6. Ceza Dairesi 2012/1558 E. , 2012/10606 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdi
**6. Ceza Dairesi 2012/1558 E. , 2012/10606 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Malın alınması veya verilmesini temin için zilyetin üzerinde cebir ve tehdit kullanılmaktadır. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamakta bulmasında ve bu durumda fail malı doğrudan alması söz konusudur. Yani mağdur malı teslim etmektedir. Bu suçla yalnızca korunan hukuki değer malvarlığı değil, aynı zamanda kişi özgürlüğü ve vücut dokunulmazlığıdır. İcrai hareketle işlenebilen bir suç tipidir. Yağma suçunun maddi unsuru hareket kısmıdır. Kullanılan cebir ve tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkartmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir. Tehdit muhatabın üzerinde zorlama etkisinin hali hazırda bedensel tesir eden zorlama ile değil gelecekte belirtilen manevi bir zorlama, korkutmayla oluşmasıdır. Ciddi tehdidin objektif olarak ciddi görünüm uyandırması ve tehdit edilen tarafından ciddiye alınması da gerekir. Yağma suçunda tehdit şahıs veya malvarlığına ilişkin ve kişiyi büyük bir tehlikeye düşürecek ağırlıkta bulunması gerekir. İşte bu konumdaki tehdit yağmanın elverişli zorlama aracı olmaktadır. Dolayısıyla hafif bir tehlikeyle tehdit yani şahsen ve malen büyük bir tehlike oluşturmayan tehditler yağma cürümünün oluşması bakımından yeterli değildir. Tehlikenin büyük olup olmadığı daha çok fiili bir mesele olup, tehdidin yönlendirilmiş olduğu şahıs, yer ve zaman da göz önüne alınarak her somut olayda nicelik incelemesi gerekmektedir. Ayrıca tehditte belirtilen tehlike neticeyi meydana getirmiş ise bu da büyük sayılmalıdır. Ancak tehdit edilen kötülük ile malın teslimi arasında oran yoksa yine yağma suçundan bahsedilemez. Bilindiği üzere sübjektif sorumluluğun ilk şekli olan kast 5237 sayılı TCK.nun 21.maddesinde yer almıştır. Kast suçun maddi unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi olarak tanımlanmıştır. O halde bilme ve isteme kastın unsurlarıdır. Kast kişi ile işlediği suçun maddi unsurları arasında psikolojik bağı da ifade etmektedir. Hareket ve kast birlikte olmalıdır. Failin iç dünyasını ilgilendiren kast; failin olay öncesi iç dünyasını, olay sırası veya olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenebilir. Sanığı harekete geçiren etken saik psişik olgunun irade aşamasıdır. Sosyal ilişkilerin ve dışa vurmuş hareketlerin disiplini olan hukuk, ceza normunun ihlaline etki yapmadıkça failin zihni ve ruhi durumu ile uğraşmaz. Suçun işlendiği zaman failin öngörü ve irade ile hareket etmiş olması yeterlidir. Failin iç dünyasını ilgilendiren kastın niteliğini belirlemeyi bilmesi için dış dünyaya yansıyan davranışlardan hareketle sonuç çıkarmak olanaklıdır. Bu bağlamda failin olay öncesi, olay sırasında ve olay sonrası davranışları kastın belirlenmesinde ölçü alınır. Kişilerin içinde bulundukları psikiyatrik koşullarda yaşamlarının her alanında oransız endişe duymalarına neden olmaktadır. Çevresel bazı faktörler insanı modellemekte suç korkusu da bundan nasibini almaktadır. Toplumdaki şiddet eylemleri de genel güvensizlik duygusunu etkilediği de bir gerçektir. Ceza adalet sistemi suç korkusunun ekonomik, sosyal mahiyetini azaltma suçluyu cezalandırmak aynı kişideki insanı da kazanmak olduğu gerçeği dikkate alındığında, somut olayımıza gelince; tanık ...'ın özetle; "Ben o tarihte şikayetçi ...'nın şoförlüğünü yapmaktaydım. O tarihte hatırladığım kadarıyla ... oteline yakın bir yerde aracı park etmiştik. Araçta şikayetçi ... ile ... vardı. Simit evinden simit yedik. Geri gelip hareket edeceğimiz sırada bu şahıs geldi. Otopark ücreti olarak 5 TL..yi benden istedi. Bende para yok. Burası da otopark değil dedim. Ben arabaya bindim. Bu sırada ... Bey'in teyzesinin oğlu ... cebinden çıkarıp 5 TL verdi. Şikayetçi ... bey niye para veriyorsun dedi. Vermek zorunda değilsin dedi. Sanık para isterken herhangi bir tehditvari kelime söylemedi. Sadece parayı vermezseniz buradan gidemezsiniz vermek zorundasınız dedi .Herhangi bir silah ya da bıçakta çekmedi. Anladığım kadarıyla şahıs kendinde değildi. Elini arkaya doğru götürdü. Üzerinde bir şey olmadığı belliydi. Bundan sonra ben iş uzamasın diye olay yerinden gidelim dedim. Olay yerinden ayrıldık. Ondan sonra da şikayetçi ... telefonla polisi arayıp şikayetçi oldu. Biz üç kişiydik sanıktan çekinmemiz için bir sebep yoktu. Ancak şikayetçi ... bey bir daha başkasından da para istemesine engel olmak amacıyla şikayetçi oldu”dediği, katılan ... talimatla alınan beyanında; "Olay iddianamede anlatıldığı şekilde olmuştur. Bizden otopark parası isteyen sanıktan makbuz ve yetkili olduğuna dair kimlik beyan etmesini istememiz üzerine olumsuz cevap vermiş ve ısrarla vereceksin yoksa gidemezsin, bırakmam demiştir. İş uzamasın diye arkadaşım ...'ın 5 TL yi uzattığı ve benim kendisine vermemesini söylediğim sırada bana sen karışma diyerek beni iteklemiş ve ...'ın elindeki parayı zorla çekip almıştır. Bunun sonrasında 155'i aradığım sırada tekrar gelerek bize daha gitmediniz mi git buradan senin için iyi olmayacak demiştir. Ve bunu söylerken elini arkasında silah veya bıçak çekecek gibi tutmuştur. Ben telefonda polisi ararken ve konuşurken benim görmeyeceğim şekilde arkamda durmuş ve kulağıma söylediği tehditlerle beni rahatsız etmiştir.”dediği, müşteki ...'ın 13/12/2010 tarihli kolluk ifadesinde: 13.12.2010 günü ...'dan İzmir'e şirket toplantısı için geldiğini, toplantı sonrası akrabası olan ... ile ... Unlu Mamüllerinde randevulaştıklarını, burada kardeşi ... ile birlikte otururken ... ve şoförlüğünü yapan ...'ın geldiklerini, ...'un otosunu park ettikleri yere geldiklerinde olay sonrası esnaftan ismini balici ... olarak öğrendikleri sonradan polis merkezinde isminin ... olarak belirtilen şahsın kendilerinden otopark parası istediğini, ...'nın şahsa görevli olup olmadığını, kimliğini göstermesini, fiş kesip kesmediğini sorduğunu şahsında “kimlik yok fiş yok 5 Tl vermek zorundasınız” dediğini, ...'nın vermeyeceğini söylemesi üzerine “vereceksiniz yoksa gidemezsiniz" dediğini, arabanın arka koltuğundaki malzemeleri ...'un bagaja koyarken, şahsın şoför mahalline dolanıp, şoför kapısını açıp “para vermeden gidemezsiniz dediğini, vereceksiniz yoksa bırakmam şeklinde konuşunca iş uzamasın diye şahsa 5 TL uzattığını, ...'un verme diyerek elini ittirdiğini,bunun üzerine parayı geri çektiğini, fakat ...'un sen karışma diyerek ...'u itekleyip elindeki 5 TL yi zorla çekip aldığını, belki şahsın arkadaşı vardır ne yapacağı belli olmaz diye korkup araca bindiğini ve kapıyı kapattığını, ...'un ise polisi aradığını, şahsında ...'un arkasından yanaşıp git buradan senin için iyi olmaz dediğini, kendisinin de ...'u arabaya çekip bindirdiğini, otoyla biraz uzaklaştıktan sonra 155'i arayıp olay yerini bildirdikleri” beyan ettiği, sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamaya hiçbir şekilde kabul etmediği, yukarıda açıklanan deliller çerçevesinde özetle; olay günü katılan ...'un aracını şoförü tanık ... ile birlikte ... otelin önüne park ettikleri ve ... Unlu Mamüllerine müşteki ...'ın yanına gidip çay içtikten sonra,üçünün birlikte tekrar 20:45 sıralarında aracın yanına geldikleri, sanık ...'ın elinde bali poşeti olduğu halde, şahıslardan 5 Tl otopark parası istediği, katılan ...'un sanığa hitaben "yetkili olduğuna dair kimliğini, otopark fişini göreyim" dediği, bunun üzerine sanığın “kimlikte yok fişte yok 5 TL vermek zorundasınız dediği, katılan ...'un vermeyeceklerini söylemesi üzerine sanığın "vereceksiniz, yoksa gidemezsiniz, bırakmam” dediği, işin uzamaması için müşteki ...'ın kendi rızası ile sanığa 5 TL uzattığı, katılan ...'un verme diyerek müşteki ...'ı uyardığı sırada,sanığın katılana hitaben sen karışma diyerek onu iteklediği ve müşteki ...'ın elindeki parayı çekip aldığı, müşteki ... ve tanık ...'in otolarını binip, katılan ...'un 155'i aradığı sırada tekrar katılanın yanına gelerek “daha gitmediniz mi git buradan, senin için iyi olmayacak dediği ve bunu söylerken elini arkada tuttuğu olayda; Katılan ve arkadaşlarının üç kişi olduğu olayın gerçekleştiği yerin ... Otel isimli bir işyerinin önü olduğu sanığın elinde bali poşeti ile geldiği balinin etkisinde olduğunun katılan ve arkadaşları tarafından anlaşıldığı, Sanığın otopark parası istemesi üzerine katılan ...’un sanığa bir takım soru ve edimler yönlendirdiği, sanığında sinirlenip “kimlik yok, fiş yok 5 TL otopark parasını vermek zorundasınız" demesi üzerine katılanın olumsuz yanıt verdiği ve oto bagajına eşya bıraktığı sırada, sanığın bu defa aracın şoför koltuğunu açıp nitelik olarak büyük bir tehlike oluşturduğu kabul edilmesi olanaklı bulunmayan istemini ısrarla yenilediği, sanığın bulunduğu hal ve dengesiz söz ve davranışlarından toplumdaki şiddet eylemlerinin kendi üzerinde yarattığı genel güvensizlik duygusunun oluşturduğu orantısız endişe yakınan ...’ın korkusu olarak belirtilen duygu ile suç korkusu altında sanık tarafından sarf edilen sözcük, hal ve hareketler ile bağdaşığı olmayan bir irade içinde istenilen 5 TL’yi sanığa uzattığı durumu fark eden katılan ...’un müşteki ...’a verme diye uyarısı üzerine, ısrarla istediği 5 TL’ye ulaşmasına bu şekilde engelleneceğini düşüncesi içinde olan sanığın katılan ...’u sen karışma deyip, ittikten sonra müşteki ...’ın halen vermek üzere elinde tuttuğu 5 TL’yi hızlıca çekip aldığı ve ayrıldığı, sanık tarafından yakınan ...’dan 5 TL. parayı alması sırasında olay anındaki tüm koşullar ile sanığın sarf ettiği sözcükler ve/veya hareketler bir bütün olarak değerlendirildiğinde anılan tehdit ve zorun, yağma suçunda aranan tehditteki nicelik ve şiddet boyutuna vardığının kabulünün olanaklı olmadığı, Bu aşamadan sonra katılan ...’un olayı polise bildirip, sanığın yakalanmasını temin için cep telefonundan emniyet güçlerini aradığı sırada sanığın olay yerine geri gelip katılan ...’a “gitmediniz mi, gidin buradan senin için iyi olmayacak” deyip elini arka tarafında tutması şeklindeki hal, hareket ve sözlerinin paranın alınmasından sonra katılan ...’a bilahare yöneldiği tehditler olup bunun da eylemi hukuki vasfını yağma boyutuna taşıcıcı nitelik ve nicelikte bulunmadığı dikkate alınmadan sanık tarafından işlenen suçun hukuki vasfında yanılgı ile yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.