313 Esas - 2022/896 Karar TARİH: 08/12/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda ve…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/862 Esas KARAR NO : 2025/2121 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2017/1313 Esas - 2022/896 Karar TARİH: 08/12/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının İstanbul 'da toplu taşıma hizmeti veren bir şirket olduğunu, müvekkil Şirketin ... plakalı D006 otobüs numaralı ve ... plakalı ... otobüs numaralı araçlarla İstanbul'da toplu taşımacılık yaptığını, Davalı İstanbul ...Halk Otobüsleri Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği İktisadi İşletmesi' nin de otobüs sahiplerinin belli bir düzen içinde hareketlerini ve ... şirketi ile otobüs sahipleri arasındaki bağlantıyı kolaylaştırmak ve havuz kurarak ücret konusunda haklı dağıtım sağlayan bir kuruluş olduğunu, İstanbul'da Toplu Taşımacılık işinde otobüslerde kullanılan AKBİL sisteminin ... tarafından organize edildiğini, otobüslerin taşıdığı yolcu sayısının bu şirket tarafından kayıt altına alındığını, Müvekkil şirketinde ... ve ... plakalı iki otobüsle toplu taşımacılık yaptığını, davacının davalının avantajlarından yararlanmak ve havuz sisteminden faydalanmak amacıyla davalı işletmeye girdiğini ve ortak çalışan araç sahiplerinin uyması gereken kural ve şartlarla alakalı taahhütnameyi imzaladığını, Davalının giriş ücreti olarak otobüs başıma aylık 650,00 TL aidat aldığını ve müvekkil şirketin 2 Aracı olduğu için müvekkil şirketten her ay 1.300,00 TL Aidat Kesintisi yaptığını, davalının her ay iki dönem olarak toplanan paraları, ilk dönemden belediyenin yapmış olduğu kesintiler kesildikten sonra kalanını, ikinci dönemden de davalı işletmenin aidat ve diğer kesintileri yapıldıktan sonra, otobüs sahiplerine düşen payın otobüs sahiplerine hesaplarına yatırmakta olduğunu, ayrıca her ayın sonunda mavi aylık abonman ücretlerinin havuzda toplanıp otobüs sahiplerine payları - karşılığının gönderildiği, davalı derneğin işletmesi tarafından otobüs sahiplerine her dönem itibarıyla ne kadar servis yaptığını, servis başına düşen geliri, Otobüsün topladığı geliri, yapılan kesintileri ve otobüs sahiplerine gönderilecek paraları gösterir tabloların gönderilmekte olduğunu, bu tablolardan müvekkil şirkete gönderilen ücretlerin görüleceğini, her ay sonunda davalı derneğin işletmesi tarafından otobüs sahiplerine ne kadar fatura kesileceğinin bildirilip, otobüs sahiplerinin buna göre faturalarını kestiğini, davacı şirkette söz konusu iktisadi işletmeye dâhil olduktan sonra davalı tarafından kendisine bildirilen fiyatlar üzerinden düzenlediği faturaları ticari defterlerine kayıt ettiğini ve buna göre de Vergi Ödemelerinin yapıldığını, Ancak davacının hesaplar üzerinde yapmış olduğu inceleme sonucunda, davalının müvekkile her ay göndermiş olduğu paralar ile müvekkile kestiği faturalar arasında fark olduğunun ortaya çıktığını, davalı tarafın davacıya ödemediği paralar içinde müvekkile fazladan fatura kestirdiğini, müvekkilin baştan bu yana kestiği faturaları incelediğinde müvekkilin davalı taraftan bakiye 88.574,00 TL alacağının kaldığını anlaşılmakta olduğunu, davalı tarafından söz konusu bakiye alacağının davacıya ödemediği için müvekkil tarafından, davalı aleyhine, İst. And. 25. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı icra takibini başlattığını, davalının başlatılan ilamsız takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, tarafların defter ve belgeleri incelendiğinde, davalının davacıya borçlu olduğunun ortaya çıkacağını, davalının itirazında, tebliğ edilen C/H' ta yer alan bakiye borç hiç yokmuş gibi itirazda bulunduğunu, alacaklarının likit olduğunu iddia ederek, davalı yanın vaki itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, fazlaya dair her türlü talep ve haklarının saklı kalmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın dava dilekçesindeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde gerçeklerin ortaya çıkacağını, davalı iktisadi işletmede...'ın 7 yıl süre ile başkanlık yaptığını, daha sonra yapılan genel kurulda ...'nin başkan olduğunu, ancak, ...'ın iktisadi işletmeye ait tüm belge ve evrakları ...'ye teslim etmediğini, bu nedenle hakkında açılan İst. And. 63. Asliye Ceza Mahkemesi 2014/942 E. sayılı davada...'ın suçunun sabit bulunduğunu, davacı yanın her ne kadar iktisadi işletmeye üye gibi gözükse de ödeme ve ceza sistemlerinin şu şekilde ilerlediğini; davalı iktisadi işletmenin, ...' in ödemiş olduğu hakedişleri alıp, kendi bünyesinde üye olan kişi ve kurumlara dağıttığını, ancak, bu hakedişleri İETT tarafından kesilen cezalar ve müvekkil iktisadi işletmenin aldığı kararlar doğrultusunda kesilen yolcu ve çalışma düzeni cezaları düşüldükten sonra kalanını dağıttığını, ...'ın 7 yıl, ...'nin 2,5 yıl başkanlıklarından sonra genel kurulda ... 'ın başkan seçildiğini, ...dönemine ait tüm evrak ve cezalara ilişkin faturalar ve belgelerin dilekçe ekinde sunulduğunu, ...döneminde performansa dayalı cezaların kaldırıldığını, davalı iktisadi işletmenin ... ile anlaştığını ve 3 yıl süre ile üyelerinin bankaya bağlı kalmaları şartıyla promosyon aldığını, bunu üyelerine dağıttığını, davacı yanın kendi isteği ile ayrıldığı için 20.000,00 TL'nin iade alındığını, davacının tartışma nedeniyle AKBİL cihazlarını kırdığını, bu nedenle de davalının kırılan AKBİL cihaz bedellerini kestiğini, davalı iktisadi işletmenin ticari defterleri incelendiğinde, davacının değil davalının 64.202,76 TL alacaklı olduğunun görüleceğini, davacının hakedişleri için 3. şahıslara havale edilmesi hususunda talimat verdiğini, bu talimatların da dilekçe ekinde dosyaya sunulduğunu, davalı iktisadi işletme tarafından takibe yapılan itirazın haklı ve hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 08/12/2022 tarih ve 2017/1313 Esas - 2022/896 Karar sayılı kararında; "Dava; ... ve ... plakalı araçların akbil vs alacağından kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır. Davaya konu İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı şirket, davalı takip borçlusu işletme aleyhine, 18.05.2017 tarihinde dayanağı “C/H'tan kalanı Bakiye Alacak olan” 88.574,00 TL Asıl alacağın, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %69 Yasal faizi ile birlikte tahsili için icra takibine başvurduğu, ödeme emrine ilişkin tebligat parçasının dosya içeriğinde yer almadığı, ancak icra dosyasının 18.05.2017 Tarihinde açıldığı davalının itiraz dilekçesinin de 24.05.2017 Tarihinde verilmiş olması nedeniyle itirazın 7 günlük yasal süresi içinde yapıldığı, takip borçlusu davalı işletme vekilinin itiraz dilekçesinde; müvekkilinin alacaklı görülen tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, zira müvekkil ile aralarında herhangi bir ticari ilişki ve sözleşme dahi bulunmadığını, bu nedenle takibe konu alacağın bulunmasının mümkün olmayacağını beyanla, ödeme emrine konu borca, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına itiraz ederek takibin durdurulmasını talep etmişlerdir.Mahkememiz 15/11/2018 tarihli 2. celse ön inceleme duruşmasında; tarafların tacir olup delil olarak ticari deftere dayanıldığından her iki tarafın taraflar arasındaki ilişkinin başladığı 2015-2016-2017-2018 yıllarına ait tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir.Dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, 30/09/2019 tarihli raporda özetle; tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, ticari defter ve kayıtların karşılaştırıldığı, anlaşmazlığın davacı şirket tarafından davalı işletme adına düzenlenen aylık taşıma hakediş fatura kayıtlarında, davacı Aleyhine 157.192,48 TL farklılık mevcut olduğu; 157.192,48 TL farkın; 2016 Temmuz ayında (44.586,11 - 44.886,11 -) 300,00 TL; Ekim/2016 Ayında (79.562,67 — 79.862,67) 300,00 TL olmak üzere Toplam 600,00 TL davacı şirket lehine kayıt farklılığı, Mart/2017 Ayında 79,445,01 TL tutarlı hakediş faturası ile Nisan/2017 Ayında 78.347,47 TL tutarlı olmak üzere toplam 157,792,48 TL tutarlı hakediş faturalarının davacı şirket aleyhine olacak şekilde davalı işletme kayıtlarında yer almadıkları tespit edilmiş olup, bunlara ilişkin müstenidatların dosyaya sunulması, gerekirse ... şirketinden davacıya ait aylık hakedişlerin dosyaya celbi, 2014 yılından devir gelen ve davacı lehine olduğu tespit edilen ( 36.441,00- 16,441,00)20.000,00 TL devir farklılığının teşpiti için tarafların 2014 yılı ticari defter ve kayıtları ile dayanaklarının dosyaya sunulması, davalı yanca davacıya gerçekleştirilen banka ödemeleri ile ilgili banka ekstrelerinin ve/veya makbuz, dekont vb. müstenidatların dosyaya celbi halinde taraflar arasındaki borç/alacak ilişkisinin değerlendirilebileceği ve denetime elverişli ek rapor hazırlanabileceği belirtilmiştir. Dosya mali müşavir yanında hesap uzmanı görevlendirilerek yeniden rapor hazırlanması için bilirkişilere tevdi olunmuş, tanzim olunan 23/09/2021 tarihli heyet raporunda özetle; tarafların karşılıklı defter kayıtlarının birbirini çürütmesi sebebiyle ticari defterlerin delil niteliğinden faydalanmanın mümkün olmadığı, davalının dava dışı üçüncü kişi ...'dan davalı hesabına aldığı ödemeleri eksik olarak davacıya aktardığı, davalının aidat kesintisi yönünden hakkının bulunduğunun davacının kabulünde bulunduğu, aidat olarak kesilmesi mümkün olan miktarın mahsubu ile eksik yapılan ödemenin 60.189,18 TL olduğu, davalı tarafından İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takibine yapılan itirazın bu miktar üzerinden iptalinin mümkün olduğu, icra inkar tazminatına yönelik olarak takdirin mahkemeye ait olduğunu beyan ve mütalaa etmiştir.Mahkememizin 12/05/2022 tarihli duruşma ara kararı ile; davanın itirazın iptali davası olup, ek raporun dava tarihi esas alınarak hazırlandığı anlaşılarak icra takip tarihinin esas alınarak taraf beyanları değerlendirilerek yeniden ek rapor hazırlanmasi için hesap uzmanından rapor alınmasına karar verilmiştir.Ek raporda özetle, kök rapordan ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmadığı, ancak raporda dava tarihi itibariyle hesaplama yapıldığı için 60.189,18 TL fark tespit edildiği, takip tarihi itibariyle 2015, 2016 ve 2017 yılı mayıs ayına kadar ... tahakkuk miktarının 2.147.755,04 TL; bankaya yatan miktarın ise 2.072.669,00 TL olması ile aradaki farkın 75.086,04 TL olduğu, davacının her bir araç için aylık 650 TL davalıya ödemesi gerektiğinden ocak 2015-mayıs 2017 arasında 29 ay ve iki araç üzerinden toplamda 37.700,00 TL borcu bulunduğu, takip tarihi itibariyle alacak miktarının 37.386,04 TL olduğu tespit edilmiştir.Dosya kapsamında tespiti yapılan tarafların ticari defterleri, ödeme belgeleri, bilimsel verilere dayalı, denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporları ile tüm deliller incelendiğinde; Davacı ... Taşımacılık'ın İstanbul ...Halk Otobüsleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği aleyhine İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü nezdinde 88.547,00 TL bedelli takip talebinde bulunduğu, davalının takibe itiraz etmesi ile takibin durduğu, dosya arasında bulunan faturalar, ödeme belgeleri ve ticari defterlerden takip tarihi itibariyle davacının 75.086,04 TL alacağının bulunduğunun tespit olunduğu, ancak davacının sahibi olduğu iki aracın aidat bedeli nedeniyle davalıya 37.700,00 TL borcunun bulunduğu, böylece takip tarihi itibariyle takibin 37.386,04 TL ile yerinde olduğu, bu miktar üzerinden davalının yapmış olduğu takibe itirazın iptali gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, ancak takip tarihi itibariyle alacağın kesin bir şekilde belirlenebilir olmadığı kanaatiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıda gösterildiği şekilde karar verilmiştir."gerekçesi ile, '' Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-Davalının İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 37.386,04 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair taleplerinin reddine2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının davacısı tarafından ikrar edildiği üzere; aralık ayında tam 30 günlük bir üyelik olmadığı aralık ayının sadece 15 gün boyunca çalıştığını, ancak ...'den gelen yazı cevabında davacı yanın hak edişinin 15 gün değil 30 gün üzerinde verildiğini, ...'in araca ödenen rakamı mahkemeye gönderdiğini, halbuki araç için müvekkili şirkete 2017 yılı Aralık ayına ilişkin 15 günlük ödeme yaptığını, ...'in 2018 yılında yaptığı ödemenin kendilerini ilgilendirmediğini; 2017 Aralık 15 itibari ile müvekkili şirket ile davacı yanın herhangi bir ilişkisi kalmadığını, ancak davacının, müvekkiliden Aralık ayının 15'inde ayrıldığı için müvekkilden alacaklı olduğu Aralık 2017 ( Aralık 15'ine kadar) hak edişi nin 34.371,00-TL olduğunu ve iş bu alacağın müvekkili tarafından ödendiğini, dolayısı ile bilirkişi raporunda Aralık 2017 yılında davacının müvekkilden toplamda 68.982,03- TL alacaklı olduğuna ilişkin tespitindeki 34.611,03- TL alacaklı olduğuna ilişkin tespitin fazla olduğunu, bir diğer eksikliğin ise bilirkişi raporunda 2018 yılında müvekkilin davacıya yaptığı ödemeleri düşmediğini, davacıya müvekkilinin 2018 yılında 31.214,05- TL ödeme yaptığını; bu ödemenin 2018 yılı için olduğunun iddia edilmesi ve akabinde kabul edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, yani tekrar ile bilirkişi tarafından davacının 60.189,18 TL olarak alacaklı olduğu hesaplanmışsa da; davacının Aralık ayında fazla hesaplanan 34.611,03- TL alacaklı olduğu bakiyenin müvekkil ile alakası olmayan ... hak edişi ve 2018 yılında davacıya yapılan 31.214,05-TL'lik ödemeyi topladıklarında 65.825,08-TL olup aslında müvekkil tarafından davacıya 5.635,90-TL fazla ödendiğini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine veya dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki anlaşma kapsamında, davalı işletme üyesi olan ve dava dışı ... tarafından üyelere ödenmek amacıyla davalıya aktarılan tutarların eksik ödendiği iddiasına dayalı olup, eksik ödemenin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, davacının davalı üyesi olarak işlettiği iki otobüse ait trafik tescil kayıtları, bu iki araç için dava dışı ... tarafından düzenlenip davalıya gönderilen hakediş tutanakları, davalının davacıya yaptığı ödemeleri gösterir banka dekontları ve davacının üçüncü kişilere hakedişten mahsup edilmesi istenen tutarlara ilişkin talimatlar dosya arasına alınmış, tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde kök ve iki ek bilirkişi raporu alınarak; son ek raporda yer alan, takip tarihi itibariyle alacak tutarını gösterir tespit doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafından istinaf sebebi olarak, davacının 2017 yılı Aralık ayının on beşinci günü itibariyle davalı ile üyelik ilişkisinin sona erdiği, bu nedenle bilirkişilerin 2017 yılı Aralık ayı sonu itibariyle davalının alacaklı olduğunu tespit ettikleri tutarın hatalı olduğu, yine 2018 yılında davacıya yapılan ödemelerin raporda hesaba katılmadığı yönünde ise de; dosya içeriği belgelerden davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ilamsız takibin tarihinin 18/05/2017 olduğu, davalı yanın istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hesabın ise birinci ek raporda yapılan dava tarihi itibariyle alacak hesabına ilişkin olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları kapsamından takip tarihinden sonra da 2017 yılı Aralık ayına dek davacının davalıya fatura kestiğinin ve karşılığında ödemeler aldığının dairemizce tespit edildiği, bu nedenle takip tarihinden sonra kesilen faturalar ve karşılığında yapılan ödemelerin eldeki dava bakımından sonuca etkili bulunmadığı, yine mahkemece hükme esas alınan son bilirkişi raporunda da mahkeme ara kararı üzerine; takip tarihi itibariyle dava dışı ... tarafından davalıya ödenenen; ancak davalının davacıya eksik aktardığı tutarın hesaplandığı, bu tutardan davacının ödemesi gereken üyelik aidatlarının mahsup edildiği, netice olarak 18/05/2017 takip tarihindeki alacak tutarına ulaşıldığı, davalı istinafının aksine takip tarihinden sonraki fatura ve ödemeler ile ... tarafından tespit edilip davalıya gönderilen hakedişlerin hükme esas bilirkişi raporu hesabında yer almadıkları, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; dosya içeriği belgeler göre mahkemece delillerin tartılışıp değerlendirilmesinde ve davanın kısmen kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.553,84-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 638,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.915,34-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.