7. Hukuk Dairesi 2014/20165 E. , 2015/3613 K. "" Mahkemesi : Bursa 4. İş Mahkemesi Tarihi : 23/09/2014 Numarası : 2013/644-2014/579 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının, davalı işyerinde 23.05.2003 tarihinde işe başladığını, Bölge Müdürü sıfatıyla çalışmakta iken iş akdinin 31.10.2013 tarihli…
**7. Hukuk Dairesi 2014/20165 E. , 2015/3613 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Bursa 4. İş Mahkemesi Tarihi : 23/09/2014 Numarası : 2013/644-2014/579 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının, davalı işyerinde 23.05.2003 tarihinde işe başladığını, Bölge Müdürü sıfatıyla çalışmakta iken iş akdinin 31.10.2013 tarihli fesih bildirimi ile 2007 yılında kurulan MSS (Merkezi Sinir Sistemi) ekibinin son üç yılda yaşanan merkezi otorite kaynaklı ilaç fiyat düşüşleri nedeniyle, gerekli desteğin verilmesine rağmen ekibin verimliliğini ve sürdürebilirliğini sağlamanın mümkün olmadığını, bu nedenle ekibin kapatılmasına karar verilmesi gerekçe gösterilerek iş akdinin feshedildiğini, bu gruptaki diğer bölge müdürlerine başka görevler teklif edilmesine rağmen davacıya bu yönde teklif yapılmadığını, feshe son çare olarak başvurulmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı işveren iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, yargılama aşamasında yeminli dinlenen her iki taraf tanıklarının beyanları ile mevcut delil durumundan; davacının çalıştığı bölümün kapatılmadığı, kapatılan diğer bölümün müdürünün davacının bölümünün başına geçirildiği, davacının yerine geçen kişinin kıdeminin davacıdan daha düşük olduğu, küçülme kararının Kasım ayında alındığı, ancak bir tebliğ yayınlanmadığı, ardından Aralık ayında ikinci karar alındığı, ekip kapatıldıktan ve davacının iş akdine son verildikten yaklaşık 1 ay sonra şirketin resmi olarak küçülme kararı aldığı ve bu durumu tüm çalışanlara duyurduğu, küçülme kararından önce ve sonra işten çıkartmalar dışında başkaca tedbirler alınmadığı, davalının feshi dayandırdığı bir yönetim kurulu kararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 18. maddesinde işletmenin, işyerinin veya işin gerekleri kavramına yer verildiği halde, işletmesel karar kavramından söz edilmemiştir. İşveren amaç ve içeriğini belirlemekte serbest olduğu kararlar, yönetim hakkı kapsamında alabilir. Geniş anlamda, işletme, işyeri ile ilgili ve işin düzenlenmesi konusunda, bu kapsamda işçinin iş sözleşmesinin feshi dahil olmak üzere işverenin aldığı her türlü kararlar, işletmesel karardır.