10. Ceza Dairesi 2021/1963 E. , 2023/9319 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/249 E., 2015/957 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temy
**10. Ceza Dairesi 2021/1963 E. , 2023/9319 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/249 E., 2015/957 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 12.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. B. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve dördüncü fıkrası (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. C. Çorum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli ve 2015/249 Esas, 2015/957 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık 17.12.2015 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR " Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2015 tarihli 2014/7835 soruşturma, 2015/1065 Esas sayılı iddianamesi ile suç tarihinde şüphelinin Çorum Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından 19 UE 771 plakalı araç içerisinde uyur vaziyette görüldüğü ve uyuşturucu madde kullanmış olabileceği şüphesi üzerine Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldüğü ve tedavisi yapıldığı ve yapılan tetkiklerde uyuşturucu madde kullandığının belirlendiği, şüphelinin ifadesinde; Olay günü yaşının küçük olması nedeniyle dosyası tefrik edilen Mücahit Öztürk'ün bonzai isimli uyuşturucu madde içeren maddeyi verdiğini birlikte içtiklerini daha önce uyuşturucu madde içmediklerini ve atılı suçu kabul etmediğini beyan ettiği; şüphelinin uyuşturucu madde bağımlısı olduğu uyuşturucu madde ticareti yapmadığına ilişkin savunmalarının uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu gizlemek ve bu suçun cezasından kurtulmak amacına yönelik olduğu, şüphelinin yakalanış biçimi, şüphelinin savunması, tutanaklar, hastane laboratuvar sonuç dökümleri ve tüm soruşturma dosyası kapsamından şüphelinin üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediğinin sabit olduğu; şüpheli hakkında dava açılmasının ertelenmesine karar verildiği ancak şüphelinin erteleme süresi içerisinde yasal sürede kendisine tebligat yapılmasına rağmen mazeretsiz olarak müracaat etmemesi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığınca kararın kaldırıldığı" anlaşıldığı, gerekçesiyle sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; 1. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata aynı Kanun'un 23 üncü maddesinin bir ila sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiğinin gözetilmesi gerektiği; Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, 12.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının ve bu erteleme kararının sanığa usulüne uygun tebliğ edildiğine dair belgenin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sisteminde denetime açık bir şekilde bulundurulmadığı, dosyada bulunan onaysız PTT sorgulama çıktısında tebligatın hangi adrese çıkarıldığının belirtilmediği ve sadece 7201 sayılı Kanunu'nun 21 inci maddesinin gereği muhtara teslim edildiğinin yazılı olduğu, sanığın da savunmasında tebligattan haberinin olmadığını belirttiği, dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiği, kaldı ki Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının tebliği üzerine yükümlünün başvurmaması nedeniyle ikinci bir uyarı yapılmaksızın denetimli serbestlik dosyasının kapatıldığı, denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlamak üzere çıkarılan ilk uyarılı başvuru davetiyesinin tebliği üzerine, müracaatta bulunmayan sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için; "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması gerekirken kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun da sağlanmadığı, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devam edilerek mahkumiyetine karar verilmesi Kabul ve uygulamaya göre de; 2. Hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli ve 2015/249 Esas, 2015/957 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.