12. Hukuk Dairesi 2015/4768 E. , 2015/15439 K. "" MAHKEMESİ : ... İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu ... hakkında…
**12. Hukuk Dairesi 2015/4768 E. , 2015/15439 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu ... hakkında başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusunda; 10.000,00 TL üzerindeki miktarda şirketin borçlandırılabilmesi için birlikte imza şartı getirildiğini, 450.000,00 TL tutarındaki takip konusu çekte ise yalnızca ortaklardan ...’na ait tek bir imza bulunduğunu ve şirketin diğer ortağı olan müvekkili ...’un çek üzerinde imzasının bulunmadığını beyanla müvekkili şirketin bu çekten dolayı borçlu olmadığını ileri sürerek imzaya ve borca itiraz ettiği, mahkemece, ...’un isteminin aktif husumet nedeni ile reddine, borçlu şirketin borca itirazının ise kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. Takip ve senet tanzim tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan ve 6102 Sayılı TTK’nun 629. maddesi göndermesi ile Limited Şirketlerde de uygulanması gereken aynı kanunun temsil yetkisinin kapsamı ve sınırları başlıklı 371.maddesinin (1.) bendi (mülga 6762 Sayılı kanunun 542. Maddesi göndermesi ile aynı kanunun 321. Maddesi) uyarınca; temsile yetkili olanların şirketin amacına ve işletme konusuna giren her tür işleri ve hukuki işlemleri, şirket adına yapabileceği ve bunun için şirket unvanını kullanabileceği, kanuna ve esas sözleşmeye aykırı işlemler dolayısıyla şirketin rücû hakkının saklı olduğu belirtilmiştir. Aynı maddenin (3.) bendinde temsil yetkisinin sınırlandırılmasının, iyiniyet sahibi üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmeyeceği; ancak, temsil yetkisinin sadece merkezin veya bir şubenin işlerine özgülendiğine veya birlikte kullanılmasına ilişkin tescil ve ilan edilen sınırlamalar geçerli olacağı düzenlemesine yer verilmiş ve nihayet bu maddenin (4.) bendinde de temsile yetkili kişiler tarafından yapılan işlemin esas sözleşmeye veya genel kurul kararına aykırı olmasının, iyiniyet sahibi üçüncü kişilerin o işlemden dolayı şirkete başvurmalarına engel olmayacağı hükme bağlanmıştır.