Hukuk Genel Kurulu 2009/4-113 E. , 2009/140 K. "" ESAS NO : 2009/4-113 KARAR NO : 2009/140 MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/11/2008 NUMARASI : 2008/216-2008/203 Taraflar arasınDaki “Manevi Tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.7.2007 gün ve 75-150 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 12/5/2008…
**Hukuk Genel Kurulu 2009/4-113 E. , 2009/140 K.** **"İçtihat Metni"** ESAS NO : 2009/4-113 KARAR NO : 2009/140 MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/11/2008 NUMARASI : 2008/216-2008/203 Taraflar arasınDaki “Manevi Tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.7.2007 gün ve 75-150 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 12/5/2008 gün ve 13818-6691 sayılı ilamı ile; (…Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedenine davalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiştir. Davacı, Sabah Gazetesi’nin 05.12.2004 günlü nüshasında yer alan; “Sağlıksız Sağlıkçılar Adalet Önünde” başlıklı haberde, gerçek dışı isnatlarda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat istemiştir. Davalılar, haberin hukuka uygun olduğunu savunmuşlardır. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28.maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3.maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanununun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur. Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve e an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır.