11. Hukuk Dairesi 2021/6395 E. , 2023/1041 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/875 Esas, 2021/994 Karar DAVA TARİHİ : 21.03.2019 HÜKÜM : Ret-Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2019/170 E.- 2021/180 K. Taraflar arasındaki menfi tespit ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar
**11. Hukuk Dairesi 2021/6395 E. , 2023/1041 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/875 Esas, 2021/994 Karar DAVA TARİHİ : 21.03.2019 HÜKÜM : Ret-Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2019/170 E.- 2021/180 K. Taraflar arasındaki menfi tespit ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'in Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü Fatsa Şubesinden 2 adet kredi kullandığını, söz konusu kredilerin teminatı olarak davalı Allianz Yaşam ve Emeklilik A.Ş. tarafından hayat sigortası yapıldığını, muris ...'in 16.09.2018 tarihinde ani meydana gelen hastalık sonucu vefat ettiğini, davalı tarafça sigorta teminatı kapsamında ödenmesi gerekli kredi borcunun sigortalının kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) hastalığını kendilerinden sakladığı gerekçesiyle ödenmediğini, davalı tarafça müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin murisi ...'in davalı tarafla akdedilen sözleşmenin tanzimi esnasında KOAH hastası olmadığını, böyle bir hastalık var ise de muris tarafından bilinmediğini, davalı sigorta şirketinden bu hastalığın gizlenmediğini, müvekkilinin murisinin davaya konu kredilerden evvel de davalı bankadan diğer davalı Allianz Yaşam ve Emeklilik A.Ş.'nin hayat sigortacısı olduğu bir çok kredi kullandığını ve ödediğini, müvekkillerinin murisinin daha önceki kredileri kullanılırken yapılan hayat sigortalarındaki sağlık durumunun işbu kredilere yapılan hayat sigortaları ile aynı şartlarda olduğunu, davalı Allianz Hayat Sigorta A.Ş. tarafından akdedilen poliçeler incelendiğinde poliçenin kredi teminatı dışında tazminat klozunu da haiz olduğunu ileri sürerek, müvekkilerinin davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü Fatsa Şubesi'nden kullandığı 2 adet krediden dolayı kredinin teminatı olan hayat sigortası nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik murisin vefatı nedeniyle davalı Allianz Yaşam ve Emeklilik A.Ş. tarafından tanzim olunan 20.07.2018 ve 10.04.2018 tanzim tarihli sigorta poliçeleri nedeniyle davacılara ödenmesi gerekli 1.000,00 TL maddi tazminatın murisin vefat tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; murisin davalı bankadan kullandığı kredi sözleşmesi için düzenlenen hayat sigortası poliçesinin lehtarının davalı banka olduğunu, hayat sigortası poliçelerinden kaynaklanan tazminat alacağının ilk olarak Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Fatsa Şubesi'nce talep edilebileceğini, davanın öncelikle aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davaya konu poliçenin vefat sebebiyle iptal edildiğini, poliçelerin yıllık azalan teminat tipli poliçe olduğunu, hak sahiplerine doğrudan sabit tutar ödenmesinin bu tip poliçede söz konusu olmadığını, murisin hayat sigortası düzenlenirken sağlık beyanını imzaladığını, verdiği beyanla formda belirtilen tüm kalp ve damar hastalıkları, hipertansiyon, felç, diyabet her türlü kanser ve ruh ve sinir hastalıkları, böbrek, akciğer ve kan hastalıklarının olmadığını, tedavi görmediğini, hâlihazırda malul olmadığını, son 5 yıl içerisinde 5 günden fazla hastanede yatmasını gerektiren ameliyat olmadığını kabul, beyan, taahhüt ve tasdik ettiğini, murisin ölüm nedeninin KOAH olduğunu, hastalığın poliçe öncesinde mevcut olduğunun tespit edildiğini, sigortalının ölümüne neden olan rahatsızlığın poliçe öncesine dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. davaya cevap vermemiş, sonraki tarihli yazısı ile davaya muvafakat etmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacıların murisinin ölümüne neden olan hastalığının anılan poliçe tarihlerinden önce tanısının konulduğu ve tedavi kayıtlarının bulunduğu, dain-i mürtehin olan bankanın davaya muvafakat etmediği gerekçesiyle menfi tespit davasının esastan, alacak davasının ise dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda murisin kronik akciğer rahatsızlığının 10.01.2018 tarihinden önce ne zaman tanısının konulduğunun net olarak belirtilmediğini, murisin daha önceden aynı bankadan kredi çekerken yapılan hayat sigortaları da aynı şartlarda düzenlendiğinden bu tarihin önemli olduğunu, hayat sigortası genel şartlarında beyan yükümlülüğünün kasıtlı olarak ihlali halinde sigortacıya cayma hakkı verildiğini, bu nedenle önceki sözleşmelerin düzenlendiği koşullar ve teşhis tarihinin belirgin olması gerektiğini, murisin beyan yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunun ne olduğu konusunda aydınlatılmadığını, murisin kötü niyetinin ispatının da davalı sigorta şirketi üzerinde olduğunu, sözleşmede sağlık beyanı alınan kısmın matbu olduğunu, yanlış bilirkişiden alınan raporun konusunun dava dışına çıktığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisine ATK raporunda geçtiği üzere 2014 yılında KOAH hastalığı tanısının konulduğu ve bu hastalığını bildiği halde kredi sözleşmesi imzalanırken düzenlenen sigorta poliçesine ilişkin beyanda bulunurken kendinde akciğer hastalığı bulunmadığına yönelik kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu ve ölümün de beyan edilmeyen KOAH ve zatüre hastalığından meydana geldiği, mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat ve menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1435 inci ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.