İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 Taraflar arasındaki Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı ... davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...Şti. nin takip konusu çeki…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1816 KARAR NO:2026/205 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:13/09/2022 NUMARASI:2017/108 Esas - 2022/533 Karar DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 Taraflar arasındaki Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı ... davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...Şti. nin takip konusu çeki bayilik ilişkisinde olduğu Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarından olan ...-... markası gibi pek çok ünlü markanın sahibi olan ... Holding’in grup şirketlerinden biri olan ... A.Ş.’ye keşide ettiğini, takip konusu çekin ve diğer 400’e yakın toplam bedeli yaklaşık 20 Milyon TL olan çeklerin ... A.Ş. elinde iken 12.10 2013 tarihinde organize bir çete tarafından çalındığını, bu olayla ilgili Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2013/18308 numarası ile geniş çaplı bir soruşturma yapıldığını ve dava açıldığını, soruşturma dosyası incelendiğinde bazı faktoring şirketlerinin dosya kapsamında olduğu, hatta faktoring şirketleri nezdinde pek çok çeke el konulduğunun görüleceğini, ... A.Ş. tarafından söz konusu çekler ile ilgili çeklerin çalındığından bahisle ödenmemesi için tedbir talepli olarak Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesine 2013/550 esas sayı ile çeklerin iptaline yönelik dava açıldığını, söz konusu davada tedbir talebi kabul edilerek 18.03.2014 tarihli kesinleşme kararı ile çeklerin iptal edildiğini, çek keşidecisi davacının diğer davacı ... A.Ş. ile aralarındaki süregelen ticari ilişki ve kanun hükümlerine uygun olarak yeni bir senet düzenlenmesini ve ödemeyi konu alan protokol yaptığını ve protokol çerçevesinde iyiniyetli olarak yani hile veya ağır kusuru olmadan yeni çekler keşide ettiğini ve borcunu ödediğini, icra takibi konusu ödeme emrini de yerine getirdiğinde davacı firmaların haksız yere mükerrer ödeme ile karşı karşıya kalacaklarını, diğer taraftan Çekin arkasında bulunan ... A.Ş. imza ve kaşesinin sahte olduğunu, diğer imza ve kaşelerin sahte olduğu, o şirketlerin bu çekten dahi haberdar olmadığı kanaatinde olduğunu, dolayısı ile ciro silsilesinin kopuk olduğunu, çeklerin 12.10.2013 tarihinde çalındığını, bu tarihin kurban bayramı tatilinin başlangıcı olan Cuma gününe denk geldiğini, tatilin bitim tarihi olan 21.10.2013 tarihinde ... A.Ş. tarafından çeklerin iptali için başvuru yapıldığını, aynı gün verilen tedbir kararlarının ertesi gün olan 22.10.2013 tarihinde bankalara iletildiğini, davalı bankanın iptal kararının kaldırılması ile ilgili davayı 07.04.2015 tarihinde yani 22.10.2013 tarihinde açılıp 25.02.2014 tarihinde karara çıkan ve kesinleşen iptal davasından yaklaşık 14 ay sonra açtığını, TTK 558/2 gereği çek keşidecisi olan keşideci davacının iptal kararını ibraz eden ana tedarikçisine protokol ile yeni çek teslim edip ödemekle borcundan kurtulmuş sayılması gerektiğini, davalı bankanın elinde Merkez bankası kontrol ekranları dahil tüm incelemeyi yapabileceği imkanlara sahip olduğunu ve durumdan haberdar olmasının kaçınılmaz olduğunu, bu nedenle kötüniyetli-ağır ihmalli olan davalının çek miktarının %20 dan az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, kambiyo takibine girişen davalının iş bu çek ile ilgili takibinin tensip ile birlikte durdurulmasına karar verilmesini, yapılacak yargılama neticesinde İstanbul 7 . İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasında takibin bu iki davacı açısından iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ... Bank A.Ş. ... Şubesi'ne ait 31/01/2014 keşide tarihli 61.000,00-TL bedelli ... Seri No'lu çek hakkında Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25/02/2014 tarihli 2013/550 E. 2014/96 K. Sayılı İlamı ile iptal kararı verildiğini, davalı banka tarafından çek hakkında iptal kararı verildiğinin kredi borçlusu dava dışı .... Şti. firması hakkında yasal takip işlemlerine başlandığı zaman farkedildiğini, davalının çek hakkında iptal kararını davacının dilekçesinde iddia ettiği gibi öğrenmesine rağmen kötüniyetli olarak çeki tahsil edilmek üzere devralmasının söz konusu olmadığını, çek hakkında açılan iptal davası kesinleştiğinden taraflarınca Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/588 E. 2016/556 K. sayılı dosyasından çek hakkında iptal kararının kaldırılması talepli dava açıldığını, mahkemece 29/11/2016 tarihinde davalarının kabulü ile dava konusu çekin de arasında olduğu 4 adet çek hakkında verilen iptal kararının kaldırılmasına karar verildiğini, akabinde 27/03/2015 tarihinde davalı bankanın icra takibi işlemlerine başladığını, davacı ile dava dışı kişilerin arasındaki hukuki ihtilafların davalı bankayı bağlamadığını, cirosu ve teslimi yolu ile çekteki hakkı iktisap eden takip alacaklısı davalı banka yetkili hamil olup, bu çeke dayanarak takip yapmasında usule ve yasaya aykırılık bulunmadığını, çek ile ilgili olarak davalı bankanın iyiniyetli hamil durumunda olduğunu, davacı ... A.Ş. Şirketinin ... Holding firmasının iştiraki olduğunu, şirket üzerine KHK kapsamında TMSF bünyesinde kayyum atandığını, TMSF'ye mahkemenizce müzekkere yazılarak bildirimde bulunulmasını ve dava açma tasarrufunda kayyumun izninin olup olmadığının sorulmasını talep ettiklerini beyan ile davanın reddinin gerektiğini savunmuş, % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Davacılardan ... Şti. Nin davası 10/11/2020 tarihli celsede takip edilmemekle HMK 150 maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmış, 17/011/2020 tarihinde talep üzerine yenilenerek yargılamaya devam olunmuş, 19/04/2022 tarihli duruşmada davacı ... Şti. vekili veya temsilcisi hazır bulunmamış, mazeret de bildirmemiş olduğundan ve dava basit usule tabi olduğundan, taraflarca ikinci kez takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. Davacı ... A.Ş nce, davalı tarafın icra takibine konu ettiği çek üzerindeki imzanın şirket temsilcilerine ait olmadığı, şirket adına atılan imzanın sahte olduğu iddia edilmiştir. Mahkememizce konusunda uzman grafolog bilirkişiler vasıtası ile yaptırılan inceleme neticesinde çek üzerinde davacı şirket adına atılı imzaların davacı şirket yasal temsilcilerinin eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden ve davalı tarafça her ne kadar iyi niyetli hamil olunduğu savunulmuş ise de davacı tarafın ileri sürdüğü sahte imza defii herkese karşı ileri sürülebilecek ve herhalde korunacak mutlak defilerden olmakla, davacının davalı tarafça İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında takibe konu edilen ... Bank A.Ş. ...Şubesi'ne ait, 3101 2014 keşide tarihli, ... seri nolu, 61.000- TL bedelli çekten ötürü davalıya borçlu olmadığı kanaatine varılmış ve davacının davasının KABULÜNE, davacı adına atılı çekteki imzanın sahte olduğunu bilmesinin davalı taraftan beklenemeyeceğinden, davalının davacı aleyhinde çekten ötürü icra takibine geçmekte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı isteminin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı ...Şti. yetkilisi ... ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı ...Şti. Yetkilisi ... istinaf dilekçesinde özetle; davacı ...Şti.'nin en büyük hissedarı olduğunu, huzurdaki davanın şirket temsil yetkisinin elinden alındığını ve Kayyım atandığı dönemde bilgisi dışında iş bu davanın açıldığını, kayyım olarak tayin edilen kişilerin şirketi temsilen açmış oldukları iş bu davadan 09.11.2021 tarihinde haberdar olduğunu, duruşmaya şahsen katıldığını, ancak şirket temsil yetkisinin kendisine verilmediğini, halen dahi verilmediğini, ...2. Noterliğinden şirketi temsil yetkisi talep ettiğini, iş bu noterlik şirket temsil yetkisinin olmadığını, şirketi temsil yetkisinin iadesi için işlemlerin devam ettiğinin tarafına bildirildiğini, şirket temsil yetkisinin Noterler birliği tarafından verilmediğini, yetkinin verilmesine kadar duruşmanın ertelenmesini talep ettiğini, mahkemenin davacı şirketin temsil yetkisi sonuçlanmadan ve bu konunun bekletici mesele yapılmasının dilekçe ile talep etmesine rağmen, davanın sonuçlandırılmasına ve sahibi ve eski yetkilisi olduğu şirketin açmış olduğu davanın açılmamış sayılmasına kararı verildiğini, kararın bu yönü ile haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen davanın açılmamış sayılmasına kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun tarafsız, bilimsel veriler ve dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli bulunduğu belirtilmiş ise de Adli Tıp Kurumundan alınmayan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ATK raporu alınmaksızın kurulan hükmün eksik inceleme ve değerlendirmeler içerdiğini, dava konusu çek hakkında Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 25/02/2014 tarihli 2013/550 E. 2014/96 K. sayılı ilamı ile iptal kararı verildiğini, davalı banka tarafından çek hakkında iptal kararı verildiği kredi borçlusu dava dışı .... Şti. firması hakkında yasal takip işlemlerine başlandığı zaman farkedildiğini, davalı bankanın çek hakkında iptal kararının davacının dilekçesinde iddia ettiği gibi öğrenmesine rağmen kötüniyetli olarak çeki tahsil edilmek üzere devralmasının söz konusu olamayacağını, davalı banka tarafından Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/588 E. 2016/556 K. Sayılı dosyasından çek hakkında iptal kararının kaldırılması talepli dava açıldığını, mahkemenin 29/11/2016 tarihli kararında “Vakıflar Bankasının ibraz süresi gelmeyen çekleri bankaya ibraz ile Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği tedbir kararını görme imkanının bulunmadığı, ibraz tarihleri gelen dava konusu 4 adet çek ile ilgili verilen tedbirin ve mahkeme kararının öğrenilmesi ile bu davanın açıldığı, üçüncü kişi konumunda olan davacının, çeklerin çalıntı olduğunu bile bile alıp, bu çekleri işleme tabi tuttuğuna ilişkin çek keşidecisi şirket tarafından dosyaya bilgi ve belge sunulmadığı anlaşılmakla”gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiğini, dava konusu çekin de arasında olduğu 4 adet çek hakkında verilen iptal kararının kaldırılmasına karar verildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2017/1126 E. 2018/672 K. Sayılı ilamı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/3224 E. 2019/4425 K. Sayılı ilamlarından "davalı bankanın meşru-yetkili hamil olma durumunun tescillendiğinin görüleceğini, davacının huzurda açmış olduğu davanın da Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararıyla temelli çöktüğünü, dolayısıyla Yerel Mahkeme kararının eksik inceleme neticesinde verildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava; İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ... dosyası ile takibine konu edilen çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince: davacı ... .... Ltd. Şti. yönünden açılmamış sayılmasına, davacı ...(eski Ünvanı:... ... A.Ş.) 'nin davasının kabulü ile İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takibe konu keşidecisi ... Şti olan, ... Bank A.Ş ... Şubesinden verilme, 31/01/2014 keşide tarihli, 61.000 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı isteminin reddine," karar verilmiş, karara karşı davalı vekili ile davacı ... .... Şti. Eski yetkilisince istinaf isteminde bulunulmuştur. İstinafa konu uyuşmazlık temelde dosyaya kazandırılan dava konusu çek üzerindeki imza incelemesine dair raporun hüküm kurmaya yeterli olup olmadığı ve davacı ... .... Ltd. Şti.hakkında verilen davanın açılmamış sayılmasına dair kararın usulüne uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Davalı tarafça davacılar ve bir kısım başka cirantalar hakkında ... Bank A.Ş. ... Şubesi'ne ait 31/01/2014 keşide tarihli 61.000,00-TL bedelli ... Seri No'lu çek takibe dayanak gösterilerek kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Takibe konu çekin davacı ... .... Ltd. Şti. Tarafından diğer davacı ... ... A.Ş. Lehtar gösterilerek keşide edilip bu davacıya teslim edildiği, bu davacının iş yerinde meydana gelen hırsızlıkta bu çekle beraber 400 'ün üzerinde çekin çalındığı, davacı ... ... A.Ş.tarafından çeklerin iptaline yönelik Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/550 E. Sayılı dosyası ile zayi nedeniyle çek iptali davası açıldığı, mahkemece 21/10/2013 tarihli tensip zaptı ile çeklerin ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, bilehare 2014/96 K sayılı ilamı ile dava konusu çek ve başkaca çekler hakkında 25/02/2014 tarihinde iptal kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bahsi geçen davaya davalı ...bank'ın müdahil olmadığı anlaşılmaktadır. Yine dava dilekçesine ek sunulan davacı ... .... Ltd. Şti. İle diğer davacı ... ... A.Ş. Arasında 28/11/2013 tarihinde düzenlenen protokol ile çek iptaline ilişkin davadan bahsedilerek dava konusu çekin yerine aynı keşide tarihini taşıyan aynı bankanın ... no'lu 61.000,00 TL bedelli çekin düzenlenerek teslim edildiği anlaşılmaktadır. Davalı ... Bankasınca Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/588 esas sayılı dosyası ile elinde bulunan dava konusu çek ve bunun dışında başkaca çekler hakkında Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen iptal kararının kaldırılması için dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda dava konusu çek hakkında Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/550 esas 2014/96 karar sayılı ilamı ile verilen iptal kararının hükümden kaldırılmasına karar verildiği, kararın istinafı üzerine İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin 2017/1126 esas 2018/672 karar sayılı ilamı ile istinaf isteminin reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. HD.'nin 2018/3224 esas 2019/4425 K sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır.Bahsi geçen çek incelendiğinde ... Bank A.Ş. ...Şubesi'ne ait, 31.01.2014 keşide tarihli, ... seri nolu, 61.000,00 TL bedelli keşidecisi ...Şti., lehtarı ve ilk cirantasının ... ... A.Ş., sırasıyla ..., ... ve ... Gıda kaşelerinin üstüste basılmış olduğu, bundan sonra .... Şti. .... Şti. Ve ... Bankası cirolarını taşıdığı, çekin üzerinde Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/550 esas sayılı dosyasından konulan ihtiyati tedbir şerhinin bulunduğu görülmektedir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, eş söyleyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nun 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s.370 ilâ 372).Senede dayalı borç ilişkilerinde ise menfi tespit davalarındaki genel kuralın aksine ispat yükü senet borçlusundadır.Dosyaya kazandırılan hüküm kurmaya yeterli bilimsel veriler içeren ve 3 kişilik uzman heyetçe düzenlenen rapor ile çek üzerinde davacı ... ... A.Ş. Yetkililerine atfen atılan imzaların davacı şirket yetkilileri eli ürünü olmadığı rapor edilmiştir. Rapor denetime elverişli bilimsel verilere uygun bulunmuştur. Çek üzerinde imzası bulunmayan davacı lehtar cirantanın dava konusu çekten dolayı sorumlu olmadığı anlaşılmakla mahkemece bu davacı yönünden verilen kabul kararında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf istemleri yerinde görülmemiştir. avacı ... .... Ltd. Şti. Adına davanın Av. ... ve Av. ...'ya verilen vekaletname ile 02/02/2017 tarihinde açıldığı, bahsi geçen vekiller tarafından Av. ...'un ve başkaca vekillerin yetkilendirildiğine ilişkin yetki belgesinin dosyaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır. Davacı şirketin yetkilisi olduğunu beyan eden ... tarafından 24/01/2022 tarihinde dosyaya sunulan dilekçe ile Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından konulan tedbir dolayısıyla Türkiye Noterler Birliği tarafından konulan yetkisizlik dolayısıyla bu şerhler kaldırılıncaya kadar duruşmaların ertelenmesini talep ettiği ve duruşmalara katılamayacağına dair bilgi verdiği, dilekçesinin ekine davacı şirketin 19 Temmuz 2011 tarihli ...Noterliğince düzenlenmiş, şirketin temsilcisi olduğuna dair imza sirkülerini sunduğu görülmektedir. İlk derece mahkemesince 16/06/2020 tarihli duruşmada "davacılardan... Ltd. Şti'nin duruşmada mazeretsiz olarak hazır bulunmaması nedeniyle davayı takip edip etmediğine yönelik davalı tarafa davetiye çıkarılmasına karar verildiği, 10/11/2020 tarihli oturumda 1 no'lu ara karar ile davacı ... ... Şti yönünden davanın 10/11/2020 günü itibari ile HMK 150 maddesi gereği yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, Av. ... tarafından mahkemeye davanın kendileri tarafından takip edildiğine dair beyanda bulunularak dosyanın yenilenmesinin talep edildiği, mahkemece de 17/11/2020 tarihinde bu yönde ara karar oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Bilahare Av. ... tarafından dosyaya sunulan 07/09/2021 tarihli dilekçe ile kendisinin ve beraber çalıştığı arkadaşlarının vekalet sözleşmesinin sona erdiğinden bahisle ...'ın vekilliğinden çekildiğine dair dilekçe sunduğu, Av. ... tarafından ... (eski Ünvan: ... ... A.Ş) şirketine ait vekaletname ile birlikte Av. ... ... ve başka avukatlara yetki veren belgenin dosyaya sunulduğu, bu haliyle Şentürkler .... Şti adına dosyada vekaleti bulunan Av. ... ve Av. ...'nın vekaletten azledildiğine ya da bu davacı yönünden davadan çekildiklerine yönelik herhangi bir beyanın dosyada bulunmadığı vekil bulunan dosyada tüm tebligatların vekile yapılması gerektiği, ilk derece mahkemesince de mazeretsiz olarak duruşmaya katılım olmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı ... .... Şti 'ne ...Sulh Ceza Hakimliğinin 09/02/2017 tarihli kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun kayyum olarak atandığı, bilahare şirketin yönetim kurulu oluşturularak ..., ... ve ...'ün yönetim kurulunu oluşturduğu, bilahare ...'nın aksi kararlaştırılıncaya kadar münferiden temsile yetkili olarak müdür olarak atandığı, ...'in önceki görevinin sona erdiği, bilahare ...'in yönetim görevinin sona ererek ...'nun atanmasına karar verildiği, kararı istinaf eden ...'ün şirketi temsil yetkisinin güncel mevzuat gereği bulunmadığı anlaşılmaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine, ...'ün istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı ... .... Şti adına istinaf dilekçesi veren ...'ün şirketi temsil yetkisi bulunmadığından istinaf dilekçesinin reddine, 3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1,021,55 TL harcın, alınması gerekli olan 4.166,91 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.145,36 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-... tarafından yatırılan başvuru harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,10-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, 6-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.