11. Hukuk Dairesi 2014/1854 E. , 2014/8772 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/09/2013 tarih ve 2013/406-2013/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 18,563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken …
**11. Hukuk Dairesi 2014/1854 E. , 2014/8772 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/09/2013 tarih ve 2013/406-2013/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 18,563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkili Burak ile davalı arasında 19.03.2003 tarihli bir sözleşme imzalanıp 11 adet çek verildiğini, sözleşmenin 5 nci maddesi uyarınca davalının 36 ay boyunca herhangi bir nedenle işten ayrılması halinde, ayrıldığı tarihten sonraki aylık alacak taleplerinden vazgeçmiş sayılacağını, davalının sözleşme tarihinden bir ay sonra hiçbir neden göstermeksizin işten ayrıldığını, çeklerin davalıda kaldığını, en yakın tarihli çekin 06.10.2004 tarihli (8.800.000.000) TL bedelli olduğunu ileri sürerek, şimdilik anılan çek nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı şirketin sözleşmenin tarafı olmadığını, dava konusu çeklerin ise müvekkiline ait davacı şirket hisselerinin devir bedeli olarak alındığını ve devir işleminin tamamlandığını, müvekkilinin davacı şirkette aylarca çalıştığı halde ücret vs. haklarını alamadığı gibi ... primlerinin de yatırılmadığını savunarak, davanın reddini istemiş ve % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi ile davalının çalışma hürriyetinin sınırlandırılmadığı, sadece hisse devir bedelinin ödenmesinin davalının 36 aylık süre boyunca şirkette çalışması koşuluna bağlandığını, böyle bir sözleşmenin BK'nın 19 ve 20. maddelerine göre geçersiz olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.