T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1091 Esas KARAR NO: 2025/1217 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2024/833 Esas - 2025/58 Karar TARİHİ: 23/01/2025 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/07/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yo…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1091 Esas KARAR NO: 2025/1217 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2024/833 Esas - 2025/58 Karar TARİHİ: 23/01/2025 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/07/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu ile müvekkili/davacı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı yanın taraflar arasında bulunan ticari ilişki çerçevesinde müvekkili/davacıdan nakliye hizmeti aldığını ancak söz konusu hizmet bedellerine binaen müvekkili/davacı şirkete ödenmesi gereken tutarların, davalı yanca vadesinde ödenmediğini, Müvekkilinin ticari alacağı vadesinde ödenmediğini, muaccel hale geldiğini ancak davalı ile yapılan görüşmeler sonuçsuz kaldığını, alacağının tahsili amacıyla Karşıyaka ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takip dosyasından “Örnek: İlamsız Takiplerde Ödeme Emri” ile icra takibi başlatıldığını, daha sonrasında iş bu takip yetkisizlik ile Bakırköy’e (İstanbul) gönderildiğini, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına kaydedildiğini, iş bu icra takip dosyasından gönderilen ödeme emri davalı yana tebliğ edildiğini, davalı yanın ilgili takibe haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, itiraz üzerine arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde arabuluculuk süreci “anlaşamama” şeklinde tamamlandığını, itirazın iptali amacıyla huzurdaki davayı tanzim etme zaruretlerinin hâsıl olduğunu, ayrıca; takip konusu alacaklarının likit ve muayyen bir alacak olmasına karşın; bu nedenlerle öncelikle işbu davalarının kabulünü, davalı/borçlunun Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin devamını, Davalı/borçlunun itirazlarında haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle takip tutarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin ekleri Müvekkile tebliğ edilmediğini, Müvekkilinin savunma hakkının zedelendiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte "icra inkar tazminatının" açıkça arabuluculukta belirtilmediği sebebiyle zorunlu arabuluculuk yolundan yoksun olup davanın usulden reddinin gerektiğini, bu durumun Davacıya şifai olarak iletildiğini davacı hiçbir şekilde hatasını kabul etmediğini, müvekkilinde bu durumun akabinde kesilen faturaya kısmi ödeme yaparak geri kalan tutarı kabul etmediğini fakat davacının kötü niyetli olarak Müvekkilin aleyhine takip başlatarak sebepsiz zenginleşme gayesi içerisinde bulunduğunu, bu nedenlerle icra inkar tazminatının arabuluculukta ayrıca belirtilmediği sebebiyle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise Müvekkili Şirketin, davacı tarafa borcu bulunmaması sebebiyle reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 23/01/2025 tarihli, 2024/833 Esas - 2025/58 Karar sayılı kararında;"Dava İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Davacı taraf her ne kadar Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş ise de Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplamda 163.294,96 TL'nin tahsiline ilişkin yürütülen takipte davalı borçlunun Bakırköy İcra Müdürlüğünün yetkili olduğundan bahisle ödeme emrine itirazı üzerine dosyanın yetki itirazının kabul edilerek Bakırköy İcra Müdürlüğüne gönderildiği, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... numarasını aldığı, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün UYAP sistemi üzerinden gönderilen icra dosyasında takibin yetkisizlikle gelmesinden sonra kendilerince düzenlenerek borçluya tebliğ edilmiş bir ödeme emrinin bulunmadığı, dosyada her ne kadar ödeme emrini içerir tebligat yapıldığı görülmüş ise de, yapılan tebligatın içeriğinde Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı sayılı dosyasında düzenlenen ödeme emrinin yer aldığı, Mahkememizce Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyada yetkisizlikle gelmesinden sonra düzenlenmiş bir ödeme emri ve takip talebi bulunup bulunmadığı sorulmuş olup gelen müzekkere cevabında dosyanın yetkisizlikle gelmesinin ardından bahse konu belgelerin düzenlenmediğinin belirtildiği, dosyada herhangi bir ödeme emri ve takip talebinin bulunmadığı, oysa takibin Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü'den yetkisizlik ile geldiği Bakırköy ... İcra Müdürlüğü tarafından da ödeme emri düzenlenip borçluya tebliğ edilmesi gerektiği, ne var ki Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün dosyasında Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenen ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, bu nedenle somut olayda itirazın iptali davası bakımından bir dava şartı olan usulüne uygun yürütülmüş bir takip bulunmadığı anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğundan dolayı usulden reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur...."gerekçesi ile, ''AÇILAN DAVANIN USULÜNE UYGUN AÇILMIŞ BİR TAKİP BULUNMAMASI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının açık kötüniyeti ve haksız takibinin karara yansımadığını, davacının davalı şirket aleyhine kötüniyetli biçimde usulsüz bir takip başlattığını, ayrıca arabuluculuk sürecinde icra inkar tazminatı gibi hususları da belirtmeyerek usul ekonomisini ihlal ettiğini, mahkemenin yalnızca takipte usul eksikliği olduğu gerekçesiyle davayı reddettiğini, ancak taraflar arasındaki somut uyuşmazlıkta davacının haksız ve kötü niyetli hareket ettiğini karara yansıtmadığını, halbuki HMK 329. madde gereğince kötü niyetli tarafın bu tutumunun açıkça tespit edilmesinin gerektiğini, Mahkemenin esas hakkındaki savunmalarını değerlendirmediğini, davalı şirketin davacının taleplerini kabul etmemiş olduğunu, davalının davacıya borcunun bulunmadığını, davacı tarafın icra takibi aşamasında davalı şirketi sebepsiz zenginleşme gayesiyle icraya verdiğini, arabuluculukta da müzakere zemininden uzak durduğunu, mahkemenin davanın usulden reddine karar verirken esas hakkındaki bu savunmalarının incelemediğini ve bunun da kararda gerekçesizlik doğurduğunu, gelecekte aynı konuda tekrar dava açılmasını önlemek amacıyla kararın daha da açık gerekçelendirilmesi gerektiğini, davacının usulsüz takibinin yalnızca usulden red ile sonuçlandırıldığını, ancak bu davanın esasen de haksız olduğu yönünde açık bir hüküm verilmediğini, ileride aynı taleplerle aleyhlerine başka davalar açılmasının ihtimal dahilinde olduğunu, davanın yalnızca usul değil esas yönünden de haksız olduğunun açıkça tespitinin gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulünü ve kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı tarafından davalıya verilen dava ve icra takibi dayanağı faturalara konu nakliye hizmet bedelinin ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın usulüne uygun açılmış bir takip bulunmaması özel dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İş bu davanın basit yargılama usulüne tabi olması sebebiyle somut olaya uygulanacak HMK'nın 320 maddeleri uyarınca Mahkemece ön inceleme aşamasında ilk önce dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımının inceleneceği ve ön inceleme aşamasından sonra tahkikat işlemine gerek olmaması halinde nihai bir karar verileceği, bu hükümler dikkate alınarak Mahkemece öncelikle itirazın iptali davasının ön şartı olan usulüne uygun takip şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, davada tahkikat aşamasında geçilmeden karar verilebilecek bir hususta işin esasına girilerek değerlendirme yapılmasının ve usulden reddine karar verilen bir davanın aynı zamanda esastan da reddine karar verilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/07/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.