7. Hukuk Dairesi 2024/2470 E. , 2025/1123 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/995 E., 2023/326 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sapanca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/289 E., 2021/340 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan
**7. Hukuk Dairesi 2024/2470 E. , 2025/1123 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/995 E., 2023/326 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sapanca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/289 E., 2021/340 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Sakarya ili, Sapanca ilçesi, ... Mevkii, 372 ve 376 parseller bir bütün hâlindeyken toplam 1020 m² olarak 23.12.1966 tarihinde köy heyeti kararıyla müvekkilinin dedesi ...'a satıldığını, buna rağmen söz konusu taşınmazın bedelsiz ve haksız bir şekilde tapuda Sapanca Belediyesine intikal edildiğini, müvekkilinin zilyetindeki taşınmazını geri almaya yönelik talebini içeren 06.01.2015 tarih ve 82 kayıt sayılı dilekçesinin sadece 372 No.lu parsel açısından dikkate alınıp satışın gerçekleştirildiğini, 376 No.lu parselin satışının haksız bir şekilde müvekkilinin ablasının oğlu olan ...'e yapıldığını, dava konusu taşınmazın uzun yıllardan beri zilyedinin müvekkili olması nedeniyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi uyarınca da taşınmazın davacı adına tescilinin gerektiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu iptal ve tescil yönündeki talebi uygun görülmez ise davaya konu taşınmazın rayiç bedelinin tespit edilerek dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu 376 parsel sayılı taşınmaz 1960'lı yıllarda yapılan kadastro çalışmaları ile birlikte diğer davalı ... Belediyesi adına tapulandığını ve üzerinden zamanaşımı süresinin geçmesi ile birlikte Sapanca Belediyesinin tapusunun kesinleştiğini, dava konusu 376 parsel ve davacının üzerine kayıtlı 372 parsel sayılı taşınmazların dedesi ... tarafından kullanıldığını, dedesinin vefatından sonra evlatları tarafından kullanıldığını, davacının üzerine kayıtlı 372 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evi dedesi ...'ın inşa ettiğini, ancak dava konusu 376 parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılan evi ...'ın bilgisi dahilinde kendilerinin inşa ettiğini, dava konusu 376 parsel üzerinde evinin bulunması nedeniyle ve 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16 maddesi hükmü gereğince 376 parselin tarafına satılması için Sapanca Belediyesine yapmış olduğu başvurunun olumlu olarak değerlendirildiğini, Sapanca Belediyesinin 22.484,87 TL rayiç bedel ile mezkur taşınmazı tarafına sattığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle karşı tarafça talep edilen hak ve alacak için zamanaşımı ve hak düşürücü süre savunmasında bulunduklarını, dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki evveliyatını incelediklerinde 1987 yılında tapuda belediye adına tescil edildiğini, fakat Güldibi Köy Tüzel Kişiliği adına yapılan herhangi bir tescil işlemine rastlanılmadığını, davacı tarafın satın alma hususundaki iddiasının doğru olduğunu varsayılsa dahi, dava konusu taşınmazın, harici satım tarihi itibariyle, köy ihtiyar heyetinin satış yetkisi kapsamında olmadığından satış işleminin geçersiz olduğunu, tapuda kayıtlı bir gayrimenkulün ve payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla mülk edinilmesinin kural olarak mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu Güldibi Mahallesi 376 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan eski 60 No'lu parselin kadastro tespit tarihinin 17.01.1989 tapuya tescil tarihinin ise 17.01.1989 olduğu, 23.12.1966 tarihli köy heyeti satış kararının resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersiz olduğu, belediye meclisi kararı ile satışın yapıldığı buna ilişkin 06.03.2019 tarihli ve 87 sayılı Sapanca Belediye Encümeni kararının bulunduğu, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi uyarınca davalı ...'ün yapı kayıt belgesi sahibi olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bir konutu bulunduğu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18/e hükmü uyarınca taşınmaz alımına, satımına, takasına, tahsisine Belediye Meclisi ve Encümeni tarafından karar verilebileceği gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ün de tıpkı davacı gibi ... mirasçılarından olduğu, yaptırılan kolluk araştırmasında davaya konu parselde davalı ... ve ailesinin uzun süredir ikamet ettiği hususunun tespit edildiği, idari işlem niteliğindeki belediye meclis kararı ile belediye encümen kararının idarece geri alındığı ya da idari yargıda iptal edildiğine yönelik bir iddia olmadığı gibi bu yönde bir delil de bulunmadığı anlaşıldığına göre İlk Derece Mahkemesi kararı isabetli olmuşsa da davalılardan ... vekil ile temsil edilmediği hâlde İlk Derece Mahkemesince davalı ... de vekil ile temsil edilmiş gibi ücreti vekalet yönünden karar verilmesi doğru değilse de bu hususa yönelik istinaf sebebi ileri sürülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 02.10.2018 tarihli Sapanca Belediye Meclis Toplantısında 376 numaralı parselin satışı söz konusu olduğunda kardeşler arasında muvafakat olmadan yerin satılmaması konusunda karar alınmasına ve bu doğrultuda diğer kardeşler tarafından hazırlanan 03.10.2018 tarihli 376 numaralı parselin satışının durdurulması talep konulu dilekçeye rağmen 376 numaralı parselin satışının müvekkilin ablasının oğlu olan ...'e yapıldığını, kadastro işlemi yapılmamış ve henüz tapusu çıkmamış taşınmazların satışının muhtar senedi ile yapılabileceğini, dava konusu taşınmaza yönelik murise yapılan satış işleminin 442 Sayılı Köy Kanununun 44. maddesine uygun olduğunu, davalılardan ... kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden lehine vekalet ücreti takdir edilmeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptali tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle davalı ... lehine hükmedilen vekâlet ücreti yönünden istinaf sebebi yapılmayan hususlar temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceğinden davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.