11. Hukuk Dairesi 2012/1314 E. , 2012/15703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2011 tarih ve 2010/378-2011/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşm
**11. Hukuk Dairesi 2012/1314 E. , 2012/15703 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2011 tarih ve 2010/378-2011/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin hisse devir sözleşmesiyle şirkette bulunan hisselerini ...'e devir etmesi nedeniyle almış olduğu çeklere dayalı olarak yaptığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin çekler hakkında pek fazla bilgisi olmamasından dolayı ibraz süresini kaçırarak ilgili bankadan karşılıksız şerhi yazdıramadığını, davalı şirket yetkililerinin davacının bu durumundan yararlanarak davacıya çeklerden cayma ihtarnamesi gönderdiklerini, dava konusu çeklerden doğan alacak ile ilgili borçlu şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi karşılıksız şerhinin vurulmamasını fırsat bilen davalının noter aracılığıyla çeklerden caydığını iddia ederek borçtan kaçma çabasına girdiğini, ileri sürerek itirazın iptaline, %40'dan aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkili şirketteki hisselerini ...'e devrettiğini, bu nedenle müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, davacının resmi şekilde yapılan hisse devir sözleşmesinde hisse devir bedelini nakten ve tamamen aldığını beyan ettiğini savunarak davanın reddini, %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, davacının davalı şirketin borçlu olduğunu kanıtlayamadığı, şirket yetkilisinin yeminli beyanı ile şirketin takibe konu belgeler ve hisse devri nedeniyle davacıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, takibin kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı tarafından icra takibine dayanak yapılan çekler süresinde ibraz edilmediğinden kambiyo senedi vasfını yitirdiğine göre, yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Bu durumda, davacı uyuşmazlık konusu borcun varlığını başka delillerle de ispatlayabilir. Nitekim davacı bu hususta 02/12/2010 havale tarihli delil listesinde tanık deliline dayanmıştır. O halde, mahkemece davacının bildirmiş olduğu tanıklar da dinlenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.