T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/1276 - Karar No:2025/1222 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1276 KARAR NO : 2025/1222 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2023 NUMARASI : 2020/270 E-2023/461 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/1276 - Karar No:2025/1222 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1276 KARAR NO : 2025/1222 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2023 NUMARASI : 2020/270 E-2023/461 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 26/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/11/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında boya işlerinin yapılması üzerine anlaşma yapıldığını, taraflar arasındaki bu ticaret çerçevesinde müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından davalı adına ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait 11.05.2019 keşide tarihli, 35.000,00 TL bedelli, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait 09.04.2019 keşide tarihli 35.000,00 TL, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait 06.07.2019 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli çeklerin keşide edildiğini, fakat davalı şirketin edimlerini yerine getirmediğini, tarafların ön ödemeli çek usulü ile çalıştıklarını, müvekkil tarafından verilen bu çeklere karşılık müvekkil şirket tarafından üretilen ürünlerin boyaması işinin davalı şirket tarafından yapıldığını, ancak 15.02.2019'dan itibaren müvekkili şirket tarafından gönderilen ürünlerin bir kısmının boyanmış olarak müvekkil şirkete gönderildiğini, geri kalan ürünlerin bir kısmının fırın arızası nedeniyle daha sonra teslim edileceği bilgisi verilip teslim edilmediğini, Mart 2019'da ise kalan ürünlerin yine bir kısmının müvekkili şirkete teslim edildiğini, bu teslim ile birlikte müvekkili şirketin 60.000,00 -70.000,00 TL değerinde ürününe el koyulup müvekkil şirkete bu ürünlerin teslim edilmediğini, davalı şirket tarafından bu işlemler için 011123-011124-011127 numaralı faturaların kesildiğini, ancak daha sonra bu faturaların davalı şirket tarafından iptal edildiğini, kararlaştırılan edimin eksik ifa edilmiş olmasına, müvekkili şirkete ait ürünlere haksız ve hukuka aykırı bir şekilde el konulmasına rağmen, davalı şirket yetkilisi ...'ya teslim edilmiş çeklerin iadesinin yapılmadığını, haksız sekilde el koyduğu malları iade etmeyi kabul etmediğini, süreci anlayışla ve ılımlı bir şekilde yönetmeye çalışan müvekkil şirketin son olarak ... markasına ait ürünlerin aynı tarihlerde birkaç firmaya satıldığı bilgisini aldığını, söz konusu çekler ile ilgili olarak, müvekkili şirketin çekin emrine düzenlendiği davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olup olmadığı bir yana müvekkili şirkete ait ürünlere davalı şirket tarafından haksız ve mesnetsiz bir şekilde el konulduğunu ve hatta bu ürünlerin müvekkilinin haberi ve rızası olmaksızın satıldığını, ticari ilişkiye dayalı sözleşme ile belirlenen şekilde boyanmış ürünlerin tesliminin gerçekleştirilmeyerek müvekkili şirketin mağdur edildiğini, çeklerin bankaya ibrazı ve müvekkili aleyhine karşılıksız çek keşide etmek suçundan haksız olarak ceza davalarının açıldığını, olmayan bir borç için çeke karşılıksız işlemi yaptırılmasının kabul edilemez olduğunu, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama ile sonuçlandığını ileri sürerek, müvekkilinin 100.000,00 TL'den borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkili şirketin, davacının keşide etmiş olduğu muhatabı ... Bankası A.Ş. 8004694 çek numaralı, 09.04.2019 keşide tarihli, 35.000,00 TL bedelli, muhatabı ... Bankası A.Ş. 6325128 çek numaralı, 11.05.2019 keşide tarihli, 35.000,00 TL bedelli, muhatabı ... Bankası A.Ş. 6325135 çek numaralı, 06.07.2019 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli çeklerin (kambiyo evraklarının) lehtarı ve meşru hamili olduğunu, söz konusu çeklerin keşide edilerek müvekkiline verildiği hususunun bizzat davacının da kabulünde olduğunu, davacı şirketin, çeklerin kendi yetkilisi tarafından imzalandığını, çeklerdeki imzaların bizzat kendi yetkilisine ait olduğunu açıkça ikrar ettiğini, söz konusu çeklerin , "Sebepten mücerret" yani bağımsız borç ikrarını içeren birer kambiyo senedi olduğunu, kambiyo senetlerinin varlığı, müvekkilin, davacı/borçludan olan alacağının tek başına kanıtı olduğunu, hukuka ve yasal mevzuata göre; davacı(borçlu)nın, bu çeklerin bedelsiz olduğuna yönelik olarak ileri sürdüğü iddiaları kanıtlamak zorunda olduğunu, ayrıca 6100 Sayılı HMK'nın 201.maddesindeki düzenlemeye göre davacı- borçlunun bu davada, müvekkilinin alacaklısı olduğu kambiyo senetlerine karşı ileri sürdüğü tüm iddiaları ancak senetle ispat edebileceğinin düzenlendiğini, yine senede karşı senetle ispat kuralı gereğince tanık dinlenemeyeceğini, bilirkişi incelemesi yapılmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, davacının, müvekkilinin şikayeti üzerine, keşide gününde karşılığını muhatap bankada bulundurmayarak işlediği suçlar nedeniyle aleyhinde Ankara 8. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2019/709 Esas ve Ankara 15. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2019/485 Esas sayılı dosyaları ile sürdürülen cezai takibatın neticesini geciktirmek amacı ile hareket ettiğini savunarak, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, tarafların 2018 ve 2019 yılları ticari defterleri ile davacı tarafın 2018-2019 yılları tahakkuk fişlerinin incelendiği, taraf defterlerinin usuli olarak tutulduğu ve delil olma niteliği bulunduğunun anlaşıldığı, davacı şirketin, davalı şirkete 19.02.2019 tarihi itibariyle irsaliyeli faturalar karşılığında tahsilat makbuzu ile teslim edilen çeklere bağlı olarak 38.031,29 TL'lik borcunun bulunduğu, davalı şirket defterlerinde ise irsaliyeli faturalar karşılığında teslim alınan çeklere bağlı olarak davalı şirketin, davacı şirketten 20.02.2019 tarihi itibariyle 37.028,29 TL'lik alacağının bulunduğu, davacı şirket kayıtlarında görülen 38.031,29 TL'lik bakiyede 1.003,00 TL'lik fatura rakamlarında sehven muhasebe kaydı yapıldığından, 38.031,29 TL – 1.003,00 TL = 37.028,29 TL'lik alacağının bulunduğu, bu tespitler dışında davacı şirketin iddialarını ispata yönelik başkaca bir bilgi ve belge bulunmamakla, taraf defterlerinin de örtüşük olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkili şirket dava konusu çekler açısından borçlu olmadığını, müvekkili şirketin, davalı şirket ile boyama işlerini yapması üzerine anlaşma yapıldığını, bu nedenle müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından davalı adına ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait 11.05.2019 keşide tarihli, 35.000,00 TL bedelli, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait 09.04.2019 keşide tarihli 35.000,00 TL ve ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait 06.07.2019 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli çekler keşide edildiğini, fakat davalı şirket tarafından, aralarındaki ticarete uygun olarak ürün teslim etme yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, dolayısıyla müvekkili şirketin, çekin iadesini beklerken iadesinin yapılmadığını ve karşılığının bankada bulundurulmadığını, tarafların ön ödemeli çek usulü ile çalıştığını, verilen bu çeklere karşılık müvekkili şirket tarafından üretilen ürünlerin boyamasının davalı şirket tarafından yapıldığını ancak 15.02.2019'dan itibaren müvekkili şirket tarafından gönderilen ürünlerin bir kısmının boyanmış olarak müvekkili şirkete gönderildiğini, geri kalan ürünlerin bir kısmının fırın arızası nedeniyle daha sonra teslim edileceğinin bilgisi verilip teslim edilmediğini, Mart 2019'da ise kalan ürünlerin yine bir kısmının müvekkili şirkete teslim edildiğini, bu teslim ile birlikte müvekkili şirketin 60.000,00-70.000,00 TL değerinde ürününe el koyulup, müvekkili şirkete bu ürünlerin teslim edilmediğini, davalı şirket tarafından bu işlemler için 011123-011124-011127 numaralı faturalar kesildiğini ancak daha sonra bu faturaların davalı şirket tarafından iptal edildiğini, kararlaştırılan edimin eksik ifa edilmiş olmasına, müvekkili şirkete ait ürünlere haksız ve hukuka aykırı bir şekilde el konulmasına rağmen davacı müvekkili şirket tarafından iyi niyet göstergesi olarak ve aralarındaki ticarete istinaden 25.04.2019 tarihinde ... ile gelen ürünlerin montaj setlerinin bizzat davalı şirket yetkilisi ...'ya teslim edildiğini ve çeklerin iadesinin istenildiğini, müvekkili şirket tarafından gösterilen bu iyi niyetin davalı şirket tarafından karşılıksız kaldığını, davalının, ne çekleri ne de haksız şekilde el koyduğu malları iade etmeyi kabul etmediğini, süreci anlayışla ve ılımlı bir şekilde yönetmeye çalışan müvekkilinin son olarak ... markasına ait ürünlerin aynı tarihlerde birkaç firmaya satıldığı bilgisini aldığını, kararlaştırılan edim hiç yerine getirilmemesine rağmen çeklerin hamil tarafından süresinde bankaya ibraz edilerek çeklerin arka yüzüne karşılıksız olduğuna dair şerh düşürtülerek Ankara 8. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2019/709 Esas ve Ankara 15. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2019/485 Esas sayılı dosyaları ile karşılıksız çek keşide etmek suçundan ceza davası açıldığını, söz konusu çekler ile ilgili olarak, müvekkili şirketin çekin emrine düzenlendiği davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili, yapılan eksik teslimatlara rağmen ödemelerini düzenli olarak gerçekleştirmiş olup, ticari defterlerinin incelenmesi sonucu alınan kök bilirkişi raporunda davacı tarafa ait ticari defterler ve belgelerin incelenmek amacıyla müvekkili şirketin eski muhasebecisi S.M.M.M. ...'e gidildiği fakat ticari defterler ve belgelerin kendisinde olmadığı için incelemede bulunulamadığından bahisle, yalnızca dava dosyası ve ekleri üzerinden inceleme yapıldığını, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11.01.2021 tarihli raporda ise; müvekkili şirket tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen ticari defterler üzerinden yapılan inceleme neticesinde yapılan değerlendirmelerin varsayıma dayalı olup, dayanaktan yoksun olduğunu, raporun yeterli inceleme ile düzenlenmediğini, davalının iddialarını doğru gibi kabul eden ve bu doğrultuda doğruluğu ispatlanmamış olgulara dayanarak yapılan değerlendirmeler sonucu hazırlanan raporun dosyaya esas alınmasının mümkün olmadığını, ayıplı hizmet hususunda ise aynı şekilde müvekkili şirketin defterlerindeki ayıplı mal teslimine ilişkin olan iade faturalarının ve yazılı evrakların gözden kaçırıldığını, müvekkilinin ayıplı hizmet sebebi ile borcunun bulunmadığı iddia edilmesine rağmen ayıplı hizmete dair araştırma yapılmadığını, eksik bilgi ve belgelere dayalı olarak hazırlanan bilirkişi raporunun esas alınarak hüküm kurulmasının, kararın hukuki dayanaktan yoksun oluşunu açıkça gösterir nitelikte olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu itibariyle taraflar arasında akdi ilişkinin bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafça davalıya boyanmak üzere teslim edilip bir kısmı iade edilmeyen malların bulunduğu ve bu nedenle verilen kambiyo senetlerinin bedelsiz kaldığı iddiasıyla menfi tespit davası açıldığı, davacı vekilince , davalıya teslim edilen ve iade edilmeyen mallar yönünden davalı şirket tarafından 011123-011124-011127 numaralı faturaların kesildiği ancak daha sonra bu faturaların davalı şirket tarafından iptal edildiği, yine, ayıplı hizmet hususunda müvekkili şirketin defterlerindeki ayıplı mal teslimine ilişkin olan iade faturalarının incelenmediği yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmakla, bu konuda ek rapor alınması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, kabule göre de , davaya konu çekler nedeniyle davalıya boyanmak üzere mal teslimi ve boya işlemi sonrası bir kısım malların iade edilmediği yönündeki iddiasını ispat yönünden dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmış olmakla, davacıya davalı tarafa yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2023 tarih ve 2020/270 Esas- 2023/461 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 26/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır