15. Ceza Dairesi 2015/13038 E. , 2015/29606 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır,
**15. Ceza Dairesi 2015/13038 E. , 2015/29606 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir. Sanıklardan ...'un, ... ilçesindeki ... Eczanesini fiilen işlettiği, sanık ...'nun ise eczanenin resmi kayıtlarda görülen maliki olduğu, sanık ...'in de bu eczanede işçi olarak çalıştığı, diğer sanıklar ..., ..., ... ve ...'nun ise ... Sağlık Ocağı'nda doktor olarak görev yaptıkları, ... Eczanesinde yapılan denetimler sırasında 37 adet yeşil kart sağlık karnesi, 35 adet SGK sağlık karnesi 3 adet emekli sandığına ait sağlık karnesi ve 24 adet Bağ-Kur'a ait sağlık karnesinin ele geçirilmesi üzerine katılan kurumlar tarafından başlatılan soruşturma üzerine eczanede ele geçirilen reçetelerde 385 adedinin arkasındaki "ilaçların alındığına"dair yazı ve imzaların hasta veya yakınlarına ait olmayıp eczanenin sahibi olan sanık ...'a ait olduğunun anlaşıldığı, kurum tarafından yapılan araştırma ve teftiş raporundan da anlaşılacağı şekilde eczane çalışanları sanıklar ile doktor olan sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek kullanılmayan ilaçları hasta olan reçete sahipleri tarafından kullanılmış gibi gösterip ...nu zarara uğrattıkları iddia edilen somut olayda; 1- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında verilen beraat hükümlerine yönelik olarak yapılan incelemede; Sanıkların atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerine dair savunmalarının aksine mahkumiyetlerine yeter derecede her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2- Sanık ... ve ... haklarında verilen beraat kararlarına yönelik olarak yapılan incelemede; a- Reçete sahibi hasta tanıkların ve bunların yakınları olarak dinlenen tanıkların, sağlık karnelerini acil işleri oldukları, unuttukları ve eczane çalışanlarının işlem yapması için bırakmalarını söyledikleri için ayrıca yaşlı olan yakınları gelemedikleri için eczanede bıraktıklarını, ancak reçetelerde yazılan ilaçları kullanmadıklarını ve örneğin 1 kalem ilaç aldıkları halde 4 kalem ilacın reçeteye yazılmış olduğunu belirtmeleri, yazılan ilaçları kullandıklarından pahalı olduklarını veya hastalıklarıyla ilgili olmadıklarını belirtmeleri karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; reçetelerde yazılı ilaçlar ile aldıkları ilaçların uyumlu olmadığını belirten tanıklar ...'nun doktor tarafından yapılan teşhis ile belirlenen hastalık için yazılan reçetedeki ilaçların ilgisi olup olmadığının tespitini içerir bilirkişi raporu alınması suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanık ...'un hukuki durumunun tayini yerine yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi, b- Elektronik ortamda (UYAP) MERNİS'ten alınan 05/10/2015 tarihli nüfus kayıt örneğine göre sanık ...'nin, hüküm tarihinden sonra 15/04/2015 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.