T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1717 - 2025/2067 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1717 KARAR NO : 2025/2067 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2022 NUMARASI : 2021/54 E. - 2022/378 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1717 - 2025/2067 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1717 KARAR NO : 2025/2067 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2022 NUMARASI : 2021/54 E. - 2022/378 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/11/2022 tarih ve 2021/54 E. - 2022/378 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı yanın 2019/85294 sayı ile "..." ibaresinin 35. sınıf hizmetlerde marka olarak tescili için başvuruda bulunduğunu, anılan başvuruya karşı itiraz ettiklerini, itirazlarının kurum tarafından ilk olarak reddedildiğini, daha sonra YİDK nezdindeki itiraz sonucunda ise itirazlarının 35. sınıftaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir" bakımından kabul edildiğini, sair emtialar bakımından itirazların reddolunduğunu, oysa, dava konusu markanın müvekkili markası ile yüksek düzeyli benzerlik taşıdığını, başvurunun tümden reddi gerektiğini, davalının tescil başvurusunda 35. sınıfta müvekkili şirketin faaliyet alanı ile örtüşür şekilde metal sektörüne yönelik malların yer aldığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, markaların birbirlerinin serisi gibi algılanacaklarını ileri sürerek, 2020-M-10296 sayılı YİDK kararının iptali ve 2019/85294 sayılı başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şahıs, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın kapsamındaki 35. sınıfta yer alan "Alıcı ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi sağlama hizmetleri.) müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için metali koruyucu maddeler, boyacılar, dekoratörler, matbaacılar ve sanatçılar için metal levhalar ve toz halinde metaller. Metal malzemelerin ve madenlerin işlenmesi, bunların şekil verilmesi için makineler, takım tezgahları ve bu amaçla kullanılan endüstriyel robotlar, üç boyutlu yazıcılar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri bakımından 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunduğu; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki markanın da "..." ibaresini baskın ve ayırt edici unsur olarak taşıdığı, anılan ibarenin uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler açısından kavramsal olarak herhangi bir ilişkisinin bulunmadığı, dolayısıyla ayırt edici vasfı bulunan böylesi bir ibarenin karşılaştırılan iki markada da birebir yer alıyor olmasından kaynaklı olarak, tüketicilerin her iki işaret arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan güçlü bir benzerlik kuracakları, markaların sahip oldukları figüratif unsurlar ve renk kombinasyonları ile ek sözcük unsurlarının, oluşan bu benzerliği ortadan kaldırmayacağı, her iki markanın da aynı iktisadi kaynağa ait farklı görünüm özelliklerine sahip markalar olarak algılanacakları, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, davacı yanın işlem dosyasında yer alan itiraz belgeleri ekinde tanınmışlık iddialarını destekler mahiyette hiçbir somut delil sunmadığı, bu anlamda davacı yanın bir holding çatısında faaliyet gösteren firmalardan biri olması ve çok uzun süredir faaliyetlerinin bulunduğu yönündeki beyana dayalı iddiaları aksine dava konusu marka kapsamında YİDK kararı sonrasında kalan emtialara da sirayet edecek mahiyette bir tanınmışlığının bulunmadığı, SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, YİDK'nın 2020-M-10296 sayılı kararının 35. sınıfta yer alan "alıcı ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi sağlama hizmetleri.) müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için metali koruyucu maddeler, boyacılar, dekoratörler, matbaacılar ve sanatçılar için metal levhalar ve toz halinde metaller. Metal malzemelerin ve madenlerin işlenmesi, bunların şekil verilmesi için makineler, takım tezgahları ve bu amaçla kullanılan endüstriyel robotlar, üç boyutlu yazıcılar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmet sınıfları yönünden iptaline, fazlaya dair talebin reddine, dava konusu marka henüz tescil olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının ciddi düzeyde benzer olduğunu, kapsamlarında aynı emtiaların yer aldığını, SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu, davanın tam kabulünün gerektiğini, davalı kurum için takdir edilen 15.000,00-TL vekalet ücretinin de yüksek olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davalı şahsın marka başvurusuna davacı tarafça itiraz edilmesi üzerine davalı Kurum tarafından bir kısım hizmetler başvuru kapsamından çıkartılmış ise de, dava konusu kapsamında kalan 35. sınıf "alıcı ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi sağlama hizmetleri.) müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için metali koruyucu maddeler, boyacılar, dekoratörler, matbaacılar ve sanatçılar için metal levhalar ve toz halinde metaller. Metal malzemelerin ve madenlerin işlenmesi, bunların şekil verilmesi için makineler, takım tezgahları ve bu amaçla kullanılan endüstriyel robotlar, üç boyutlu yazıcılar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetlerinin de davacının mesnet markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer olduğu, kalan hizmetler yönünden ise emtia benzerliğinin gerçekleşmediği, öte yandan, davalı kurum lehine takdir edilen vekalet ücretinin de 03.09.2022 tarih ve 311942 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren AAÜT tarifesiyle uyumlu olduğu anlaşılmakla, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'er-TL'nin davacı ile anılan davalıdan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 11/11/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.