11. Hukuk Dairesi 2023/1135 E. , 2024/4699 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/57 Esas, 2022/1563 Karar HÜKÜM/KARAR : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/308 E., 2020/196 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine …
**11. Hukuk Dairesi 2023/1135 E. , 2024/4699 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/57 Esas, 2022/1563 Karar HÜKÜM/KARAR : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/308 E., 2020/196 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "KINETIX" markalarının sahibi olduğunu, “KINETIX, X ŞEKİL, X KINETIX” gibi markalarının tanınmış marka statüsünde bulunduğunu, sadece 2016 yılında 13 milyon üzerinde tüketiciye "Kinetix" markasını taşıyan ayakkabıların satışının yapıldığını, davalı gerçek kişinin 2019/00338 sayılı şekil unsurlu marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkili markaları ile iltibas oluşturduğunu, müvekkilinin markalarında kullanılan logonun neredeyse aynısının davalı yanca tercih edildiğini, müvekkilinin yoğun olarak kullandığı markalarındaki logoda yer alan şekil ve renk unsurunun kullanılması suretiyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesi oluşturacak bir markanın başvuru konusu edildiğini, görsel benzerliğin markaların benzer olarak kabul edilmeleri için yeterli olduğunu, müvekkilinin “X KINETIX” markalarına çok yoğun yatırım yaptığını ve tanınır hale getirdiğini, davalının 25 ve 35 inci sınıfta elde etmek istediği tescilin müvekkilinin tanınmış markası karşısında mümkün olmaması gerektiğini ileri sürerek, 2019/M-9057 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu 2019/00338 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin başvuru konusu ettiği logo ile davacı markalarında kullanılan logo arasında tüketiciyi yanılgıya düşürebilecek hiçbir benzerliğin bulunmadığını, davacının logolarının ilk bakışta bir X harfi olduğunun görülebileceğini, müvekkilinin markasının ise bir bumerang, kırlangıç kuşu, uzay aracı, at nalı, ayak tabanlığı gibi sembolik görünümlerde algılanabileceğini, davacının piyasada tekel oluşturmak adına bazı taleplerde bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın ilk bakışta “X” harfi algısını doğrudan tüketiciye veren markaları ile dava konusu şekil markası arasında görsel anlamda hiçbir benzerliğin mevcut olmadığı, davacı yan markalarının sahip olduğu kavramsal karşılık itibariyle de yine işaretlerin birbirlerinden net olarak uzaklaştıkları, davacı yanın markaları net ve koşulsuz “X” şeklindeyken, dava konusu markanın farklı alternatifler yaratacak mahiyette algıları tüketiciye vereceği, taraf markaları bir kısım emtialar bakımından benzerlik göstermekte iseler de markaları oluşturan işaretler arasındaki somut görsel ve kavramsal farklılıkların mevcudiyeti karşısında, ortalama bir tüketicinin dahi işaretler arasında bir benzerlik kurması ve hatta yanılgıya düşmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü koşullarının gerçekleşmediği, davacı yanın markalarında kullandığı şekil unsurunun tanınmışlığı bakımından yeterli delilin dosyaya sunulmadığı, davacı markalarında kullanılan logonun tanınmışlığı halinde dahi bu durumun taraf markaları arasındaki görsel ve kavramsal farklılıklar nedeniyle davacının tanınmış markasını sulandıracağı, tanınmış markasından haksız yarar sağlayacağı veya tanınmış markasının itibarını zedeleyeceği gibi tanınmışlıktan kaynaklı ihlal durumlarına sebep vermeyeceği, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dört ve beşinci fıkraları koşullarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili markalarının tanınmış olduklarını, davalı şahsın markası ile müvekkile ait markanın logoları arasında ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, zira davaya konu markanın logosunda yer alan şekil ve bu şekilde müvekkil şirketçe yoğun olarak kullanılan rengin mevcut olmasının markaların benzer olduğu sonucunu ortaya çıkaracağını, müvekkil markaları ile davaya konu markanın logolarının neredeyse aynı görüntüye sahip olduklarını, bilhassa müvekkil şirket logosu ile davalı kişiye ait logo arasındaki renk uyumu ve şekildeki benzerliğin dikkat çektiğini, davaya konu markanın logosundaki şekli ve müvekkil şirketin yoğun olarak kullandığı renkleri kullanması itibariyle orta bilinç düzeyindeki tüketiciler açısından karıştırılma tehlikesinin doğacağını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü kapsamında yer alan benzerlik unsurlarının tamamının, söz konusu markalar arasında mevcut olduğunu, tanınmış markaların, sadece tescilli olduğu sınıflarda değil, tüm sınıflar bakımından kanun koyucu tarafından koruma altına alındığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre şekil unsurlu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından davacı markalarının tanınmış olduklarının kabulü halinde dahi bu durumun sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptaliyle davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.