T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ DOSYA NO: 2025/615 KARAR NO : 2026/80 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/248 KARAR NO : 2025/5 DAVA TARİHİ: 22/12/2017 KARAR TARİHİ: 08/01/2025 DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ DOSYA NO: 2025/615 KARAR NO : 2026/80 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/248 KARAR NO : 2025/5 DAVA TARİHİ: 22/12/2017 KARAR TARİHİ: 08/01/2025 DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalının ... Adapazarı ve Çatalağzı tesislerinin çevrenin temizliği, bakımı, sosyal hizmetleri, yemek pişirme ve yemek servisi yapılması işi için 24/12/2012 tarihinde sözleşme imzalandığı, davalı ... işçilerinden ... tarafından kıdem tazminatının ödenmemesi nedeniyle davacı kurum aleyhine ve davalı aleyhine alacak davası açıldığını, Sakarya İş Mahkemesi 2014/35 Esas sayılı dosyasında yargılama sonucunda davalı şirket tarafından ödenmeyen kıdem tazminatın mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla müvekkili kurum ile davalı ...'den tahsiline karar verildiğini, bunun üzerine davacı kuruma Sakarya 6. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında davalı ve davacı aleyhine icra emri gönderildiğini, ilgili icra müdürlüğüne 18.905,78 TL ödeme yapıldığı; 396,65 TL karar harcı olmak üzere toplamda 19.302,83 TL'nin davacı kurumca ödeme yapıldığını; bu miktarın davalı yükleniciye rücu edilmesi zorunluluğu doğduğu belirtilerek 19.302,43 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi, masraflar ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ödediği miktarın tamamı bakımından rücu hakkına sahip olmadığını,İş Kanunu ve Alt İşveren Yönetmeliği kapsamında ödemiş olduğu tutarın tamamını rücu etme hakkına sahip olmadığı; alt işverenin işçilerine karşı asıl işverenin sorumluluğunun müteselsil sorumluluk olduğunu, iş akdi haksız olarak feshedilen işçiler bizzat davacı tarafından seçilip, istihdam edilip, iş akitlerine son verildiği; dava konusu işçiyi işten çıkaranın davacı olduğu; taraflar arasındaki ihale sözleşmesinin tamamen tek taraflı genel işlem koşulu mahiyetinde düzenlemeler olduğu, taraflar arasındaki müteselsil sorumluluk bakımından iç ilişkideki kusur oranın belirlenerek; işçilere verilen zarar bakımından müvekkil şirketin hiçbir haksız fiil ifa etmemiş olması nedeniyle, davanın tamamen reddine; bu talebimizin kabul görmemesi halinde, taraflar arasındaki kusur oranının belirlenerek, kusur oranının dışında kalan meblağ bakımından davacının davasının reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince''... Davadışı işçinin iş bu davanın tarafları dışında yer aldığı şirketlere ilişkin işe giriş- çıkış belgelerinin dosyaya ibraz edildiği; kıdem tazminatının her bir şirketin kendi çalıştırdıkları döneme ilişkin çalıştırdığı dönem gün hesabı yapılarak, ödenen tutar davacının çalışmış olduğu toplam güne (2383) bölünmek suretiyle günlük kıdem tazminatına isabet eden günlük tutar (7.900,81.-TL/ 2383 gün =3,315489.- TL) tespit edilecek olup bu(3,315489.- TL) tutar her bir alt taşeronda yükleniciden geçen sürelerin çarpımı sonucu yüklenicilerin sorumlu olduğu kıdem tazminatı hesabı tespit edilerek Sakarya İş Mahkemesi'nin 2014/35 Esas 2015/177 Karar sayılı ilamında yer alan tutarın (7.900,81.-TL) oranlanması suretiyle yüklenicilerin orantısal yükümlülükleri tespit edilecektir. Ayrıca icra dairesine ödenen tutar (19.302,43.-TL) yüklenicilerin orantısal yükümlülükleriyle çarpılmak suretiyle her bir yükleniciye ait tutar tespit edildiği davalı ... ....Ltd 11.03.2010-09.06.2013 tarihleri arasında çalıştığı, çalıştığı döneme ilişkin olarak bu şirketin sorumluluk oranının 0,49 olduğu kabul edilerek 9.477,06.-TL’lik (0,49 x 19.302,43=9.477,06.-TL ) kısımdan sorumlu olacağı anlaşılmakla......4. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar." 11.10.2024 tarihli bilirkişi raporu ile yukarıda izah edilen tespitlerin ve hesaplamaların yapıldığı anlaşılmakla davalının sorumlu olduğu 9.477,06 TL’nin olduğu anlaşılmıştır. İstanbul BAM 18. HD 2021/372 Esas 2023/1346 Karar sayılı ilamında "Yargıtay 13.Hukuk Dairesi'nin 2016/28736 Esas, 2018/10303 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, rücuen tazminat davalarında davacı kurumun yaptığı ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekli olup davacı istinaf nedeninde haklıdır.HMK 355. maddesi gereğince davacı tarafın istinaf sebebiyle sınırlı olarak yapılan incelemede; istinaf talebinin yerinde olduğu ve dava dışı işçiye yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline dair karar verilmek üzere dairemizce hüküm kurulması gereklidir." dikkate alındığında davacının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep edebileceği anlaşılmakla neticeten davacının davasının kısmen kabulüne,9.477,06 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine)'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirketin yüklenici ve son işveren sıfatının bulunduğu ve bu nedenle kıdem tazminatının tamamından sorumluluğunun bulunduğu , Sakarya iş mahkemesinin ilamı doğrultusunda yapılan yargılama gideri ,vekalet ücreti ,icra masrafı ve icra vekalet ücreti davalının sorumluluğunun bulunduğu, kıdem tazminatı haricinde yapılan diğer ödeme kalemlerinin dönemsel sorumluluğuna ilişkin hatalı olduğu ileri sürülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak davacının, alt işveren sıfatıyla davalı şirkette çalıştırılan dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının davalı alt işverenden rücuen tahsili istemine ilişkindir.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda , 2017/1156 E 2018/1058 K sayılı ilam ile davanın reddine dair karar verilmiş olup, iş bu karar yönelik istinaf yasa yoluna başvurulması nedeniyle dairece yapılan inceleme sonucunda 2020/1267 E 2023/1456 K sayılı ilam ile ''....O halde, mahkemece, dava dışı işçinin çalışma dosyası ve Sakarya İş Mahkemesi'nin 2014/35 Esas ve 2015/177 Karar sayılı dosyası getirtilmeli, davacı alt işveren nezdinde çalıştığı dönemler tespit edilerek, yukarıda ifade edildiği gibi, mahkeme kararında hükmedilen kıdem tazminatından davalı alt işverenin kendi çalıştırdığı dönemle sınırlı sorumlu olmak üzere, ayrıca yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de davalı alt işverene rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının sorumlu olduğu miktar belirlenmelidir. Mahkemece dava dışı işçinin davalı şirket bünyesinde çalıştığı dönem tespit edilerek sorumlu olduğu miktarın hesaplanması için bilirkişi raporu alınmalı sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nin 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine '' dair karar verilmiştir. Kaldırma kararından önce düzenlenen raporlar ve yapılan tespitler:Davacı, Sakarya İş Mahkemesi'nin 10/02/2015 tarih 2014/35 E. ve 2015/177 K. sayılı kararına dayalı olarak dava dışı ... tarafından davalılar aleyhine Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1215 Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını ve 19.302,43 TL ödeme yaptıklarını, ancak sözleşmenin eki niteliğindeki Hizmet İşleri Genel Şartnamesine göre İşçi alacaklarından 3 aylık ücret alacağı dışında sorumluluklarının bulunmadığı belirtilerek ödenen miktarın rücu sureti ile tahsilini talep etmiştir. Sakarya İş Mahkemesi'nin 10/02/2015 tarih 2014/35 Esas ve 2015/177 Karar sayılı kararı incelendiğinde, davacı ...'ın alt işveren sıfatıyla davalı ... Ltd. Şti. ve üst işveren sıfatıyla da ... A.Ş. aleyhine kıdem tazminatının tahsili davası açtığı ve mahkemenin davacının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesi yollamasıyla yürürlükte bulunan 1475 sayılı yasanın 14. maddesinin 1. fıkrası kapsamında davacı bayan işçinin evlendiği tarihten bir yıl içinde evlilik sebebiyle iş sözleşmesini feshetmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanacağı düzenlemesi nedeniyle, davacı işçinin 02/06/2013 tarihinde evlenmesi ve 09/06/2013 tarihli işten ayrılış bildirgesinde de çıkış kodunun bildirilmiş olması karşısında, 7.900,81 TL brüt kıdem tazminatının sözleşmenin feshinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili suretiyle davacıya verilmesine karar verdiği, Sakarya İş Mahkemesi'nin 10/02/2015 tarih 2014/35 Esas ve 2015/177 Karar sayılı kararının Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası üzerinden icraya konduğu ve kıdem tazminatı, işlemiş faiz, ilam vekalet ücreti ve yargılama giderinden oluşan toptan 12.439,65 TL'nin tahsilini talep edildiği, 17.08.2017 tarihinde icra müdürlüğünce düzenlenen kapak hesabında bu tarih nazara alınarak borç miktarının 3.992,59 TL olarak belirtildiği ve 05.09.2017 işlem tarihli havale ödemesi ile bu miktarın davacı tarafça ödendiği, 10.03.2015 tarihinde de 14.913,19 TL'lik teminat mektubunun sunulduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; davacının toplamda 19.302,43 TL ödeme yaptığı, taraflar arasında düzenlenen hizmet alımı sözleşmesinin atıf yaptığı genel şartnamede tarafların imzasının bulunmadığı, bu şartnamenin davacı idare tarafından tek taraflı düzenlendiği, bu sebeple genel işlem koşulu olarak değerlendirilmesi gereği, dolayısıyla iç ilişkideki sorumluluğunu doktrin tarafından kısmi borçluluk ilişkisi olduğu ve Yargıtay uygulaması bakımından İş Kanunu 2. madde kapsamında birlikte sorumluluktan kaynaklandığının kabulü ile kusur oranlarını belirleme imkanı mevcut olmadığından yarı yarıya sorumluluğun esas alınması gerektiği dolayısıyla, davacının davalıdan rücu edebileceği kısmın 19.302,43/2=9.651,22 TL olduğu, hizmet alımı sözleşmesinin 22. maddesinde atıf yapılan genel şartnamenin kabulü halinde ise; iç ilişkide rücu edilebilecek kısmı buna göre belirlenerek dava dışı 3. kişinin son brüt maaşından tespit edilmesi ve bir hesap uzmanı bilirkişi tarafından bunun üç katının - ödenmiş kısımdan mahsup edilmek üzere sonuca gidilmesi gerektiğini görüş ve tespitinde bulunulmuştur. Kaldırma kararından sonra düzenlenen raporlar ve yapılan tespitler:Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 10.08.2023 tarihli ek raporda; davacının Sakarya İş Mahkemesi'nin 2014/35 E. 2015/177 K. sayılı ilam konusu alacaklara ilişkin Sakarya 2. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına 22.09.2017 tarihinde 18.905,78 TL ve 396,65 TL ise harc olmak üzere toplamda 19.302,43 TL ödeme yaptığı, dava dışı işçinin davalı şirket bünyesinde davacının taşeronu olduğu döneme ilişkin çalışmasının 11.03.2010-09.06.2013 tarihleri ile sınırlı olduğu bu kapsamda hizmet süresinin 3 yıl 2 ay 29 gün olduğu, son brüt ücret tutarının 1.166,70-TL olduğu, Bu anlamda dava dışı işçinin davalı şirketin hizmet dönemindeki çalışmasına esas toplam brüt kıdem tazminatı tutarının 3.787,25 TL olduğu, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve faize ilişkin ödenen toplam tutarın istinaf ilamına uygun olarak oranlama yöntemi ile hesap edildiği, dosyada mübrez davacı ile davalı arasında akdedildiği iddia olunan hizmet alım sözleşmesinin kabul edilmemesi halinde istinaf ilamına ve kök rapora uygun olarak iç ilişkideki sorumluluğun kısmi borçluluk ilişkisi olduğu ve sorumluluğun İş Kanunu m.2 hükmü kapsamında birlikte sorumluluktan kaynaklandığının kabulü ile kusur oranlarını belirleme imkanı mevcut olmadığından yarı yarıya sorumluluğun esas alınmasının gerekliliği, dolayısı ile davacının davalıdan rücu edebileceği kısmın 4.624,32 TL olacağı, taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesinin 22. Maddesinde atıf yapılan Genel Şartname'nin kabulü halinde ise iç ilişkide rücu edilebilecek kısmın dava dışı 3. Kişi işçinin son brüt maaşının 3 katını aşamayacağı (1.166,70*3=3.500,10-TL) tespit edilerek, oranlama ile hesaplanan yargılama gideri, faiz ve vekalet ücreti dahil davacının davalıdan rücu edebileceği kısmın 8.551,00-TL olacağı tespit edilmiştir.Mahkemenin 20/03/2024 tarihli duruşma ara kararı ile dava dışı işçinin davacı alt işveren nezdinde çalıştığı dönemler tespit edilerek, mahkeme kararında hükmedilen kıdem tazminatından davalı alt işverenin kendi çalıştırdığı dönemle sınırlı sorumlu olmak üzere, ayrıca yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de davalı alt işverene rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının sorumlu olduğu miktarın icra dosyası ve mahkeme dosyasında ayrı ayrı kalemler halinde belirlenmesine karar verilmesi nedeniyle bilirkişi heyetinden rapor alınmasına dair karar verilmiştir. Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi...ve ... tarafından düzenlenen 11.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda; ... Limited Şirketi’nde 30.08.2006-31.12.2006 tarihleri arasında çalıştığı, çalıştığı döneme ilişkin olarak bu şirketin sorumluluk oranının 0,05 olduğu kabul edilerek 988,21.-TL’lik (0,05 x19.302,43.-TL =988,21.-TL)kısımdan sorumlu olabileceği, ... Ltd. Şti- ... Ltd. Şti ’nde 01.03.2007-09.04.2008 tarihleri arasında çalıştığı, çalıştığı döneme ilişkin olarak bu şirketin sorumluluk oranının 0,17 olduğu kabul edilerek 3.231,92.-TL’lik (0,17 x19.302,43.-TL =3.231,92.-TL) k kısımdan sorumlu olabileceği, ... ... Tem. Ltd. Şti.- ... Ltd. Şti. .’nde 10.04.2008-11.03.2010 tarihleri arasında çalıştığı, çalıştığı döneme ilişkin olarak bu şirketin sorumluluk oranının 0,29 olduğu kabul edilerek 5.605,24.-TL’lik (0,29 x 19.302,43=5.605,24 ) kısımdan sorumlu olabileceği, ... .... Ltd.’nde 11.03.2010-09.06.2013 tarihleri arasında çalıştığı, çalıştığı döneme ilişkin olarak bu şirketin sorumluluk oranının 0,49 olduğu kabul edilerek 9.477,06.-TL’lik (0,49x19.302,43=9.477,06.-TL) kısımdan sorumlu olabileceği görüşünde bulunulmuştur. Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ve reddedilen (9.855,37 TL) miktar yönünden davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: Davacı ile davalı arasında 24/12/2012 tarihinde 2012/157198 ihale kayıt numaralı iş kapsamında "... Adapazarı ve Çatalağzı (Zonguldak) tesisleri ile çevresinin temizliği, bakımı, sosyal hizmetleri, yemek pişirme ve yemek servisi yapılması işi" için ihale lehtarı davalı ile hizmet alım sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin 8.2. maddesiyle ihale dökümanının bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olarak kabul edildiği, ihale dökümanının idareyi ve yükleniciyi bağlayacağı sözleşme ile ihale dökümanı arasında farklılık olması halinde ihale dökümanında yer alan hükümlerin esas alınacak olduğu, bu kapsamda ihale dökümanının, hizmet işleri genel şartnamesi, idari şartname, sözleşme tasarısı, birim fiyat tarifleri, özel teknik şartname, teknik şartname ve açıklamalardan oluştuğu görülmektedir. Sözleşmenin 22.1. maddesinin "yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyerek emredici hükümleri ve genel şartnamenin 6. bölümünde belirlenmiş olup yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür." şeklindedir.Hizmet işleri genel şartnamesinin 38. maddesinde ise ''Yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin, işi yapılmakta olduğu bir iş kolu veya meslekte aynı tipteki bu iş için mevzuatla kabul edilenden daha az elverişli olmayan şartlarda çalışmalarını ve ücret almalarını sağlayacaktır. Ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarının toplu sözleşme veya mevzuatla tespit edilmemiş olması halinde yüklenici, en yakın ve uygun bir bölgedeki işkolu veya meslekteki aynı bir iş için mevzuatla tespit edilenlerden daha elverişli olmayan ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarını sağlayacaktır. Yüklenici, varsa alt yüklenicilerin bu çalışma şartlarına uymalarını sağlamak için gerekli tedbirleri alacaktır....Personel alacakları, hak ediş raporunun düzenlendiği tarihten önceki (için ücretleri ödeme günü öncesindeki) günleri için belirlenmiş sayılır. Bu tür alacakların üç (3) aylık tutarından fazlası hakkında idareye herhangi bir sorumluluk yüklenemez'' hükümleri yer almaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağından hangi tarafın ne oranda sorumlu olduklarına ilişkin olup uyuşmazlığın çözümünde yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre ihtilafın çözümlenmesi gerekmektedir.İmzalanan hizmet alım sözleşmesi ile sözleşmenin eki niteliğinde bulunan idari ve teknik şartnamede, çalışan işçilerin hak ve alacaklarından hangi tarafın sorumlu olacağının açıkça düzenlenmiş olması halinde tarafların serbest iradeleri ile imzalamış oldukları sözleşme ve şartname hükümleri, tacir sıfatına haiz her iki tarafı da bağlayacağından, dava dışı işçiye ödenen bedellerden hangi tarafın sorumlu olduğunun tespiti için öncelikle dava dışı işçinin tabi olduğu tüm hizmet alım sözleşmeleri ve genel, idari, teknik şartnameler getirtilerek incelenmesi gerekmektedir. Sözleşme ve şartnamelerde, işçilere ödenen bedellerden alt yüklenicilerin sorumlu olacağı belirlendiği takdirde, her bir alt işveren kendi dönemi ile sınırlı olacak şekilde hesaplanacak olan bedelden tam olarak sorumludur. Eğer sözleşmede ve şartnamelerde bir hüküm yer almıyorsa bu durumda her bir alt işverenin sorumlu olduğu hesaplanan bedelden, davacı alt işverenlerle birlikte yarı oranında sorumludur. Bu nedenle dava dışı işçinin davalı işçisi olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak ödenen bedellerin davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir.Dosyada bulunan sözleşmeler incelenmiş olup, mevcut sözleşmelerin 22. maddesi ile yüklenicinin çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının genel şartnamenin 6. bölümünde belirlendiği belirtilmiştir.Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2021 tarihli 2021/616 E. 2021/1083 K. sayılı ilamında; "... Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır." şeklindedir. Emsal ilamda ifade edildiği üzere yıllık izin ücreti ve ihbar tazminatının iş akdini haksız olarak fesheden işverenden tahsili gerektiği için, bu kalemlerden fer'ileri ile birlikte (takip tarihine kadar işlemiş faiz, ödeme tarihine kadar işlemiş faiz, icra ve mahkeme harçları da dahil) sadece son işveren sorumludur. Ayrıca işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti açısından da davalı aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre oranlama yapılarak hesap edilmesi gerekmektedir.Dairenin kaldırma kararından sonra kaldırma kararında belirtilen açıklamalar doğrultusunda incelemeler yapılmıştır. Dosyada yer alan bilgilerden anlaşılacağı üzere, dava dışı işçinin ... Limited Şirketi’nde 30.08.2006-31.12.2006 tarihleri , .. Ltd. Şti- .... Ltd. Şti ’nde 01.03.2007-09.04.2008 tarihleri ,... Ltd. Şti.- ... Ltd. Şti. Ortak Gir.’nde 10.04.2008-11.03.2010 tarihleri, ... .... Ltd.’nde 11.03.2010-09.06.2013 tarihleri arasında çalıştığı tespit edilmiştir.Sunulan istinaf dilekçesinde davalının son işveren olduğu belirtilerek kıdem tazminatının tamamından sorumlu olduğu ileri sürülmüş ise de, dairenin kaldırma kararında da açıklandığı üzere kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Bu konuya ilişkin olarak emsal mahiyette yargıtay ilamına yukarıda yer verilmiştir. Dava dışı işçinin davalı işveren nezdinde ... .... Ltd.’nde 11.03.2010-09.06.2013 tarihleri arasında çalıştığı, çalıştığı döneme ilişkin olarak bu şirketin sorumluluk oranının 0,49 olduğu kabul edilerek, tazminat miktarı ve yargılama giderleri yönünden sorumlu olduğu kısmın belirlenmesine ilişkin yapılan hesaplama yerinde olup, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin reddine dair karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/01/2026