İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili banka tarafından kredi borçlusu "... ..." firmasına diğer davalı ...'ın kefaleti ile açılan kredinin 08.05.2018 tarihinde kat edildiğini, ihtara rağmen bo…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1038 KARAR NO : 2026/1 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/03/2022 NUMARASI : 2018/717 Esas - 2022/238 Karar DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili banka tarafından kredi borçlusu "... ..." firmasına diğer davalı ...'ın kefaleti ile açılan kredinin 08.05.2018 tarihinde kat edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edildiği, davalı borçluların haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazlarının iptali ve takibin devamı ile haksız itirazdan dolayı yasa gereği % 20 icra inkâr tazminatı, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesi konularında karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirket tarafından kullanıldığı iddia edilen kredinin müvekkilinin bilgisi ve dahili olmadan hesabına aktarıldığı, bahsi geçen kredi için müvekkil şirkete imzalatılması gereken hayat sigortası evrakının dahi imzalatılmadığını, banka tarafından müvekkil hesabın yatırıldığı iddia edilen kredi miktarı, müvekkil şirketin talimatı ve bilgisi olmadan 3.kişilere aktarıldığını, müvekkilinin hesabı kontrol ederken tesadüfen öğrendiğini, işbu durumlar karşısında cezai ve tazminat sorumluluğu açısından tüm yasal haklarını saklı tuttukları gerekçesiyle hukuka ve usule aykırı davanın reddi ile takibin iptaline, davalının ağır kusurlu olması nedeniyle %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , davacı bankanın ve davalı şirketin kayıt, defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemeleri, yazı uzmanı bilirkişi kurulunun raporu içeriği, davacının bir güven kurumu olarak herhangi bir yazılı talimat verildiği noktasında davalıları bağlayan belge sunamaması, bu noktada davacı lehine ve davalılar aleyhine herhangi bir teamülün gerçekleşmemiş olması ve yine davalılar tarafından bu ödemenin yapılmasına dair davacıda güven uyandırabilecek herhangi bir eylemlerinin varlığının ispatlanamamış olması karşısında davacı bankanın tahsis olunan kredi sözleşmesine konu olan miktarı dava dışı kişiye ödemekte tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu noktada davacı lehine az da olsa bir alacak miktarı hükmedilebilmesi mümkün bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. HD 2019/4036E. 2020/2309K.sayılı ilamından hareket edilmiştir) İspat hukuku şekli hukukun içinde yer alsa da, ispat yükü maddi hukuk tarafından belirlenir(...) Delil ikamesi, bir davada tarafların kendi vakıalarının, iddialarının doğru olduğu veya karşı tarafın iddialarının doğru olmadığı hususunda ispat sonucuna ulaşabilmek ve kendi lehine karar verilmesini sağlamak amacı ile çekişmeli vakıalar ile ilgili deliller sunarak gerçekleştirdikleri bir hukuki faaliyettir. Delil ikame yükü ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde hakimin aleyhte karar verme tehlikesini ortadan kaldırmak amacı ile tarafların delil ikamesi faaliyeti ile kendi vakıa iddialarının doğruluğu veya karşı taraf iddialarının yerinde olmadığı yolunda hakimde kanaat oluşturmasıdır. (Bilge Umar, İspat Yükü Kavramı ve Bununla İlgili Bazı Kavramlar, İÜHFM, 1962, Cilt: 3, Sayfa: 792)." Buna göre davacının iddiasıyla ilgili iddiasının varlığını ispatlayacak somutlaştırılmış bir vakıa ve bu vakıayı ispatlayacak delilin mevcut olmadığı, sunulan delillerin ise davacının iddiasını ispatlamaktan uzak olduğu ve tüm delillerin ise davalılar lehine olduğu sonucuna varılmıştır. Bilindiği üzere İİK.m.67/f.2 hükmüne göre itirazın iptali davalarında davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi karşısında borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli olması halinde ise alacaklı tazminata mahkum edilir. Ne var ki somut olayda davanın reddi karşısında davacının tazminat talebinin ret olunması gerektiği gibi davacının kötü niyetli olarak takip yaptığı ispatlanamadığından davalıların tazminat talebi dahi ret olunmuştur. Yapılan açıklamalar karşısında davacının, "İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı icra dosyasına yönelik davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına yönelik olarak açmış olduğu davanın" sübut bulmadığından her iki davalı yönünden reddine, davanın reddi karşısında davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kullandırılan 26/10/2017 tarihli 1.500.000,00 TL tutarlı kredi ve aynı tarihli 1.450.000,00 TL tutarlı eft işleminin davalının imzası ve bilgisi ile gerçekleştirildiğini, olayda 26/10/2017 tarhinde faks ile 1.450.000,00 TL bedelli eft talimatı müvekkili bankaya ulaşmış ve prosedür uygulanarak telefon teyidi alınmış ve işlem gerçekleştirildiğini, mahkeme tarafından banka kayıtlarında uygulamanın nasıl yapıldığı incelenmeden ve belge üzerinde imza incelemesi yapılmadan hüküm tesis edildiğini, davalılar ile; eft talimatının çekildiği faks numarası sahibi ...firmasının ve eft ile ödemenin gönderildiği hesap sahibi ... ...'nün müvekkili bankayı zarara uğratmak kastı ile ortak hareket ettiklerini, ilgililer hakkında hukuki ve cezai sorumlulukları ile ilgili başvuruların taraflarınca yapılacağını, İstanbul 2.Ticaret Mahkemesi 2018/ 717 E 2022 / 238 K sayılı 24/03/2022 tarihli kararın duruşmalı incelenerek ve davanın kabulüne karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıdaki gerekçeler ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalıların davacı bankadan kullanılan kredi nedeniyle borçlu olup olmadıkları noktalarındadır.Davacı alacaklı tarafından davalılar hakkında, İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "Üsküdar 16. Noterliği'nin 08.05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarı, hesap özeti, GKS" nedeniyle davalılar hakkında, toplam 1.464.324,04 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatılmış, davalı borçluların itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.Davacı banka ile davalı .......Ltd. Şti. arasında 23.10.2017 tarihli 3.000.000.00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup, davalı ... işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla aynı gün ve aynı limitle imzalamıştir. Bu genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalı ......Ltd. Şti. 'ye, davacı bankaya 26.10.2017 tarihli Nakit Kredi Kullandırım Talep Formu ile 1.500.000,00 TL tutarında eşit taksitli kredinin hesabına alacak kaydedilmesi talimatı verildiği, davacı tarafından da talimat üzerine 26.10.2017 tarihinde aylık %1,53 yıllık % 18,36 faiz oranlı 1.500.000,00 TL tutarında taksitli kredi kullandırıldığı ve davalının hesabına alacak kaydedilen kredinin aynı gün 1.450.000,00 TL'lik kısmının davalı firma tarafından gönderilen EFT talimat Formu ile ...'nün hesabına EFT yolu ile gönderildiği, söz konusu kredi borcunun ödenmemesi üzerine, davacı banka tarafından, Üsküdar 16. Noterliğinin 08.05.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile hesap kat edilerek davalılara borcun 1 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiş olduğu görülmüştür.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca davalı itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi'nin 6.10. Sorumluluk maddesinde, ''Banka ilk bakışta ayırt edilmeyecek imza benzerliklerinin sonuçlarından, hile ve sahtecilik eylemlerinin sonuçlarından, Banka'nın ve Müşteri'nin bağlı olduğu genel veya özel iletişim vasıtalarının işlememesinden veya arızalanmasından, telefon, e-posta, swift, faks aracılığıyla gelen bilgi veya talimatın yetersiz olmasından, yalnış, okunaksız veya eksik iletilmiş olmasından, postada kaybolmasından, Müşteri'nin teyit olduğunu belirtmeden göndereceği teyit yazılarına istinaden yapabilecek mükerrer işlemlerden ve Banka muhabirlerinin ve üçüncü kişilerin eylemlerinden, Banka kusuru varsa sorumlu olacaktır. Banka müşterinin e-posta, teleks, telefon faks veya diğer iletişim araçları ile yapacağı bildirimler ya da vereceği emir ve talimatları ayrıca yetkili imzaları taşıyan bir yazı ile teyit edilmedikçe bunlara dayanarak işlem yapıp yapmamakta serbest olup, gerek bunlara istinaden işlemin yapılmasından yada yapılmamasında doğabilecek sonuçlardan sorumlu olmayacaktır. '' düzenlemesi bulunmaktadır.Mahkemece alınan raporda, davacı bankanın söz konusu kredi nedeniyle 12.06.2018 tarihi itibariyle 1.306.888,55 TL asıl alacak ve 68.573,62 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 1.375.462,17 TL takip alacağı olduğu tespit edilmiştir.Davalı tarafından davacıya gönderilen Ankara 16. Noterliği 30.07.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile, hesabında 1.500.000,00 TL bulunduğu, hesabını kontrol ettiğinde bahsi geçen 1.500.000,00 TL'nin kendi talimatı ve bilgisi olmadan 3. Kişilere aktarıldığını öğrendiğini, 3. şahıslara aktarılmış olan 1.500.000,00 TL'nin müvekkili şirket hesabına tekrar aktarılmasını ihtar etmiştir.Davacı ......Ltd. Şti., davacı ile aralarındaki Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davalının talimatı doğrultusunda kullandırılan 1.500.000,00 TL limitli kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle yapılan icra takibine davalıların yaptığı itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise söz konusu kredinin onaylandığını davacının bildirmediğini, krediyi hesabına aktardığı gün bilgi ve rızası olmadan EFT ile hesabındaki parayı 3. kişilere gönderdiğini, söz konusu krediyi kullanamadığını beyan etmiştir. Davacıya... numaralı fakstan gönderilen 26.10.2017 tarihli EFT Talimat Formunda, 1.450.000,00 TL'nin ... ...'nün ... Bankasındaki hesabına gönderilmesi talep edilmiştir. Davalı söz konusu talimatı kendisinin göndermediğini ve imzanın kendilerine ait olmadığını beyan etmiş olması nedeniyle Mahkemece yapılan imza incelemesinde, belge aslı olmadığından incelemenin yapılamadığı bildirilmiş olup, davacı banka 13.04.2021 tarihli yazı cevabında EFT'ye ilişkin talimatın aslının şubelerine faks ile geldiğini ve ilgili işlemi faksla gelen talimata istinaden yapıldığını, talimatın aslının mevcut olmadığını beyan etmiştir.... dan gelen yazı cevabında söz konusu faks numarasının ... A.Ş. İzmit Şubesine ait olduğu bildirilmiş, davacı vekili de duruşmadaki beyanında, '' ...un verdiği cevapta faksın çekildiği kurumun ... A.Ş İzmit Şubesi olarak gözükmektedir, aslında faksın gönderildiği şube belirtilmiştir, faksın gönderen ... ...A.Ş adına kayıtlı ... nolu fakstan gelmiştir, '' şeklinde beyanda bulunmuştur.Somut olayda, davalının talimatı ile söz konusu kredinin kullanıldığı, kredi tutarının asıl borçlunun hesabına geçirildiği sabit olup, uyuşmazlık söz konusu kredi tutarının asıl borçlunun rızası dışında 3.kişinin hesabına geçirilip geçirilmediği hususundadır. Her iki tarafta tacir olup tüm işlemlerinde basiretli davranmakla yükümlüdürler. Davacı banka ıslak imzalı talimat veya bir vekaletname olmadan fotokopi faks talimatlara istinaden, kredi tutarının davalı şirketin hesabına aktardığı gün, söz konusu faksa göre hesaptaki parayı 3. kişi ... ...'nün hesabına talimat ile eft ile göndermiştir. Davacı bankanın, fotokopi ve faks talimatlarla söz konusu işlemleri gerçekleştirse bile, söz konusu işlemelere ilişkin asıl hesap sahiplerine ulaşarak yapılan işlemlerle ilgili teyit alması gerekmesine rağmen bu hususu ihmal ettiği, ek olarak bankacılık teamülü haline gelmiş bulunan faks talimatı aslını ilgili hesap sahibinden istemekle yükümlü olduğu, talimat aslının gönderilmemesi halinde de benzer ve müteakip işlemleri yapmaması gerektiğinden söz konusu olayda davacı bankanın kusurlu olduğu sabittir. Kaldı ki evrak aslı elinde olmadığından mahkemece imza incelemesi de yapılamamış olup davacı, davalının hesabındaki parayı kendi kusuru, davalının bilgi ve rızası olmadan 3. kişiye aktardığı, davalının hesabındaki parayı iade etmesi için bankaya ihtarname göndermesine rağmen iade etmediği, davacının eft talimat aslını ve teyit aldığına ilişkin belge asıllarını sunmadığı, bu uygulamanın aksine göre bir teamülün olmadığını ve davacının talimatı ile söz konusu eft'yi yaptığını ispartlayamadığı, davalı söz konusu kredi tutarını kullanamadığı gibi dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre hesaplanan kredi borcundan daha fazlasının hesabından 3. kişiye eft yapıldığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/01/2026