7. Hukuk Dairesi 2021/1297 E. , 2022/1020 K. "" 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi ... Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.10.2015 tarihinde verilen dilekçeyle temliken tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 27.06.2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulüne…
**7. Hukuk Dairesi 2021/1297 E. , 2022/1020 K.** **"İçtihat Metni"** 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi ... Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.10.2015 tarihinde verilen dilekçeyle temliken tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 27.06.2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. KARAR Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava konusu 1573 parsel sayılı taşınmazın daha önceki tapu kayıtlarında 2, 3, 4, 5, 8, 9, 12, 13, 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazlara isabet eden 2.326 m2’lik kısmını müvekkilinin 1993 yılında taşınmazın zilyedi olan ...’ten adi yazılı sözleşmeyle satın aldığını, müvekkili tarafından iyi niyetli zilyet olarak ve taşınmazın kendisine ait olduğu inancı ile hareket edilerek taşınmazda fabrika binası inşa ettiğini ve binayı kiraya verdiğini, dava konusu 1573 parsel sayılı taşınmazın Sultanbeyli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.11.2012 tarih, 2009/478 Esas sayılı ilamı gereği 10.09.2013 tarihinde davalı adına tescil edildiğini, Pendik Kadastro Mahkemesinin 2005/3 Esas, 2007/25 sayılı Kararı ile tespit malikleri adına tesciline karar verilen 1573 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından satış vaadi sözleşmesiyle satın alındığını, taşınmazın davalı adına tescil tarihine kadar 2/B arazisi olarak tapuda kayıtlı olduğunu, müvekkilinin taşınmazı satın aldığı tarihte mülkiyet durumunun ihtilaflı olduğunu, dava konusu taşınmazın değerinin binanın değerinden düşük olduğunu belirterek, dava konusu 1573 parsel sayılı taşınmazın 2.326 m2 kısmının müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, dava konusu taşınmazın öncesinde tapulu bir taşınmaz olduğunu, müvekkilinin taşınmazı 1985 yılında satış vaadi sözleşmesiyle satın aldığını ve tapuya satış vaadi şerhi konulduğunu, davacının dayandığı satış senedinde taşınmaza ait bilgilerin yer almadığını, davacının iyi niyetli olmadığını, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak temliken tescil talep edilemeyeceğini, davacının zilyetlik iddiasının doğru olmadığını, kiracı şirketin yapının büyük kısmını kendisinin inşa ettiğini beyan ettiğini, kiracı ile müvekkilinin 15.08.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi düzenlediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.