7. Hukuk Dairesi 2024/186 E. , 2024/1513 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/214 E., 2023/31 K. KARAR : Esastan ret Taraflar arasında muhdesat aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın ... yönünden husumetten reddine, diğer davalılar yönünden esastan reddine karar verilmi…
**7. Hukuk Dairesi 2024/186 E. , 2024/1513 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/214 E., 2023/31 K. KARAR : Esastan ret Taraflar arasında muhdesat aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın ... yönünden husumetten reddine, diğer davalılar yönünden esastan reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkiline ait taşınmazın karşısında bulunan taşınmazın yaklaşık 35 yıl önce vekil edenine devredildiğini, vekil edeni tarafından ıslah edilerek meyve ağaçları dikildiğini ancak idare tarafından başlatılan yol çalışmaları nedeniyle kamulaştırma kapsamında kaldığını ileri sürerek yaklaşık 1.000 metrekare taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davacıya ait olan 1699 parsel hakkında kamulaştırmasız el atma davasının mevcut olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne ve fen bilirkişinin 28.11.2014 tarihli raporunda A harfi ile gösterilen 903,85 metrekarelik alan ile B harfi ile gösterilen 439,63 metrekarelik alanda bulunan nitelik ve adedi belirtilen ağaçların davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…mahallinde yapılan keşif sonucunda keşfe katılan fen bilirkişi tarafından tanzim edilen 28.11.2014 tarihli raporda; dava konusu, tespitine karar verilmesi istenen ağaçların A ve B harfleri ile gösterilen alanda, mevcut karayolunda ve kamulaştırma planı içerisinde kaldığının belirtildiği, dava konusu muhdesatların bulunduğu alanda ...'ne ait tapu bulunmadığı gibi, davanın açılmasına sebep olacak bir eylemde de bulunmadığı, dolayısıyla taraf sıfatının olmadığı, ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esası hakkında karar verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. 3. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, dahili davalılar ... ve Maliye Hazinesi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 8.Hukuk Dairesince: “…Erzurum Büyükşehir Belediyesinin davaya dahil edilmesi, dahili davalılar hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi…” gerektiğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile davacının davaya konu taşınmaz üzerine çeşitli tür ve sayıda yıllar önce ağaç diktiği sabit ise de; tanık beyanlarından davacı tarafından ağaç dikilmeden önce de taşınmaz üzerinde sayısı net olarak bilinmeyen birtakım ağaçların olduğunun anlaşıldığı, davacının hangi ağaçları diktiğini ayrıntılı olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle diğer davalılar yönünden esastan, davaya konu yerde davalı ... yönünden pasif husumetten davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanık beyanlarının müvekkilinin lehine olduğunu, Mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verildiğini, davanın kısmen kabulüne dahi karar verilmemiş olmasının hatalı olduğunu savunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m).22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, birarazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklindedikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. 2. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespitdavası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.) 3. Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir. 3. Değerlendirme 1. Bilindiği üzere, adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı HMK'nin 334 ila 340 ıncı maddelerinde düzenlenmiş olup, 336/3 üncü maddesinde adli yardım talebinin kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtaya da yapılabileceği belirtilmiş, 337/1 inci maddesinde de duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebileceği hükme bağlanmıştır. Dairece yapılan geri çevirme işlemi sonrasında, temyiz eden davacının temyiz harç ve giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varıldığı, başka bir deyişle HMK'nin 334/1 inci maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği anlaşıldığından davacının adli yardım talebinin kabulüne, 2. Mahkemece dosya kapsamında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre talebe konu muhdesatı oluşturan ağaçların davacı tarafından meydana getirildiği ve bakımlarının yapıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, bu sebeple hüküm bozulmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin adli yardım talebinin kabulüne, 2. No.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.03.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.