T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1106 KARAR NO : 2025/1881 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/12/2021 NUMARASI : 2020/6 E. - 2021/941 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısme…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1106 KARAR NO : 2025/1881 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/12/2021 NUMARASI : 2020/6 E. - 2021/941 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... AŞ ile davalı ... Kablo Sanayi Anonim Şirketi arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalı ... tarafından işbu sözleşmenin müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçlu şirket tarafından kredi borcunun zamanında geri ödenmemesi sebebiyle kredi hesaplarının kat edildiğini ve davalılara Üsküdar 16. Noterliğinin 11.09.2019 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, bu sebeple davalı borçlu şirket ve davalı kefil ile diğer kefiller hakkında İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, savunmasında özetle; müvekkillerine çekilen kat ihtarnamesinin yasal koşulları taşımadığını, ihtarnamede kefil durumundaki müvekkilinin sorumlu olduğu kefalet miktar ve tutarlarının belirsiz olduğunu, takipte talep edilen faiz oranlarının da fahiş ve sözleşmeye aykırı olduğunu, ihtarnamenin müvekkillerinin borçlu olarak kabul edilmesine dayanak alınmasının, temerrüt ihtarı olarak görülmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen 15.01.2019 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalılardan alacaklı olduğu miktar, alacağın muaccel olup olmadığı, asıl borçlu ve kefil tarafından kısmı ödeme yapılıp yapılmadığı, takip tarihi itibariyle davacının alacak miktarı ve alacağa yürütülecek temerrüt faizi oranı konularından ibarettir. Davacı tarafından , davalılar aleyhine İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile 1.028.974,23 TL asıl alacak, 7.611,59 TL işlemiş faiz için genel haciz yoluyla takip başlatıldığı, davalılar tarafından takibe süresinde itiraz edildiği ve yine süresinde iş bu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır.Davacı bankanın Avcılar Şubesi ile davalı asıl borçlu ... Kablo Sanayi Anonim Şirketi arasında 15.01.2019 tarihli 4.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, diğer davalının anılan sözleşmeyi 4.000.000,00 TL limitle müteselsil kefil olarak imzaladığı, davalı asıl borçluya 21.09.2017 tarihinde 500.000 USD tutarlı taksitli döviz kredisi kullandırıldığı, borcun ödenmemesi sebebiyle asıl borçluya ait hesapların katedildiği, davalılara Üsküdar 16. Noterliğinin 11.09.2019 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiği, ihtarnamenin davalılara 13.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların kat tarihi itibariyle doğmuş toplam 180.186,71 USD'lik borcu ödemedikleri verilen 1 günlük mehil sonrası davalıların 16.09.2019 itibariyle temerrüde düştükleri, davacının temerrüt tarihi itibariyle davalılardan 180.360,07 USD (1.025.383,07 TL) alacaklı olduğu, alacağın kefalet limiti sınırları içinde kaldığı, genel kredi sözleşmesinin 2.7.2. maddesi kapsamında davacı bankanın asıl alacağa %90 temerrüt faizi talep edebileceği, ancak takip talebinde %30 temerrüt faizi talep edildiği hususları denetime elverişli 03.12.2020 ve 05.04.2021 tarihli bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamından anlaşılmakla takip tarihi itibari ile davacının davalılardan 1.028.974,23 TL'si asıl alacak olmak üzere 1.030.004,19 TL talep edebileceği dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne , mükerrer tahsil oluşturmamak kaydıyla davalıların İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının 1.028.974,23 TL asıl alacak ve 1.029,96 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibe asıl alacağa takip tarihinden itibaren %30 temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi yürütülmek suretiyle devamına, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 206.000,83 TL inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine fazla talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçesiyle, davanın kısmen kabülü ile mükerrer tahsil oluşturmamak kaydıyla, davalıların İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının 1.028.974,23 TL asıl alacak ve 1.029,96 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibe asıl alacağa takip tarihinden itibaren %30 temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan 206.000,83 TL inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın kabul edilen kısmına bir itirazları olmamakla birlikte talebin reddedilen kısmına karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, ihtarnamedeki alacak toplamının 180.186,71 USD olduğunu, borçlular aleyhine 180.186,71 USD'nin fiili ödeme günü olan 20.09.2019 tarihinde T.C Merkez Bankası efektif satış kuru (1 USD=5.7106 TL) üzerinden hesaplama yapılarak 1.036.585,82 TL üzerinden takip başlatıldığını, temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında, alacağın Türk Lirası karşılığı üzerinden faiz işletildiğini, bilirkişinin ise temerrüt faizini alacağın dolar karşılığı üzerinden hesapladığını, sonuç olarak talepleri ile hesaplama arasında fahiş fark meydana geldiğini, temerrüt faizinin bilirkişi tarafından %30 olarak tespit edildiğini, ancak hesaplama yapılırken bu oranın %9 olarak dikkate alındığını, tespit ile hesaplama arasındaki çelişkiye itiraz etmiş olmalarına rağmen mahkemece verilen kararda %9 faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edildiğini, bu durumun davacının haklarına halel getirdiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan nakdî kredi alacağının davalı asıl borçlu ve davalı müteselsil kefilden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan İstanbul 28.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 1.028.974,23 TL asıl alacak, 7.611,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.036.585,82 TL alacak yönünden 23.09.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak GKS, ihtarnamenin gösterildiği, ödeme emrinin davalılara 25.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar tarafından 30.09.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. TBK'nın 583/1.maddesine göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.Somut olayda davacı, genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu şirket ile müteselsil kefil aleyhine başlattığı icra takibine itiraz edilmesi üzerine eldeki davayı açmış olup dosya kapsamına göre, davacı ile davalı asıl borçlu şirket arasında 15.01.2019 tarihinde 4.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı gerçek kişinin bu sözleşmeyi aynı limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, sözleşmenin el yazısıyla, miktar belirtilerek imzalandığı, buna göre TBK'nın 583/1 maddesine göre davalı gerçek kişinin müteselsil kefaletinin geçerli olduğu görülmektedir. Davacı banka sözleşme kapsamında kullandırılan kredi geri ödemelerinin yapılmaması üzerine 11.09.2019 tarihinde hesabı kat ederek davalılara Üsküdar 16.Noterliğinin 11.09.2019 tarihli ve ... yevmiye sayılı kat ihtarnamesini göndermiş, kat ihtarnamesinde 180.186,71 USD alacağın ödemesini talep etmiş, kat ihtarnamesi davalılara 13.09.2019 tarihinde tebliğ edilmiş, davalılar 16.09.2019 tarihinde temerrüte düşmüştür. Mahkemece, 03.12.2020 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar sadece davacı vekilince istinaf edilmiş olup istinaf incelemesi de bu kapsamda yapılmıştır.Davacı veklince, mahkemece hükme esas alınan 03.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın hatalı olduğu, temerrüt faizinin, alacağın dolar karşılığı üzerinden hesaplanmasının ve temerrüt faizinin bilirkişi tarafından %30 olarak tespit edilmesine rağmen hesaplamanın %9 olarak dikkate alınmasının hatalı olduğu belirtilerek reddilen kısmın da kabulüne kararverilmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. GKS'nin 2.7.2 maddesine göre, davacı bankanın kredi tutarını yabancı para cinsinden belirlediği hallerde, bu krediden kaynaklanan alacağını dilerse takip ve dava tarihinde TCBM'nin efektif satış kuru üzerinden hesaplanmış TL karşılığını talebe yetkili olduğu, bu durumda krediden kaynaklanan banka alacağına muacceliyet takip ve dava tarihinden bankaya ödendiği tarihe kadar geçecek süre için borcun Türk Lirasına çevrildiği tarihte aynı tür krediler ve hesaplar için Bankanın TCMB'na bildirmiş olduğu Türk Lirası kısa, orta ve uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanın %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi uygulanacaktır. Bilirkişi raporunda davacının bildirdiği ihracaat kredi oranı %60 olduğu, bunun %50'si fazlası olmak üzere %90 faiz talep edebileceği, ancak davacının %30 oranında temerrüt faizi talep ettiği tespit edilmiştir. Anılan madde uyarınca davacı tarafından yabancı para türündeki alacak takip tarihi itibariyle TL karşılığı takip talebinde bulunulmuştur. Ancak kat ihtarında davacı taraf USD cinsinden, yani yabancı para türünden talepte bulunmuştur. Bu durumda bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken temerrüt tarihinden takip tarihine kadar kat iharında belirtilen USD alacağına yıllık %6 USD cinsinden ( her ne kadar davacı vekili %9 olarak belirtse de bilirkişi raporunda %6 oranının uygulandığı görülmektedir) faiz işletilerek hesaplama yapılması ve mahkemece buna göre belirlenen işlemiş faiz bedeline hükmedilmesi yerinde olup aksi yöndeki istinaf sebepleri ve istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 27.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi. KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.