11. Hukuk Dairesi 2013/13313 E. , 2014/11131 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.03.2013 tarih ve 2007/247-2013/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması g…
**11. Hukuk Dairesi 2013/13313 E. , 2014/11131 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.03.2013 tarih ve 2007/247-2013/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin ... ili Merkez İlçesi...Mahallesi 21m II pafta, 4733 ada 2 parselde kayıtlı taşınmaz üzerine inşa edilen bina inşaatının mimarı olduğunu, söz konusu bina inşaatının 27/10/2003 tarihinde eski malik ve aynı zamanda davacının akrabası olan İsmail Baytop’un vefatı ile % 80’i bitmiş durumda iken durduğunu, bu durumun ... Belediyesi İmar Müdürlüğü’nün 28/10/2003 tarihli yapı tespit tutanağı ile sabit olduğunu, bu süreçte söz konusu binanın mirasçıları tarafından natamam şekilde satıldığını, binayı satın alan davalının müvekkilinin bilgisi ve yapı üstünde kontrolü olmaksızın binayı tamamladığını, müvekkilinin ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/185 D.İş dosyası üzerinden binanın tamamlanan kısımlarının projesine uygun şekilde yapılıp yapılmadığının tespitini yaptırdığını, 05/01/2007 tarihli bilirkişi raporunda binanın projesinden farklı olarak tamamlandığının tespit edildiğini, projede tadilat yapmış olmasının Fikir ve Sanat Eserleri Yasası, İmar Yasası ve Yönetmelikleri'ne göre suç teşkil ettiğini, projeye ruhsat aşamasında fenni mesul müdür olarak başka bir mimar olan Ali Arısoy’un imza attığının mahkemece tespit edildiğini, bu durumun yine imar yasasına aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın satılarak maliki değişmiş olduğu için yeni malikin halefiyet ilkesi gereğince eski malikin hak ve mükellefiyetlerine sahip olduğunu, bu durumda natamam satın alınan binanın tamamlanması aşamasında fenni mesullük ücretinden de sorumlu olacağını, bu sorumluluktan kurtulmak için mimarın azledilmesinin yasa gereği mümkün olamayacağını, yasa ve yönetmelikler çerçevesinde hak etmiş olduğu fenni mesullük ücretinin, projenin tadil edilmiş olması nedeniyle uğradığı zararın (davacıya ödenmesi gereken proje tadilatı ücretinin) tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL fenni mesullük ücreti ile 500 TL proje tadilat ücreti ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davasını ıslah ederek maddi tazminat talebini 9.331 TL'ye çıkarmıştır.. Davalı; dava konusu yapılan gayrimenkulü Ekim 2005 tarihinde satın aldığını, binanın 2005 yılında satın aldıktan sonra yapımına 2006 tarihinde başlandığını, 2006 Ağustos ayında birtakım tadilatlar yaparak ... Belediyesi'ne oturma izni için başvuruda bulunduğunu, müracaat sonrası belediyenin dörtlü Tusa tabi olduğunu bildirerek binanın projesini çizen mimar, betonarme projesini çizen inşaat mühendisi, elektrik projesini çizen elektrik mühendisi ve kalorifer ile su tesisatını çizen makine mühendislerinin belediyeye gelerek imza atmaları gerektiğini bildirdiğini, bunun üzerine kendilerini hiç görmediği ve iş yaptırmadığı bu kişilerden davacı hariç diğerlerinin belediyeye gelerek imzalarını attıklarını, teflonda görüştüğü davacının kendisinden 600,00 TL para istediğini, bu parayı ödememem halinde imza atmayacağını söylediğini, mimarlar odasına durumu sorduğunda bunun yasal olmadığını mimarı azil etmesini adına posta çeki ile 150,00 TL yatırması durumunda işini halledebileceğini söylediklerini, mimarlar odasından söylenenleri yaptığını, davacı ile binanın ilk sahibi arasında eser sözleşmesi olduğunu, ancak kendisi ile hem eser hem de fenni mesul sözleşmesi bulunmadığını, davacı mimarın eserinin çizdiği proje olduğunu, bu projenin de belediyede muhafaza edildiğini, incelendiği vakit hiçbir değişiklik yapılmadığının anlaşılacağını, bu proje bedelinin de eski malikler tarafından ödendiğini, davacının tespitine konu değişiklikler incelendiğinde, binanın dışını genişletmediği, görünüşünü değiştirmediği, mimarın çizdiği projenin özgün yapısını değiştirmediği, yapılan tadilatların binanın kullanım sahasını genişletmediğinin anlaşılacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının mimarlığını yaptığı söz konusu binanın %80 bitmiş durumda iken mal sahibinin vefatından sonra davalı ...'na satıldığı, davacı ve davalı arasında yapılmış yazılı bir anlaşma olmadığı,davalı tarafın proje mimarı olan davacıyı azlederek taşınmazı başka bir mimarla çalışarak tamamladığı, davacının önceki malik ile yaptığı her hangi bir anlaşmayı mahkemeye ibraz etmediği, davaya konu olan taşınmazın sanat eseri vasfı bulunmayan yapı olduğu, taşınmazın 2006 yılında bitirilmiş olduğu dikkate alındığında ek tadilat proje bedelinin 1.500 TL olduğu, davacı her ne kadar manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de taraflar arasında davaya konu olan olay sebebiyle davacı tarafın manevi yönden zarar gördüğünün kabul edilemeyeceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki olduğu, davacının kişilik haklarına saldırı kabul edilebilecek bir durum bulunmadığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin ve fazlaya ilişkin madi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı,davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir. 1-5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'a eklenen Ek-madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, 2013 yılı için 1.820,00 TL'dir. Davacı, dava dilekçesi ile toplam 11.000 TL tazminatın tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.500 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dava değeri bakımından, verilen karar temyiz talebinde bulunan davalı yönünden karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalının temyiz isteminin mahkeme hükmünün davalı yönünden kesin olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve esasen ilgili belediye tarafından verilen 07/04/2010 tarihli cevabi yazıda; uyuşmazlık konusu yerde davacının hazırladığı ve onaylanan proje dışında başka bir tadilat projesi bulunmadığının da bildirilmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 0,80 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.