11. Hukuk Dairesi 2022/4107 E. , 2022/6679 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki davanın Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yukarıda sayı ve tarihi belirtilen kararın HMK 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Adalet Bakanlığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendik…
**11. Hukuk Dairesi 2022/4107 E. , 2022/6679 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki davanın Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yukarıda sayı ve tarihi belirtilen kararın HMK 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Adalet Bakanlığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 16.01.2014 tarihli hisse devir sözleşmesi ile dava dışı Berka İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin tüm hisselerini devraldığını, bu hisse devirlerinden önce şirket yetkilisinin davalı Mine’ye şirket hesaplarından para çekmeye yönelik vekaletname verdiğinin sonradan öğrenildiğini, davalıların şirket hesaplarından 118.000.- TL para çektiğini, durumun müvekkilince farkedilmesinden sonra davalıların parayı iade sözünü vermelerine rağmen sözün yerine getirilmediğini ileri sürerek 16.01.2014 ila 01.12.2014 tarihleri arasında çekilen 118.160.- TL’nin çekilme tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar, şirket hesabından kullanılan paranın yine şirket borçlarına harcandığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, davacının Berka İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin temsilcisi olduğu, temsil edilen şirketin tüzel kişiliğinin bulunduğu, duruşma sırasında alınan davacı vekili beyanında davanın doğrudan şahıs adına açıldığı, davacı tarafta herhangi bir yanılgının bulunmadığının ifade edildiği, tüzel kişilik aleyhine para çekildiği iddiasına ilişkin davanın ancak tüzel kişi tarafından yetkilendirilen şahıs aracılığı ile açılabileceği, davacının hukuki yararı ile taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 08.05.2018 tarihli ek kararı ile süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusu reddedilmiştir. Davacı vekili, ek karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, süresinde sonra istinaf dilekçesi sunulduğundan İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dairemizin 15.12.2020 tarih ve 2020/7953 Esas - 2020/5913 Karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır. Davacı vekilinin kanun yararına bozma talebinde bulunması üzerine, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 14.06.2022 tarihli yazısı ile kararın kanun yararına bozulması talep edilmiştir.