TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :05/10/2023 NUMARASI : 2023/59 Esas 2023/548 Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 23/01/2023 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025 Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istin…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1820 Esas 2025/1642 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1820 KARAR NO : 2025/1642 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :05/10/2023 NUMARASI : 2023/59 Esas 2023/548 Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 23/01/2023 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025 Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... tarafından davacı ... aleyhine Bursa 5.İş Mahkemesi'nin 2017/759 E. Sayılı dosyası ile bir kısım işçilik alacaklarını talep ettiğini, davanın davalı ...'a ihbar edildiğini, mahkeme tarafından verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunu, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesinin 2020/911 E.-2022/1106 K. Sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararının kaldırıldığını ve 18.712,68 TL kıdem tazminatının akdin feshi tarihi olan 29.06.2016 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz ile ...'tan tahsiline karar verildiğini, dava dışı işçi tarafından ilamın icraya konulduğunu, bakiye karar harcı ve icra dosyasına toplam 51.978,48 TL Ödendiği bahsi geçen ödemenin 31.187,04 TL'sinden davalının sorumlu olduğu ileri sürülerek taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesi ve hisse devir sözleşmesi düzenlemeleri gereği işletme devir hakkının alındığı 2006 yılından önce gerçekleşen işlemler sebebiyle davacının sorumlu tutulamayacağını, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.4. ve 7.6. maddeleri gereği davalının sorumlu olduğu tutarın rücuen tazminini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının talebinin yerinde olmadığını ve İHDS'nin 7. maddesi kapsamında değerlendirilmeyeceği, ihale şartnamesi, hisse devir ve işletme hakkı devir sözleşmesine göre davalının sorumlu tutulamayacağını, davacının fazladan ödemede bulunduğunu, bilançoların kesinleşmiş olması sebebiyle davanın kabulü halinde mükerrer ödemeye sebebiyet verileceğini, faiz ve icra giderlerinden davalının sorumlu olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının icra müdürlüğüne 22/07/2022 tarihinde 50.457,30 TL ödemede bulunduğu, bununla birlikte 557,77 TL istinaf harcı ile vergi dairesine 963,41 TL bakiye karar harcı ödeme makbuzunun da ibraz edildiği, dava dışı işçinin davacı nezdinde istihdam edilmesinin dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacına hizmet etmekle dağıtım tesisinin işletilmesi kapsamında olduğu, bu nedenle sözleşme hükümleri dikkate alındığında davacı tarafından işletme hakkının devralınmasından önceki dönemde gerçekleşen çalışması nedeniyle dava dışı işçiye ödemesi yapılan kıdem tazminatı ve ferilerine yönelik alacağın çalışma dönemleriyle orantılı olarak davalıya rücu edilebileceği, bu doğrultuda 24/07/2006 tarihi sonrası dava dışı işçinin çalışmasından doğan borcun davalıya rücu edilemeyeceği, 08/02/2000-24/07/2006 tarihi arasında dönem dikkate alındığında bilirkişi marifetiyle hesaplandığı üzere davacının 30.921,99 TL'nin davalı ...'a rücu edilebileceği , buna göre davacıya ödenecek miktarın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulün , 30.921,99-TL'nin 20/07/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zamanaşımı itirazlarının yerinde olduğunu, dava dışı işçi ...’ın ... Temizlik Nak. Gıda Tic. Ltd. Şti. çalışanı olduğunu, bu durumda davacının ödediği kıdem tazminatını öncelikle ... Temizlik Nak. Gıda Tic. Ltd. Şti.’den talep etmesi gerektiğini, yine talebin İHDS kapsamında kalmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere yerel mahkemece davacının müvekkili kurumdan istenecek tutarın yanlış hesaplandığını, bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak talebidir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Bursa 5. İş Mahkemesi'nin 26/12/2019 tarih 2017/759 Esas 2019/1163 Karar sayılı ilamı ile, dava dışı ... tarafından ... aleyhine açtığı ve ...'a ihbar edilen davada 08/02/2000 ila 16/12/2010 tarihleri arasındaki işçilik alacaklarının tahsili talebiyle açılan davada yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, 18.712,68 TL kıdem tazminatının akdin feshi tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, verilen karara karşı davalı ... tarafından istinafa başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 26/05/2022 tarih 2020/911 E. 2022/1106 K. sayılı kararı ile Bursa 5. İş Mahkemesi'nin 2017/759 E. 2019/1163 K. sayılı kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına davacının davasının kısmen kabulü ile 18.712,68 TL brüt kıdem tazminatının akdin fesih tarihi olan 29/06/2016 tarihinden itibaren işlemiş olan bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine kesin olarak karar verildiği görülmüştür. Bursa 12. İcra Dairesinin 2020/2202 esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... tarafından Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 26/05/2022 tarih 2020/911 E. 2022/1106 K. sayılı ilamına dayanarak borçlu ... aleyhine takip yapıldığı, davacı tarafça işbu icra dosyasına 20/07/2022 tarihinde 50.457,30 TL ödemenin yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarına gelindiğinde; rücu talebine konu Bursa 5. İş Mahkemesinin 2017/759 Esas 2019/1163 Karar sayılı dosyasının davacısı dava dışı ... tarafından dava dışı işçi Halil Yazıcının davalı şirketin taşeron firması olan ... Temizlik Ltd. Şti üzerinden SGK girişi yapılarak 08/02/2000 tarihi ile 29/02/2016 tarihleri arasında kesintisiz çalışması nedeniyle işçilik alacaklarının tazmini talebiyle dava açılmıştır. Davacı ... ile davalı ... arasındaki İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi 24/07/2006 tarihinde imzalanmıştır. Rücuya dayanak dava İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin imzalanmasından sonra açılmış ise de, dava dışı işçinin davalı firmada çalışmaya başladığı tarih 08/02/2000 tarihi olup, İHDS'nin imzalandığı tarihten öncedir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından icra takibi nedeniyle yapılan ödeme dava dışı işçinin davalı kurumda 08/02/2000 ila 16/12/2010 tarihleri arasındaki çalışmasından kaynaklı işçilik alacaklarına dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Bursa 5. İş Mahkemesinin 2017/759 Esas 2019/1163 Karar sayılı dosyasındaki davanın davacısı da bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının icra takibi nedeniyle ödediği miktarın dava dışı işçinin çalışmaya başladığı 08/02/2000 ila İHDS'nin imzalandığı 24/07/2006 tarihleri arasındaki döneme isabet eden kısmının davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Davalı tarafça her ne kadar sorumluluğun taşeron firmaya ait olduğu iddia edilerek istinafa gelinmiş ise de, işçilik alacaklarından dolayı taşeron firma ile asıl işveren davalı .../ ...'ın dava dışı işçiye karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ,dolayısıyla dava dışı işçinin müteselsil sorumlu asıl işverene karşı davasını yöneltmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gibi, ...'ın İHDS kapsamında rücu hakkını ancak kendi akidi olan davalı ... aleyhine kullanabileceği, davalı ...'ın da ancak ödeme yaptıktan sonra dava dışı taşeron firma ile arasındaki sözleşme ilişkisi veya TBK'nun 167. maddesi uyarınca taşeron firmaya rücu edebileceği dikkate alındığında, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Bu durumda davacı tarafından icra takibi nedeniyle yapılan ödemenin 08/02/2000 ila 24/07/2006 tarihleri arasındaki döneme ilişkin kısmının İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden çalışmaya dayandığı, rücuen alacağa dayanak olan Bursa 5. İş Mahkemesi'ndeki davanın davacısı da bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının icra takibi nedeniyle ödediği miktarın 08/02/2000 ila 24/07/2006 tarihleri arasındaki döneme isabet eden kısmının davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu, ancak rücuya esas dava dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olarak açılan bir dava olmadığından davacının davalıya ihbar yükümlülüğünün bulunmadığı ( davacının davalıya ihbar yükümlülüğünün bulunmamakta ise de, davacı yan rücuya dayanak davada davayı ...'a ihbar etmiştir.) anlaşılmakla davacı İHDS hükümleri uyarınca ödediği rücuya dayanak dava, icra takip giderleri ve işlemiş faizin 08/02/2000 ila 24/07/2006 tarihleri arasındaki döneme isabet eden kısmını davalıdan talep edilebileceği anlaşılmıştır. Davalı tarafça her ne kadar davacının davalıdan isteyeceği miktarın dava dışı işçinin işe başladığı 08/02/2000 tarihi ile işletme hakkı devir sözleşmesinin imza tarihi olan 24/07/2006 tarihleri arasını kapsaması gerektiği müvekkili kuruma rücu edilebilecek tazminatın yanlış hesaplandığı ileri sürülmüş ise de, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda, dava dışı işçinin 08/02/2000- 16/12/2010 tarihleri arasında gerçekleşen çalışma süresinin 3965 gün olup bu sürenin (08/02/200-24/07/2006) İHDS tarihine kadar olan kısmının 2359 güne tekabül ettiğini, bu durumda 3965 gün için davacı tarafça yapılan 51.978,48 TL ödemenin 2359 güne oranlanması halinde 30.921,99 TL'lik kısmının davalıdan rücuen talep edilebileceği belirtilerek dava dışı işçinin işe başladığı 08/02/2000 tarihi ile işletme hakkı devir sözleşmesinin imza tarihi olan 24/07/2006 tarihleri arasındaki sorumluluk dönemine ilişkin hesaplama yapıldığı dikkate alındığında, davalı tarafın bilirkişinin hesaplama yöntemine ilişkin istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafça talep edilen rücuya dayanak ödemeler irdelendiğinde; davacının 22/07/2022 tarihli dekonta göre Bursa 12. İcra Müdürlüğü'ne 50.457,30 TL ödeme yaptığı, 11/02/2010 tarihinde 557,77 TL istinaf harcı, 22/04/2020 tarihinde vergi dairesine 963,41 TL bakiye karar harcı ödediği ve ödeme makbuzlarının dosya içerisinde olduğu anlaşılmıştır. Dosya içerisinde yer alan, 963,41 TL'lik ödeme makbuzu incelendiğinde; davacı tarafça rücuen tahsili talep edilen 963,41 TL'nin sadece 938,37 TL karar ve ilam harcı olup, bakiye 25,04 TL bedelin gecikme zammı olduğu görülmüştür. Davalının IHDS hükümleri kapsamında sadece rücuya dayanak dava, icra takip giderlerini ve işlemiş faizi davalıdan talep edebileceği, kendi kusuru ile (geç yatırma) oluşan gecikme zammını talep edemeyeceği, bu durumda karar ve ilam harcı dışında ödenen bakiye 25,04 TL gecikme zammının da bilirkişice hesaplama kapsamına dahil edilmesinde isabet görülmemiştir. Hal böyle olunca, davacının dava dışı işçinin 08/02/2000 -16/12/2010 tarihleri arasındaki 3965 iş günü çalışma karşılığı icra dosyasına ödediği 50.457,30 TL ödeme ile istinaf harcı olarak ödediği 557,77 TL ile vergi dairesine karar ve ilam harcı olarak ödediği 938,37 TL olmak üzere toplam 51.953,44 TL'nin dava dışı işçinin işe başladığı 08/02/2000 tarihi ile işletme hakkı devir sözleşmesinin imza tarihi olan 24/07/2006 tarihleri arasında gerçekleşen 2359 iş gününe denk gelen 30.910,00 TL'yi davalıdan rücuen talep edebileceği anlaşılmakla mahkemece gecikme zammından da davalı sorumlu tutularak rücuya esas miktarın 30.921,99 TL olarak kabul edilerek hüküm tesisinde isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davasının 30.910,00 TL yönünden kabulüne, bakiye 277,04 TL yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2023 tarih ve 2023/59 Esas 2023/548 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, B)1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, 2-30.910,00 TL'nin 20/07/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının 277,04 TL ve fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Alınması gereken 2.111,46 TL harçtan peşin alınan 532,60 TL harç ile 1.579,68 TL bakiye tamamlama karar harcının mahsubu ile fazla alınan 0,82 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinafa gelenin sıfatı ve aleyhe hüküm yasası gözetilerek AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 277,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 532,60 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan dosyada sarf ve evrakı mevcut olan 179,90 TL başvuru harcı, 51,20 TL vekalet harcı, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 48,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.779,10 TL'nin kabul / red oranına göre 1.763,29 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki saatlik ücret tutarı karşılığı ticari arabulucu ücreti olan 3.120,00 TL'nin kabul/red oranına göre 3.092,28 TL'sinin davalıdan, bakiye 27,72 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-HMK'nın 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, C)1-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 269,85 TL ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davalıya iadesine, 2-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 122,50 TL posta giderinin istinaf yargılama giderinin tarafların haklılık durumuna göre hesaplanan 1,08 TL'si ve 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı 739,08 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmının davalı üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.12/12/2025 Başkan Üye - Üye Zabıt Katibi -