İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Taraflar arasındaki Ticari Şirket Genel Kurul Kararının İptali İstemli davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... An…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/979 KARAR NO : 2025/2097 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/03/2022 NUMARASI : 2021/389 Esas - 2022/194 Karar DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Taraflar arasındaki Ticari Şirket Genel Kurul Kararının İptali İstemli davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Anonim şirketi 02/04/2021 tarihli 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait olağan genel kurulu 02.04.2021 tarihinde yapıldığını, söz konusu davalı şirkette 1.147.847,24 TL itibari değerli 11.478,47 adet hissesinin bulunduğunu, genel kurul toplantısına davacı adına vekaleten ...’ın katıldığını, genel kurulun 3-4-5-6 numaralı kararlarına karşı olumsuz oy kullanıldığını ve muhalefet şerhlerini yazılı şekilde sunmuş olduğunu, genel kurul toplantı tutanağına eklendiğini, genel kurul toplantısı hesap döneminin sona ermesinden itibaren 3 aylık yasal süresi içinde yapılmadığını, 02.04.2021 tarihinde 2018, 2019 ve 2020 yılı olağan genel kurul toplantısının yapıldığını, genel kurul toplantıları yasal süresi içinde yapılmayarak şirketin içinde bulunduğu mali durum pay sahiplerinden saklanmaya çalışıldığını, yönetim kurulu, pay sahiplerinin hak ye menfaatlerini bilinçli olarak mağdur etmeye yönelik tutum ve davranışlar sergilemiş olduklarını, butlanla yok hükmünde olduğunu tespiti veya iptali istenen gündemin 3. maddesinin; Yönetim Kurulunca hazırlanan 2018-2019 ve 2020 yılı yıllık faaliyet raporlarının okunması, müzakere edilmesi ve onaylanması ile ilgili söz konusu karara karşı ret oyu kullanmış ve muhalefet şerhi sunarak toplantı tutanağına ekletmiş bulunduğunu, davalı şirketin bilanço ve gelir tabloları incelendiğinde 2018-2019-2020 yılları için bağımsız denetime tabi olması gerektiğini, davalı şirketin bağımsız denetim raporları bir şirket ortağı olarak taraflarına sunulduğunu, genel kurul için inceleme hakkı ilanında da (01.03.2021 tarihli 10277 sayılı Resmi Gazete) görüleceği üzere bağımsız denetim raporlarından bahsedilmediğini, davalı şirketin 2018 yılı için bağımsız denetçisinin ticaret sicil kayıtlarından ...’ün olduğunun görüldüğünü, 2019 ve 2020 yıllarının denetimi için ise 02.04.2021 tarihli genel kurulda denetçi seçiminin yapıldığını, özetle 2018-2019-2020 yıllarına ait bağımsız denetim raporları incelenmesi için teslim edilmediği gibi ayrıca davalı şirketin 2019-2020 yıllarında bağımsız denetçisinin dahi olmadığını, ayrıca 2018-2019-2020 yıllarına ait yönetim kurulunca hazırlanan yıllık faaliyet raporlarının gerçeği yansıtmayacak şekilde ve özensizce hazırlandığının görüldüğünü, davalı şirketin ticari, maliye iktisadi durumu hakkında bilgi içermediği de açık ve net olarak ortada olduğunu, butlanla yok hükmünde olduğunu tespiti veya iptali istenen gündemin 4. Maddesi 2018- 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin finansal tabloların okunması, müzakere edilmesi ve onaylanması söz konusu karara karşı ret oyu kullanıldığını ve muhalefet şerhini toplantı tutanağına ekletmiş olduğunu, davalı şirketin bilanço ve gelir tabloları incelendiğinde 2018-2019-2020 yılları için bağımsız denetime tabi olmasının gerektiğini, davalı şirketin bağımsız denetim raporları bir şirket ortağı olarak davacı tarafa sunulmadığını, bilanço ve gelir tablolarının (finansal tabloların) onaylanması TTK m.424 uyarınca yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin ibrası sonucunun doğurduğunu, yönetim kurulu üyelerinin ibrası anlamına gelen toplantı maddesinde yönetim kurulu üyeleri toplu halde finansal tabloların onaylanması yönünde oy kullanarak oyçokluğuyla maddenin kabul edilmesinin sağlandığını, sadece bu sebepten dahi işbu genel kurul kararı maddesinin butlanının tespitine veya iptaline karar verilmesinin gerektiğini, davalı şirket yönetim kurulu finansal tabloların (bilanço ve gelir tablosu) onaylanmasında kendi ibraları doğrultusunda oy kullanarak kararlar alındığını, son olarak finansal tablolar uyarınca yapılan inşaatların satış ve tahsilatları inşaatın büyüklüğü ile orantılı olmadığını, bu sebeple de yapılan ve satılan konut ve işyerlerinin sayısı, yapılan tahsilatların tutarları, proje maliyetinin ne olduğunu, edilmiş ve edilecek karın ne kadar olacağı net olarak, anlaşılmadığını, öz kaynakların içerisinde mevcut olan diğer Sermaye Yedeklerinin ne olduğunu, diğer sermaye yedeklerinin sermayeye ilave edilebilir bir değer olup olmadığını, banka kredi borçlarındaki artış sebepleri ile kredilerin kullanım amaçlarının ne olduğunu, vergi borçlarının yıllar itibari ile artış sebeplerinin nelerden kaynaklandığı da anlaşılamadığını, butlanla yok hükmünde olduğunu tespiti veya iptali istenen gündemin 5. Maddesi: ... ... ve A.Ş.’nin birleşme yolu ile devralınması hususunun görüşülmesi ve karara bağlanması ile ilgili söz konusu karara karşı ret oyu kullanmış ve muhalefet şerhi sunarak toplantı tutanağına ekletmiş bulunmakta olduğunu, ortağı bulunduğu ... ... ve A.Ş.’nin birleşme yoluyla devralınmasının her iki şirket açısından sonuçlarının ne olacağını, şirket hisse ve paylarında bir değişiklik yapıp yapmayacağı ve bundan sonraki faaliyetlerde davacıya yönelik olumsuzluktan olup olmayacağını, hususunda davalı şirket ve şirket yönetim kurulu tarafından tarafıma gerekli evrak ve belgeler verilmemiş ve konu ile ilgili bilgi aktarımının açıklama yapılmadığını, söz konusu devralmaya ilişkin genel kurul kararı da Anonim şirketin temel yapısın bozan ve sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan bir karar olduğunu, ... A.Ş. 02.04.2021 tarihli 2018-2019-2020 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısı 5 nolu maddesinde "... ...’nun ... A.Ş. “ye birleşme yoluyla devrolunmasının oylandığını, fakat yeterli karar nisabı sağlanamadığı için devrolunmadığının, bu ret karan akabinde ... Sanayi A.Ş. yönetim kurulu tarafından olağanüstü toplantıya çağrılmış ve 11.06.2021 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısının yapıldığını, olağanüstü genel kurul yapılmasının amacı ise sermaye artırımının olduğunu, işbu davada davalı ... A.Ş. ile ... A.Ş.’nin yönetim kurulu üyeleri aynı kişilerdir (... ..., ... ..., ... ...) Sermaye artırımına gidilerek ulaşılmaya çalışılan amaç, birleşme yoluyla devrolunmaya ret oyu verdiğini, ve diğer ortakların hisse oranlarını düşürmek suretiyle; yeni yapılacak olan genel kurul toplantısında gerekli karar nisabına ulaşarak ... ... ... A.Ş'ye birleşme yoluyla devrolunmasının sağlandığını, dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, butlanla yok hükmünde olduğunun tespitinin veya iptali istenen gündemin 6. Maddesi ; Yönetim Kurulu Üyelerinin İbrası ile ilgili söz konusu karara karşı ret oyu kullanmış ve muhalefet şerhi sunarak toplantı tutanağına ekletmiş bulunmakta olduğunu, Davalı şirketin finansal tablolarından da açıkça görüleceği üzere; uzun yıllar kar edemeyip zarar eden, şirketi sürekli borç içerisine sokmakta olan, şirket yönetimindeki kusurları ve hatalı davranışları açıkça görülmekte olan yönetim kurulu üyelerinin 2018-2019-2020 yıllarına ait çalışmalarından dolayı ibra edilmesine dair genel kurul karan açıkça TTK 445 dürüstlük kuralına, TTK 447 hükmüne aykırı olduğunu, zira; davalı şirketin 2018-2019-2020 bilanço ve gelir tabloları incelendiğinde zararın her yıl arttığı, 2020 yılı sonu itibari ile 1.495.574,25 TL zararın olduğu, banka ve diğer mali borçlarının sürekli arttığı ve 2020 yılı sonu itibari ile 58.813.917,25 TL'ye ulaştığı, vergi borçlarının her yıl arttığı ve toplam borçluluğunda 2020 yılı sonu itibari ile 243.982.332,61 TL'ye ulaştığının görüldüğünü, bu kadar yüksek bir borç tutarına karşılık şirketin 2020 yılı sonu brüt cirosu yalnıza 86.081.241,93 TL olduğunu, yapılan inşaatların faturası kesilmediği gibi maliyetinin ne olduğu da anlaşılamadığını, davalı şirket yönetim kurulunun devlete karşı mali sorumluluklarını yerine getirmediğinin açık olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu davalı şirketi yönettiği için kendilerinin dokunulmaz kişiler olduğunu düşünmekte olduğunu, hak, kanun, dürüstlük kuralı dinlemeden hareket etmekte olduğunu, davalı şirketin tüm iş ve işlemlerinin, mali ve iktisadi durumun açıklığa kavuşturulması için davalı şirkete özel denetçi atanmasının elzem olduğunu, ... A.Ş. 02/04/2021 tarihli 2018/2019/2020 yıllarına ait olağan genel kurulunun 3-4-5-6 nolu maddelerine ilişkin kararların öncelikle TTK 449 uyarınca Tedbiren yürütülmesinin geriye bırakılmasını, ... A.Ş. 02/04/2021 tarihli 2018,2019 ve 2020 yıllarına ait olağan genel kurulu 3-4-5-6 nolu maddelerine ilişkin kararlarının mutlak butlanla yok hükmünde olduğunun tespitine veya işbu genel kurul kararlarının (3-4-5-6) iptalini, Davalı şirkete özel denetçi atanmasını, TTK 448 uyarınca; davalı şirket yönetim kurulunca iptal veya butlan davası açıldığını ve duruşma gününü ilan etmesi ve şirketin internet sitesine koymasını, yargılama giderlerinin ve ilerde vekil ile temsil edilmem durumunda vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesini, talep etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olağan genel kurul toplantısı ve süreçleri mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmiş olduğunu, alınan kararlar şirketin menfaati doğrultusunda yasal mevzuata uygun bir şekilde alındığını, davaya konu Olağan Genel Kurul toplantısı ve alınan kararlar, yasal düzenlemelere uygun olarak yapıldığını, bu bağlamda genel kurul toplantısı, görüşmeler, oylamalar vs. şeffaf bir şekilde Bakanlık Temsilcisi ...gözetiminde yapılmış olduğunu, toplantı ve alınan kararlar Olağan genel kurul toplantısında gündeme alınan hususlar TTK. düzenlemesine uygun olarak şirketin ihtiyaçları doğrultusunda hissedarların görüş, değerlendirme ve oylarıyla karara bağlandığını, davacının haksız ve hakkaniyetsiz iddiaları ile açılmış bu davadaki iptal ve tedbir isteminin şirkete büyük zararlar vereceğini, olası dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılması şeklindeki tedbir talebinin kabul edilmesi halinde şirketin mütemerrit duruma düşebileceğini ve bundan dolayı büyük zararlara uğraması ihtimali nedeniyle tedbir talebinin reddine karar verilmesini, Genel Kurul Kararının iptali istenen davalı şirket, şeffaf ve yasal düzenlemelere uygun olarak yönetilmekte olduğunu, dava dilekçesinde davalı şirketin borçları ile satışları karşılaştırılmış ve bu karşılaştırma sonucunda mali tabloların gerçeği ifade etmediği iddia ettiğini, öncelikle borçlar, satışlarla karşılaştırılırken borçların ve satışların iyi analiz edilmesi ve varlıkların da dikkate alınması gerektiğini, davalı şirketin belirtilen 243 milyon liralık borcunun 132.070.434,93 TL'si müteahhitlik ve diğer satışlar için alınan avanslardan kaynaklandığını, 31.12.2020 tarihi itibariyle müteahhitlik işinin biriken maliyeti 125.106.550,58 TL olduğunu, bu maliyet geçici kabul tutanağının imzalanması ile diğer bir deyişle ... bittiğinde fatura edileceğini, Müteahhitlik hizmetine konu ... 31.12.2020 tarihi itibariyle devam ettiğini, bu işe ilişkin fatura bu tarih itibariyle düzenlendiğini, ... maliyetleri şeffaf olduğunu, bağımsız denetçiler tarafından sürekli denetlendiğini, davacının ve diğer tüm ortakların oybirliği ile seçilen bağımsız denetim kuruluşu 2019 ve 2020 yılı bağımsız denetim çalışmalarını tamamlamış ve raporları Sayın Mahkemeniz dosyasına sunulduğunu, dolayısıyla özel denetçi gerekmemekte olup davacı taleplerinin ve tedbir talebinin reddini talep ettiğini, dava şartı olan muhalefet şerhi usulüne uygun olarak sunulmuş olduğunu, davacının da dilekçesinde beyan ve kabul ettiği üzere Genel Kurul Toplantısında davacının vekilinin ... katılmış olduğunu, ... önceden hazırlanmış muhalefet şerhi içeren çıktıları toplantı tutanağına eklenmesi için sunmuş olduğunu, bilindiği üzere birçok Yargıtay Kararında oylama öncesi peşin muhalefetin kabul edilemeyeceğini, bu durumda dava şartı olan muhalefet şerhinin şekle uygun olarak sunulmadığının kabul edileceği vurgulandığını, davacının 5 nolu genel kurul kararının iptalini istemekte hukuki menfaatinin bulunmadığını, davacının da kabulünde olduğu üzere 5 nolu genel kurul kararı; "... ... A.Ş.’nin birleşme yolu ile devralınması" konusunda verilen karar olduğunu, ... ... A.Ş.'nin Genel Kurul Toplantısında her ne kadar bu karar verilmişse de ... ... A,Ş.’nin 02.04.2021 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında bu konuda gerekli karar nisabına ulaşılamadığı için devrolunma reddedildiğini, ... ... A.Ş.’nin 02.04.2021 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı dosyanızda mübrez olduğunu, bu yönüyle bahse konu 5 nolu genel kurul kararının iptal edilmesinden davacının hukuken korunan bir menfaatinin bulunmadığını, bu yönüyle bu talebin reddinin gerektiğini, Şirketin faaliyet konularında, düşük kar marjlarıyla sektör içerisindeki büyük oyunculara karşı da mücadele verdiğini, 2019 yılı Aktif Toplamı: 297.805.807,34 TL. 2019 yılı Net Satışlar Toplamı (Cirosu): 69.724.660,79 TL. Yine 2020 yılı Aktif Toplamı 332.679.445,75 TL. 2020 yılı Net Satışlar Toplamı (Cirosu): 85.678.671,16 TL'dir. Bu hususta kurumlar vergisi beyannameleri dosyanızda mübrez olduğunu, bu büyüklükteki bir şirketin genel kurul kararlarına teminat gösterilmeden dava açılması ve davanın esasına girilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağını, yine teminat gösterilmeden davacı taleplerine uygun olarak tedbir kararı verilmesi şirketin piyasada bunca yıl içerisinde oluşturmuş olduğu itibar ve güveni zedeleyecek, piyasadan iş almasını zorlaştıracak, özellikle barıkalar nezdinde ticari itibar ve kredi bilitesine çok ciddi bir darbe vuracak ve daha bir çok öngörülemeyen maddi ve manevi zararlara sebebiyet vereceğini, mahkememiz 27.07.2021 tarihli ara kararıyla davalı şirketin uğrayacağı muhtemel zararlara karşılık davacı yanın davalı şirketteki hisselerine davalı şirket lehine rehin konulmasına, şeklinde talebinin uygun bir karar vermişse de belirttiğimiz nedenlerle TTK 448/3 uyarınca davacının şirketteki hisselerinin yanında şirketin 2020 yılı aktif toplamı büyüklüğünün %25 ( 83.169.861 TL.) aşağı olmamak kaydıyla ek teminat göstermesini, bu teminat gösterilmeden davanın esasına girilmemesine ve tedbir talebi konusunda karar verilmemesini, talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporundaki tespitler ile davalı şirketin sürekli, zarar ettiği, hesaplarının da denetime elverişli olmadığı dolayısıyla mali tablo ve raporların gerçeği yansıtmadığı tespit edilmiş olup, bu haliyle genel kurulda oylanan yönetim kurulu yıllık faaliyet raporlarının, mali tabloların, davalı Şirketin dava dışı ... ... ile birleşme hususunun ve yönetim kurulu ibrasının davalı şirketin gerçeği yansıtmayan ve fiili durumla uyuşmayan mali ve finansal tablolar üzerinden yapıldığı, bu şekilde pay sahiplerinin davalı şirketin mali durumu ve şirketin iş ve işlemleri hakkında doğru bilgilendirilmediği ve pay sahiplerinin haklarının ihlal edilerek şirketin ve pay sahiplerinin zarara uğramasına neden olacak şekilde şirketin gerçek durumuyla örtüşmeyen mali tablo ve finansal veriler esas alınarak genel kurul kararlarının alındığı anlaşılmış, davalı şirketin dava dışı ... ... ile birleşmesi hususunda alınan kararın ... ... tarafından birleşmenin reddedilmesi üzerine askıda kaldığı ve birleşme ile şirket hisselerinin akıbeti ve pay sahiplerinin haklarının zedelenip zedelenmeyeceği hususunun belirsiz olması nedeniyle ve yine şirket hesaplarının denetime elverişli olmaması nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın şirketin sürekli zarar etmesi, mali durumunun gerçeği yansıtmaması göz önüne alındığında davalı şirketin 02/04/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3,4,5,6 numaralı kararların butlanını gerektiren bir hal olmadığı, ancak davalı şirketin gerçeği yansıtmayan fiili durumu ve mali tablolar üzerinden yapılan toplantı ve oylama sonucunda alınan kararların TTK 445. maddesi gereğince yasaya, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olmasından dolayı iptallerine karar verilmiş, davacı tarafın davalı şirkete özel denetçi atanmasına yönelik talebine ilişkin dava konusu 02/04/2021 tarihli genel kurul öncesinde genel kurulda oylanacak olan 2018,2019 ve 2020 yıllarına ilişkin faaliyet raporları ve mali tabloların gerçeği yansıtmaması, şirketin sürekli zarar etmesi, şirketin açıklanan durumu ile fiili durumunun birbiriyle uyumsuz olması nedeniyle TTK 438. maddesi gereğince davacı şirket hissedarının davalı şirkete ilişkin bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edildiği sabit olduğundan ve koşulları oluştuğundan aşağıda belirtilen hususlarda inceleme yapılmak üzere davalı şirkete TTK 440. Maddesi gereğince özel denetçi atanmasına ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hatalı karar verildiğini, davanın konusunun uzmanlık gerektirdiği çok açık olmasına, mahkeme heyetinin dava konusunda hukuk bilgisiyle karar vermesinin mümkün olmamasına rağmen itirazları nazara almadan karar verildiğini, hükme esas alınan raporun hatalarla dolu olduğunu, örneğin, bağımsız denetim raporunda detay ve açıklama görülmemesinin raporun hatalı olduğunu göstermediği gibi bilakis hesabın denetleme sonucunda hata içermediği anlamına geldiğini, davacının özel denetçi istemi genel bir istem iken, gerekçeli kararın dayanağı olan bilirkişi raporunda, davalının istemi talep konusunu aşacak şekilde hatalı olarak özel hesap bazına indirgendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bağımsız denetim raporları gözardı edilmiş, bu raporlara rağmen hatalı ve yanlı bir değerlendirmeyle özel denetçi atanması gerektiği şeklinde görüş bildirildiğini, gerekçeli karara esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişiler; cevap dilekçelerinde belirttikleri hususları görmezden gelmiş, raporda hiç bir şekilde yer vermemiş, sunulan defter ve belgeler üzerinde yeterli araştırma yapmamış yine bağımsız denetçilerden bilgi almadan davacının iddiaları gerçekmiş gibi bir ön kabul ile taraflı, hakkaniyetten uzak, açıkça davacı lehine yorumlarla kabul edilemez bir rapor sunduğunu, bu rapora dayanan kararın da kabul edilemez bir karar olduğunu, davacının asıl amacının şirketi çalışamaz hale getirmek olduğunu, aynı davacının farklı davalar açarak müvekkili şirketi ve yönetici ortaklarını taciz etme ve iş yapamaz hale getirme saikiyle bu davaları açtığının çok açık olduğunu, açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/389 E., 2022/194 K. sayılı 02/04/2021 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 3,4,5 ve 6 numaralı kararların iptaline ilişkin kararının kaldırılarak bu yönden açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE: Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali, davasıdır. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davaya konu genel kurul kararları hakkında iptal sebebinin bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davalı şirketin, 2018, 2019 ve 2020 yılı olağan genel kurulları 02.04.2021 tarihinde yapılmış olup davacı ya vekaleten ... toplantıya katılmıştır.Davacı tarafça, davalı şirketin 02.04.2021 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda alınan 3, 4, 5, 6 numaralı kararların iptaline, davalı şirkete özel denetçi atanmasına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 445. Maddesinde, toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten kişilerin, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabileceği, düzenlenmiştir. Davacı taraf, iptal istemine konu genel kurul kararlarına muhalefetini bildirmiş ve eldeki davayı 01.07.2021 tarihinde üç aylık süre içerisinde açmıştır. Genel kurul kararlarının iptali davasına konu, ... ... Malzemeleri San. Ve Tic. A.Ş.’nin 02.04.2021 tarihinde yapılan 2018, 2019 ve 2020 yılları olağan genel kurul toplantı tutanağının;02.04.2021 tarihli Genel Kurul kararının 3. maddesi, Yönetim Kurulunca hazırlanan 2018, 2019 ve 2020 yılı yıllık faaliyet raporlarının okunması, müzakere edilmesi ve onaylanması kararının oy çokluğuyla kabul edildiği, davacının, yıllık faaliyet raporlarının gerçeği yansıtmadığı, şirketin ticari, mali ve iktisadi durumu hakkında bilgi içermediği iddiasıyla alınan karara muhalefet ettiği ve dosya kapsamında ilgili muhalefet şerhini sunduğu görülmüştür. Genel Kurul kararının 4. maddesi 2018-2019-2020 yıllarına ilişkin finansal tabloların okunması, müzakere edilmesi ve oylanması kararının oy çokluğuyla kabul edildiği, davacının alınan karara muhalefet ettiği ve bu hususta dosya kapsamında muhalefet şerhini sunduğu tespit edilmiştir. Genel Kurul kararının 5. maddesi, ... A.Ş.'nin birleşme yolu ile devralınması, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasıyla kayıtlı bulunan ... A.Ş. unvanlı şirketi birleşme sözleşmesi ile devralma, birleşme sözleşmesinin ve raporunun kabul edilmesi, şirket sermayesinin 14.056.000,00 TL'den 18.266.000,00 TL'ye çıkarılması önergesi 11.478 adet hisse sahibi ve davacının red oyuna karşılık, toplantıya katılan diğer ortakların kabul oyuyla kabul edildiği görülmüş, davacı vekili her iki şirket açısından sonuçlarının ne olacağı, şirket hisselerinde bir değişiklik olup olmayacağı gibi bilgilerin paylaşılmaması sebebiyle alınan karara muhalefet ettiğini beyan etmiş olup, ilgili muhalefet şerhi dosya kapsamında görülmüştür.02.04.2021 tarihli Genel Kurul kararının 6. maddesi,Yönetim Kurulu üyelerinin ibrası kararının iptal edilmesi; Yönetim Kurulu Üyelerinin ibra edilmesine ilişkin oylama üyelerin tek tek ibra edilmesi bakımında oylama yapılmış, toplamda 30.687,74 adet red oyuna karşılık; yönetim kurulu üyeleri oy çokluğuyla ile ibra edilmiş, davacı, davalı şirketin zararının her yıl arttığı, şirket yönetiminde zafiyetlerin bulunduğu iddiasıyla 6 no'lu maddenin reddine ilişkin muhalefet şerhini dosya kapsamına sunduğu görülmüştür.Davacı vekilince, davalı şirketin bilanço ve gelir tabloları incelendiğinde 2018,2019 ve 2020 yılları için bağımsız denetime tabi olması gerektiğinin açık olduğu, davalı şirketin bağımsız denetim raporları bir şirket ortağı olarak tarafına sunulmadığı, Genel Kurul için inceleme hakkı ilanında da bağımsız denetim raporlarından bahsedilmediği, 2018 yılı için bağımsız denetçinin bulunduğu ancak 2019, 2020 yıllarında bağımsız denetçisinin bulunmadığı, denetlenmemiş faaliyet raporları ve mali tabloların düzenlenmemiş hükmünde olduğu iddiasıyla genel kurul kararlarının iptali talep edilmiştir.Dava dışı ... ... ve A.Ş.'nin 02.04.2921 tarihli 2018,2019 ve 2020 yıllarına ait olağan genel kurulu 5. Maddesinde, birleşme yolu ile devrolmasına ilişkin yapılan müzakerede, toplam 22.122 adet kabul oyuna karşı, 16.509 adet red oyu nedeniyle kanunda aranan nitelikte çoğunluk sağlanmadığından red edilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 514. Maddesine göre, yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait, Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülmüş bulunan finansal tablolarını, eklerini ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlayıp genel kurula sunmakla yükümlüdür. Faaliyet raporunun oylanması ve kabul edilmesi nedeniyle gündemin bu maddesinin finansal tablolarla birlikte değerlendirilmesi gerekir.TTK'nun 68/3. Maddesinde, yıl sonu finansal tabloların, bilanço ile gelir tablosundan oluştuğu düzenlenmiştir. Ayrıca TTK'nın dürüst resim başlıklı 515. maddesi, Anonim şirketlerin finansal tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılır, şeklindedirTTK'nun 68/3. Maddesinde, yıl sonu finansal tabloların, bilanço ile gelir tablosundan oluştuğu düzenlenmiştir.Şirketin finansal tablolarının Türkiye Muhasebe Standartlarına, kanuna ve esas sözleşmenin finansal tablolara ilişkin hükümlerine uygun olması ve ayrıca şirketin, malvarlıksal ve finansal durumunun 515 inci madde anlamında dürüst resim ilkesine uygun olarak yansıtılması gerekir.İlk derece mahkemesince alınan raporda, davalı şirketin yıllar itibariyle zarar ettiği satışların maliyetinin satış gelirlerinden daha yüksek olduğu, şirketin cari dönemde 1.495,574,25 tutarında dönem net zararı olduğu, devam eden ... maliyetinin son dönem 2020 yılında 125.106.550,58 TL olduğu, davalı şirketin bilançosunda ilgili hesapların çalışmadığı ve hakediş bedelinin yer almadığı anlaşılmaktadır. Şirketin 243.977.931,61 TL borcunun bulunduğu, bu tutarın % 39,7'lik kısmının Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar içerisinde yer alan Alınan Sipariş Avansları hesabının oluşturduğu, bu hesabın 2019 yılında büyük oranda artış gösterdiği ve 2020 yılı bakiyesinin 132.070.434,93 TL olduğu görülmüştür. Bu hususta sunulan Detay Mizanda açıklama ve alt kırılımının yer almadığı, ayrıca ilgili dönem Bağımsız Denetim raporunda da bu hususta bir detay ve açıklama görülmemiştir. ... şirketin mevcut kısa vadeli borçlarını, dönen varlıklarının karşılamaya yeterli olmadığı ... 2018-2019-2020 yıllarına ait Genel Kurulun 02.04.2021 tarihinde gerçekleştirildiği anlaşılmakla birlikte yasal süresinde gerçekleştirilmediği, 2018 yılı Bağımsız Denetim Raporunun 05.08.2019 tarihinde alındığı ancak, 2019 yılı Bağımsız Denetim Raporu 30.04.2021 tarihinde 2020 yılı Bağımsız Denetim Raporunun 07.07.2021 tarihinde alındığı dikkate alındığında, Bağımsız Denetim Raporlarının Genel Kurul sonrasında alındığı anlaşılmakla birlikte davacının Mali Verilerdeki (Faaliyet Raporlarındaki) inceleme hakkının Genel Kurulda yerine getirilmediği” yönündeki tespitler ile bağımsız denetçinin sınırlı olumlu görüşündeki tespitler dikkate alındığında; davalı şirketin sürekli zarar ettiği, hesaplarının da denetime elverişli olmadığı dolayısıyla mali tablo ve raporların gerçeği yansıttığından söz edilemeyeceği, bu durumun da yöneticilerin sorumluluğuna yol açabileceği sonucuna varıldığı, bu durumda dava konusu genel kurul kararlarının iptali şartlarının oluştuğu tespit edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda iptali istenilen genel kurul kararları ayrı ayrı değerlendirilmemiş olup, rapor da kararların iptaline ilişkin yeterli gerekçe bulunmadığı gibi Mahkemece de gerekçeli karar da söz konusu kararların iptali kararları ayrı ayrı irdelenmemiştir ve gereklendirilmemiştir. Bilirkişi raporu finansal tabloların usulüne uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığına ilişkin ayrıntılı incelemeye dayalı olmayıp bu bakımdan hüküm kurmaya elverişli değildir. Uyuşmazlığın çözümü için finansal tabloların usulüne uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığının tespiti gerekir. Bu halde finansal tabloların TTK'nın 515. Maddesine uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığının incelenmesi ve 02.04.2021 tarihli Genel Kurul kararının 3, 4, 5 ve 6. Maddelerinin iptali şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin bilirkişi heyetinden denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Bu nedenle Mahkemece eksik inceleme ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir. Davacı vekilince dava dilekçesinde, davalı şirkete özel denetçi atanmasını talep edilmiştir. İş bu talep TTK'nın 438. vd. maddelerine dayanan özel denetim isteme hakkıdır. Söz konusu hukuk normlarına göre, genel kurulun özel denetçi atanması talebini reddi halinde pay sahipleri, koşulları varsa, ticaret mahkemesinden özel denetçi atanmasını isteyebilir. TTK'nın 439/2 maddesine göre dilekçe sahiplerinin kurucuların ve şirket organların kanuni ve esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi veya pay sahiplerini zararar uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya koymaları halinde özel denetçi atanır. TTK'nın 440/2. maddesinin son cümlesi uyarınca da mahkemenin kararı kesin olup ilk derece mahkemesinin kararına karşın kanun yoluna başvurulması mümkün değildir (Yargıtay 11.HD'nin 11/06/2014 tarihli, 2013/16879 E- 2014/11122 K sayılı kararı).Bu hukuki açıklamaya göre, ilk derece mahkemesinin özel denetim isteme hakkı talebi hakkında TTK'nın 440/2. maddesi uyarınca verilen karar, kesin niteliktedir. Kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi sonuca etkili değildir.TTK'nın 440. Maddesine göre kesin olan bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından davalının istinaf dilekçesindeki bu talebin reddine karar verilmiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 31/12/2025