7. Hukuk Dairesi 2022/4903 E. , 2023/6381 K. MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/848 E., 2022/994 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/250 E., 2022/166 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince…
**7. Hukuk Dairesi 2022/4903 E. , 2023/6381 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/848 E., 2022/994 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/250 E., 2022/166 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı ... temsilcisi (yetkilisi) ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin paydaşı olduğu taşınmazın komşu parselinde alışveriş merkezi bulunduğunu, davalı şirketin müvekkiline ait taşınmaza mıcır döktürerek otopark olarak kullanıma açtıklarını ileri sürerek el atmanın önlenmesini ve ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; husumet itirazları bulunduğunu, davanın müvekkiline değil araçlarını davacının taşınmazına park eden vatandaşlara karşı açılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; bilirkişi raporları ve tanık beyanları bir bütün hâlinde incelendiğinde her ne kadar davaya konu taşınmazın fen bilirkişisi raporunda B harfi ile işaretlediği kısmın üzerine yandaki taşınmazlar bölümünü de kapsayacak şekilde mıcır dökülerek otopark olarak kullanılması amacıyla uygun bir zemin hazırlanmış ise de iş bu zeminin davalı tarafça hazırlandığının kanıtlanamadığı gibi kamu kurumlarına ait olmayan özel otopark levhasının bulunduğu, yerin ise dava konusu yere 130-140 m mesafede olduğu, özel otopark levhasının bulunduğu yerin karşısında da apartmanların zemin katında otopark ihtiyacı duyabilecek iş yerlerinin bulunduğu, davalı tarafın dava konusu yerin etrafını çevirerek hakimiyeti altına aldığının kanıtlanamadığı, bundan ayrı olarak davalı şirket tarafından dava konusu edilen taşınmazın AVM'nin otoparkı olduğuna ilişkin herhangi bir tabelanın mevcut olmadığı, davalı tarafça AVM'ye gelen müşterilerin dava konusu yere park etmek amacıyla yönlendirmesinin bulunduğunun ispatlanamadığı, müşterilerin araçlarını park etmek amacıyla dava konusu edilen taşınmazı kendi insiyatifleriyle kullanmalarının doğal olduğu gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yakınlarında var olan iş yerlerinin oyuncakçı, kafe olup onların otopark alanının da zaten mevcut olduğunu, bunun yanında AVM'nin ise otopark alanının sembolik derecede küçük olup otopark alanına ihtiyaç duyulduğunu, ayrıca hayatın olağan akışında düşünüldüğünde sermaye ve kazancı çok yüksek olan AVM'nin değil de karşıdaki küçük esnaf işletmelerinin bahse konu alanı iş makinalarıyla düzletip, otları temizletip, zemine mıcır dökmesi ve kullanılan alan girişine beton dökmesinin mantığa aykırı olduğunu, keşif mahallinde dinlenen tanıklarının beyanında da sabit olduğu üzere alanı kullanan, düzletenin davalı taraf olduğunu, davalı tarafın taşınmazı parka elverişli hâle getirdiğini ve hukuka aykırı olarak işgal ettiğinin açık olduğunu, dava konusu parselin kenarlarına davacı tarafından hendek açıldığını ve araç girişi engellenmeye çalışıldığını, lâkin davalı yanca bu hendeklerin doldurulup yine araç girişi sağlanmaya çalışıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; davalı tarafın davacıya ait taşınmazı herhangi bir hakka dayanmadan işgal ettiği davanın kabulü yerine reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, dava konusu taşınmaz arsa olup bilirkişi tarafından belirlenen işgal edilen alanın değeri ve ecrimisil bedelinin doğru olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, davaya konu 8449 ada 1 parsel sayılı taşınmaza davalı şirket tarafından yapılan el atmanın önlenmesine, 138.255,94 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince eksik incelemeyle karar verildiğini, davacı tarafından 5 yıl boyunca el atıldığının ispat edilmediğini, vergi dairesi yoklama fişine göre AVM’nin işe başlama tarihinin ecrimisil başlangıç tarihinden 6 ay sonrasına ilişkin olduğu, davalı tanık beyanlarının göz önüne alınmadığını, davacı tanıklarının ifadelerinin yanlış bir şekilde karara geçirildiğini, davacı tanığı ... tarafından açılan hendeğin davalı tarafından tekrar doldurulduğu beyan edilmediği hâlde öyleymiş gibi karar yazıldığı, davacı tanığının davalı şirket yetkilisiyle telefonla görüştüm diyerek verdiği beyanın ispat kuvveti olmadığını, otopark girişine ilişkin ok işaretiyle ilgili bilirkişi raporunda davalı şirket tarafından hazırlandığı kanaatine varılamadığı belirtilmiş olmasına rağmen davanın kabulünün doğru olmadığını, ayrıca ecrimisil hesabında alınan emsal sözleşmenin dava konusu taşınmaza uymadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının taşınmazının etrafını çitle çevirmeyerek korumadığını, haksız kazanç elde etmeye çalıştığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 187 ve devamı maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi ve “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesine göre; ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesinde ise, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu hükümleri yer almaktadır. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu taşınmaza davalı tarafından el atıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de taşınmaza kimin tarafından el atıldığı hususunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlendiğini söyleyebilme imkanı yoktur. Şöyle ki, keşif mahallinde dinlenen davacı tanığı ...; dava tarihinden önce dava konusu yerde bir sürü araba olduğunu görünce taşınmazın etrafında çukur açarak araç girişini engellemek istediklerini, ancak sonradan bu kanalların toprakla doldurularak araçların park edildiğini, taşınmaz üzerine mıcırı kimin döktüğünü bilmediğini; davacı tanığı ... ise dava açılmadan önce bir gün baktıklarında dava konusu yere mıcır serildiğini, AVM müşterilerinin buraya mıcır seremeyeceğini, ancak mıcırı kimin serdiğini gözüyle görmediğini, taşınmazın iki ayrı giriş çıkış yerine beton döküldüğünü, hendeği kimin kapattığını bilmediğini beyan etmiştir. Buna karşılık ilk celse dinlenen davalı tanığı ...; AVM’nin mevcut bir otoparkı olduğunu, davacıya ait taşınmaza yönelik otopark olarak yönlendirmeleri olmadığını, yine tabela olarak da yönlendirme yapılmadığını, yolun diğer tarafında bulunan kafelere gelen müşterilerin de davacının taşınmazına arabalarını park ettiklerini, 2,5 yıldır AVM’de çalıştığını, bu süre boyunca dava konusu taşınmaza çakıl dökülmediğini, taşınmaz üzerindeki otların temizlenmesi konusunda bilgisi olmadığını; davalı tanığı ... ise AVM’de güvenlik şefi olarak çalıştığını, AVM’nin 2 katlı otoparkı olduğunu, davacıya ait arazi ile ilgili çalıştığı şirketin herhangi bir yönlendirmesi olmadığını belirtmiştir. Haksız fiil niteliğinde olan el atma olgusunun genel ispat kuralları çerçevesinde ispatının, davacı tarafa ait olduğuna şüphe yoktur. Ancak davacı tanıklarının dava konusu yere davalı tarafından bizzat mıcır serilerek otopark hâline getirildiğine dair görgüye dayalı bilgisi söz konusu değildir. Buna karşılık davalı tanıkları ise AVM’ye gelen araçları dava konusu taşınmaza yönlendirmediklerine dair beyanda bulunmuştur. Otopark levhasının da davalı tarafından konulduğuna dair dosya içerisinde bilgi ve belge bulunmamaktadır. Hâl böyle olunca, davacı tarafından ileri sürülen iddia ispatlanmadığı hâlde yazılı şekilde el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesi doğru değildir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.