T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/952 KARAR NO : 2026/1514 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2026 NUMARASI : 2022/256 Esas, 2026/132 Karar DAVACI :...- T.C....- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Ci…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/952 KARAR NO : 2026/1514 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2026 NUMARASI : 2022/256 Esas, 2026/132 Karar DAVACI :...- T.C....- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 11/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/05/2026 ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/02/2026 tarih ve 2022/256 Esas, 2026/132 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/08/2013 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki davalı ... şirketine sigortalı olan ... plakalı araçla seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu aracın takla atması neticesinde tek taraflı, yaralamalı, trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin araç içerisinde yolcu konumunda bulunduğu, kazanın oluşunda araç sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğu, bu nedenlenle öncelikle davanın kabulü ile şimdilik maluliyet nedeniyle 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketine sigortalı olduğu, müvekkili şirketin düzenlenen poliçe sebebi ile sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında sorumlu olacağı, öncelikle kusur oranının tespiti için Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporunun alınmasının gerektiği, bu poliçeden dolayı şirketlerine müracaat edilerek ihbarda bulunulduğu ve şirketleri tarafından hasar dosyasının açıldığı, yaptırılan aktüer hesaplamaları esas alınarak ...'ın yaralanması ile ilgili olarak 03/09/2015 tarihinde 70.913,00 TL davacıya ödeme yapıldığı, davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan maluliyetin tespitinin istenilmesinin gerektiği, aleyhlerine hüküm kurulucaksa faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak dikkate alınması, öncelikle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. DAİREMİZCE VERİLEN 22/03/2022 TARİHLİ KARARI: ... Adli Tıp Kurumundan kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak; ... ATK tarafından düzenlenen 27.05.2015 tarihli rapor ile ... ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 25.12.2017 tarihli aynı yönetmeliğe göre düzenlenen raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınarak sonucuna göre davacının bakiye zararı olup olmadığı hususunda karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-a.6. maddesi uyarınca, HMK'nın 353/(1)-b-3. Maddesi gereğince duruşma yapılmaksızın kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının eksiklikler giderilerek mahkemesince yeniden yargılama yapılmak üzere kaldırmasına karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, 19/09/2018 tarihli rapora göre ödeme zararı karşılandığından davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; mahkemenin zararının karşılandığı yönündeki gerekçesinin maddi gerekçelerle çeliştiğini, yerel mahkeme kararında 19.09.2018 tarihli ekonomik verilerin güncelliğini yitirmiş eski bir bilirkişi raporuna dayanarak toplam zararın 69.129,03 TL olduğunu ve davalının 2015 yılındaki ödemesiyle zararın kapandığını iddia ederek davayı reddettiğini, ancak bu kabulün dosya kapsamındaki somut verilerle taban tabana zıt olduğunu, dosyaya sunulan en güncel 30.09.2025 tarihli bilirkişi raporunun yerel mahkemenin hatalı değerlendirmesini net bir şekilde ortaya koyduğunu, söz konusu raporda müvekkilinin nihai ve gerçek zararının 88.384,06 TL olarak hesaplandığını, davalı ... şirketinin 03.09.2015 tarihindeki kısmi ödemesinin bu tutardan mahsup edildiğinde müvekkilinin halen 17.472,06 TL tutarında bir bakiye tazminat alacağı olduğunun teknik olarak hesaplandığını, davalı ... şirketinin dava açılmadan önce yaptığı ödemeyi müvekkiline bildirmeyerek ve bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, yerel mahkeme kararına esas alınan eski raporun Anayasa Mahkemesi kararı ve güncel hesaplama teknikleri karşısında hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasında yaralanma nedeni ile açılan sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Yerel mahkemece 19/09/2018 tarihli, ekonomik verileri güncelliğini yitirmiş bilirkişi raporuna dayanarak toplam zararın 69.129,03 TL olduğu ve davalının 2015 yılındaki ödemesiyle zararın kapandığı belirtilerek davayı reddedilmiştir. Dosyaya sunulan en son ve güncel 30.09.2025 tarihli bilirkişi raporuna bakıldığında davacının nihai ve gerçek zararının ödeme tarihindeki verilere göre 88.384,06 TL olarak hesaplandığı görülmüştür. Davalı ... şirketinin 03.09.2015 tarihindeki 70.912,00 TL kısmi ödemesi bu tutardan mahsup edildiğinde, davacının halen 17.472,06 TL tutarında bir bakiye tazminat alacağı olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda kısmi ödeme tarihi itibarıyla yapılan hesaplamalara göre, davalı ... şirketinin davacı tarafın sürekli sakatlık tazminatının %80'ini ödediğini açıkça ortaya koymuştur. Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca, tazminat hesabında karar tarihine en yakın verilerin kullanılması "Gerçek Zararın Tazmini" ilkesinin gereğidir. 2026 yılında verilen bir kararda, 2018 yılının ekonomik koşullarına ve o dönemin asgari ücretine göre yapılan bir hesaplamanın baz alınması hatalı olmuştur. 30.09.2025 tarihli rapor, güncel asgari ücret artışlarını ve davacının aktif devre hesabını dikkate alarak gerçek zararı tespit etmiştir. Dosya henüz kesinleşmemiş olup yargılaması devam etmektedir. Bu süreçte ortaya çıkan, davacı lehine olan, TRH 2010 yaşam toblosu, güncel asgari ücret artışları ve ekonomik verilerin "Gerçek Zararın Tazmini" ilkesi gereği mahkemece re’sen dikkate alınması gerekmektedir. Yerel mahkeme kararına esas alınan eski raporun Anayasa Mahkemesi kararı ve güncel hesaplama teknikleri karşısında hüküm kurmaya elverişli olmadığı, dosyaya sunulan 30.09.2025 tarihli ek raporun sadece güncel asgari ücreti yansıtmakla kalmayıp aynı zamanda Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarihli ve E: 2019/40, K: 2020/40 sayılı iptal kararını da dikkate aldığı, söz konusu yüksek mahkeme kararı doğrultusunda; tazminat hesabında artık TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun kullanılması ve her yıl için %10 artırım - %10 iskonto (Progressif Rant) tekniğinin uygulanmasının yasal bir zorunluluk haline geldiği anlaşılmaktadır. Yerel mahkemenin reddine gerekçe gösterdiği eski raporlar, bu güncel hukuki normlardan ve teknik hesaplama yöntemlerinden yoksundur. Bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere; önceki rapor ve ek raporlardan farklı tutarların ortaya çıkmasının tamamen bu yasal zorunluluktan ve teknik verilerin güncellenmesinden kaynaklandığı anlaşılmakla güncel mevzuata ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uygun olan 30.09.2025 tarihli raporun hükme esas alınması gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir. Buna göre davacının zararının 1.858.609,41 TL olarak hesaplandığı, ancak bakiye poliçe limitinin 179.088,00 TL kaldığının belirtildiği, davacı vekilince 13.12.2024 tarihinde sunmuş olduğu bedel arttırım dilekçesinde toplam 179.088,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiş olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve kazanın 2013, davanın 2015 yılında açıldığı gözetildiğinde zaman aşımının dolmadığı, hatır yada müterafik kusur indirimi yapıldığında dahi miktarın bakiye poliçe limitinin çok üzerinde kalacağı anlaşılmakla 179.088,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı bulunmuştur. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/02/2026 tarih ve 2022/256 Esas, 2026/132 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ İLE, -179.088,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 03.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 12.233,50 TL karar harcından, peşin yatırılan 636,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.596,80 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 27,70 TL peşin harç, 609,00 TL ıslah harcı, tebligat gideri- müzekkere- bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.213,78 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 7.850,48 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, İstinaf giderleri açısından; 8-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10-Davacı tarafından yapılan 745,00 TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.11/05/2026 ... ... ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.