7. Hukuk Dairesi 2013/10100 E. , 2013/17308 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, 21/06/2005 tarihinde davalı işyerinde işe başladığını, şurup hazırlama bölümünde görev yaptığını, yasal olmayan bu bölümün gıda denetimleri sırasında kapalı tutulmasından dolayı zaman zaman depoda görevlendirildiğini, depoda g
**7. Hukuk Dairesi 2013/10100 E. , 2013/17308 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, 21/06/2005 tarihinde davalı işyerinde işe başladığını, şurup hazırlama bölümünde görev yaptığını, yasal olmayan bu bölümün gıda denetimleri sırasında kapalı tutulmasından dolayı zaman zaman depoda görevlendirildiğini, depoda görevli olduğu zamanlarda sorumlu olduğu makinenin yetkisiz kişilerce çalıştırılması nedeniyle zarar verildiğini, bunun birkaç defa tekrarlandığını, bunu yapanın vardiya şefi ... olduğunu, bu nedenle son görevlendirme de makineyi korumak için röleyi söktüğünü, bu kişi tarafından makinanın çalıştırılmaya çalışılması nedeniyle şurup hazırlama bölümünde makine pompasının yanması üzerine verdiği savunmasına itibar edilmeyerek iş akdinin davalı işveren tarafından tazminatsız fesih edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, 21.04.2011 tarihinde şirket çalışanlarından şurup operatörü İsmail Kalem’in buffer tankından şurup getiren motoru çalıştırmaya çalıştığını ancak motorun çalışmadığını, yapılan kontroller sonucu elektrik panosunun içinde bulunan rölenin söküldüğünün tespit edildiği ve zorunlu olarak üretime ara verildiği, yapılan araştırmada röleyi davacının söktüğünün tespit edildiğini, davacının savunmasında makinayı amiri olan ...’dan korumak amacıyla röleyi çıkarttığını beyan ettiğini, ...’ın davacının amiri konumunda çalışıyor olması ve anılan makinanın davacının değil ...’ın sorumluluğunda olması, davacının böyle bir yetkisinin ve sorumluluğunun olmaması ve davacının eylemi nedeniyle uzun bir süre üretime ara vermek zorunda kalınmış olması nedeniyle davacının savunmasına rağbet edilmediğini, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının şurup hattı operatörü olarak çalıştığı, görevinin şurup hattında bulunan makineyi çalıştırmak olduğu, makinenin vardiya amirine zimmetli olup sorumluğunun vardiya amirine ait olduğu, vardiya amirinin de ... olduğu, davacının makinenin kendi sorumluluğunda olduğu düşüncesi ile makineyi ...'ın çalıştırarak zarar vermemesi için makinenin sigortası denilebilecek röleyi sökerek yanına aldığı, davacının yokluğunda makineyi çalıştıran ...'ın rölenin olmaması nedeniyle şurup hattının çalışmamasına, rölenin olmamasının elektrik akımını engellememesi nedeniyle makinenin çalışmamasından kaynaklı zarara neden olduğu, teknisyenlerin gelmesi ile rölenin olmadığı ve davacı beyanı ile de rölenin ... tarafından makinenin çalıştırılmaması için davacı tarafından alındığı hususlarının sabit olduğu, her ne kadar davacı röleyi kendince makineye zarar verilmemesi kastı ile çıkartmış ise de sonuçta işverenin talimatı olmaksızın gerçekleştirmiş olduğu bu eylemi nedeniyle makinede üretim için geri dönüşüm şurubu üretilemeyip zarar olduğu, bunun da 30 günlük ücretinin üzerinde olduğunun 14.09.2012 tarihli bilirkişi raporu ile belirlendiği anlaşılmakla işverenin feshinin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında feshe konu olayda kullanılan makinenin kullanımının ve davacının çalıştığı bölümün yasal olmadığını, denetimlerde kilitlenip çalışanların başka bölümlere sevk edildiğini, fire olmadığı zaman üretimin şurupsuz devam ettiğini, bu nedenle makinanın zarar görmesi nedeniyle uzun süre ara verildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, üretimin 2-3 saat aksadığına dair delil olmadığını beyan etmiştir. Davacı tarafından fire şekerlerin üretime dahil edilmesi nedeniyle makinenin kullanıldığı ve bu kullanımın yasal düzenlemelere uygun olmadığının iddia edilmiş olması karşısında; Mahkemece davalı işyerinde 3 kişilik bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak söz konusu makinenin kullanımının gıda maddeleri ve sağlık kuralları ile ilgili yasal düzenlemelere uygun olup olmadığının tespiti ile yasal düzenlemelere aykırı olarak kullanıldığının tespiti halinde davalı işverenin zararının olmayacağının kabul edilmesi gerektiği, yasal düzenlemelere uygun olarak kullanıldığının tespiti halinde ise davacının olaydaki kusuru, makinedeki zararın rölenin sökülmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenerek, makinenin zarar görmesinin rölenin olmamasından kaynaklandığının tespit edilmesi halinde makinenin rölesi denen parçasının takılı olup olmadığının makineyi kullanan kişi tarafından kolaylıkla fark edilip edilemeyeceği ve fark edilebilecek olması halinde makinenin rölesiz kullanılması nedeniyle oluşan zarardan diğer işçinin kusurunun olup olmadığı da belirlenip, davacının kusuru belirlendikten sonra davalının bu olay nedeni ile zararının olup olmadığı, söz konusu makinenin davacının iddiasında belirtildiği gibi sürekli kullanılıp kullanılmadığı, makinenin çalışmadığı süredeki işveren zararının tespiti ile davacının kusuru nedeniyle davacının kusur oranına isabet eden zararın davacının 30 günlük ücretini aşıp aşmadığı tespit edilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmiş olması hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.