İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/01/2026 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili, taraflar arasındaki 18/07/2016 tarihli endüstriyel gazlar, tüplü ürünler tedarik sözleşmesine istinaden müvekkilinin davalıya gaz teslimatı ve kiralanan tüplerin kullanım bedellerine ilişkin faturalar düzenlediğini, ödenmeyen 9.753,77-TL asıl alacağın tahsili için davalı al…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/2227 KARAR NO:2026/163 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/09/2022 NUMARASI: 2020/132 Esas - 2022/495 Karar DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:18/02/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/01/2026 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili, taraflar arasındaki 18/07/2016 tarihli endüstriyel gazlar, tüplü ürünler tedarik sözleşmesine istinaden müvekkilinin davalıya gaz teslimatı ve kiralanan tüplerin kullanım bedellerine ilişkin faturalar düzenlediğini, ödenmeyen 9.753,77-TL asıl alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... sayılı takibinin başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazını iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, sundukları cari hesap ekstresinden de görüleceği üzere davacının teslim etmediği mallar için 8.952,66-TL bedelli 6 adet fatura düzenlediğini, davacını bölge müdürüyle görüşerek davacıya iade faturaları kesildiğini ve bunlara itiraz edilmediğini, 26/11/2019 tarihli 7.080-TL bedelli faturaya karşılık kesilen iade faturası için de mutabakat sağlandığını ve müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, tarafların ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda davacının davalıdan 2.661,38.-TL alacağının tespit edildiği, 7.080-TL iade faturasına ilişkin belge sunulmadığı, iade faturasına konu ve 1.872,66-TL ile 284,86-TL bedelli faturalara konu ürünlerin, davalıya teslim edildiğinin ispat edilmediği gerekçesiyle, davanın ve şartları oluşmayan kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, tarafların ticari defterlerinin birbiriyle uyumlu olduğunu, davalının faturalara süresinde itiraz etmediğini; sözleşmenin 1.3. maddesine göre tüplerin 2 ay, sepetlerin ise 1 aydan fazla alıkonulması durumunda masrafların faturalandırılacağını, bu kapsamda iade edilmemiş tüpler için davalıya 7.080-TL bedelli satış faturası düzenlendiğini, davalının bu fatura için düzenlediği iade faturasının da şekil şartı sebebiyle müvekkilinin defterlerine kaydedildiğini, bilirkişi raporunda 27 adet tüpün iade edilmediğinin belirlendiğini, belirtilen faturadaki 4 tüpün de teslim alınmamış tüpler olduğunu, davalının tüplerin iadesini ispatlayamadığını; 11/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda 510,82-TL, 04/07/2022 tarihli raporda ise 2.661,38-TL alacak tespit edildiğini, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini ve davalının takipten sonra yaptığı 500-TL ödemenin ferilere mahsup edilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki tüplü ürünler tedarik sözleşmesi kapsamındaki alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır.6100 sayılı HMK'nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.).Davacı davalıya karşı 23/12/2019 tarihinde İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibinde, 9.753,77-TL cari hesap alacağının %19,50 ve değişen oranlarda işleyecek ticari temerrüt faiziyle tahsilini istemiş, TBK'nın 100. maddesi gereğince kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş faiz, masraf ve ferilere mahsup edileceği belirtilmiş; ödeme emri davacıya 08/01/2020 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalının yetkiye, alacağa, faiz oranına ve ferilere itirazı üzerine takip durmuştur. Eldeki dava 19/02/2020 tarihinde açılmıştır. 11/02/2021 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda, davalının ticari defterlerine göre 23/12/2019 takip tarihi itibariyle davacıya 3.378,73-TL borçlu görüldüğü, takipten sonra davadan önce davalının 31/12/2019 tarihli 2.2867,91-TL ödeme kaydıyla 510,82-TL borcunun kaldığı; cari hesap ekstresinde de, davalının davadan önce 06/02/2020 tarihinde davacıya 500-TL'ye ödeme yaptığı, 10,82-TL borcunun kaldığı; davacının davadan sonra davalıya gönderdiği 30/06/2020 tarihi itibariyle 2.173,77-TL alacak hususundaki mutabakatın, davalı tarafından kabul edilmediği; Kasım 2019 döneminde davacının davalıya kestiği (kdv hariç) 6.000-TL bedelli faturanın BA bildirimin yapıldığı, aynı dönemde aynı bedelli BS bildiriminin yapılarak faturanın iade edildiği belirtilmiştir.16/06/2021 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerine göre, davacının icra takibinde 9.753,77-TL talep ettiği, icra takip tarihinde 120 hesap kodunda davalıya 7.080-TL borçlu olduğu, 128 hesap kodunda davalıdan 9.753,77-TL alacaklı bulunduğu, net alacağın ticari defter kayıtlarına göre 2.673,77-TL alacağından 12,39-TL maddi hata kaynaklı eksiltme yapıldığında 2.661,38-TL alacaklı göründüğü; 7.080-TL tutarındaki davalıya borcun davalının düzenlediği 29/11/2019 tarihli ... nolu iade faturasından kaynaklandığı, iade faturasının davacının 26/11/2019 tarihli ... nolu faturasına istinaden düzenlendiği, her 2 faturanın da tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı faturasının iade faturasıyla kabul edilmediği, davacının takipte talep ettiği 9.753,77-TL içinde kabul edilmemiş 26/11/2019 tarihli ...66 nolu KDV dahil 7.080-TL faturanın da bulunduğu; takipten sonra davadan önce davalının davacıya 500-TL ödeme yaptığı; 30/06/2020 tarihi itibariyle davacının ticari defterlerinde 120 hesap kodunda davalıya 7.580-TL borçlu, 128 hesap kodunda davalıdan 9.753,77-TL alacaklı, net alacağının ise 2.173,77-TL gözüktüğü; davalının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda takip tarihinde davacıya 510,82-TL, dava tarihinde ise 10,82-TL borçlu göründüğü; takip tarihine göre tarafların ticari defterleri arasında (2.673,77-510,82=) 2.162,95-TL fark olduğu, bu farkın 1.872,66-TL'sinin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan davalının iade faturalarından ileri geldiği, iade faturalarının dayanağının davacının satış faturaları olduğu, 284,86-TL'sinin ise davalı ticari defterlerine kayıtlı olmayan davacının satış faturasından ileri geldiği, 1.872,66-TL ile 284,86-TL'yi oluşturan faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediğinin davacı tarafça belgelendirilerek sektör uzmanı bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiği görüşü bildirilmiştir.04/07/2022 tarihli mali müşavir ve makine mühendisi bilirkişi raporunda, davacının davalıya tedarik ettiği gazları davalının tüpleriyle servis etmesinin yanı sıra kendi mülkiyetindeki tüplerini kiralama yoluyla davalıya kullandırdığı, davacının davalıya farklı tarihlerde 2017-2018 tarihli 6 adet irsaliye düzenlediği, 70 kiralık tüpün teslim edildiği, bunun 43'ünün teslim alındığı, yine 2017-2018 yıllarında 6 adet müşteri tüpünün teslim edildiği, 10 adet müşteri tüpünün teslim alındığı, davacının talebi 4 adet tüpün iade alınmadığının tespitinin dosyaya davacı tarafından sunulan belgelerle örtüşmediği; davalının belge sunmadığı; davalının davacıya kestiği 1.872,66-TL faturanın ispatının gerektiği, davacının davalıya düzenlediği fakat davalı kayıtlarında bulunmayan 284,86-TL tutarındaki faturalardaki malların davalıya teslim edildiğinin değerlendirildiği, takip tarihi itibariyle davalıdan 2.673,77-TL alacağı olduğu, 12,39-TL'lik düzeltme sonucunda 2.661,38-TL alacak hesaplandığı görüşü ifade edilmiştir . Somut olayda davacı, icra takibinde faturaya dayalı cari hesap alacağını talep etmektedir. İtirazın iptali davası takibe sık sıkıya bağlı bir dava olduğundan ve her iki taraf da ticari defterler-kayıtlara delil olarak dayandığından uyuşmazlığın, tarafların kayıtlarına göre çözülmesi gerekmektedir.Davacı takipte 9.753,77-TL talep etmiştir. Bilirkişi incelemesinde 23/12/2019 takip tarihinde davacının kayıtlarına göre davalıdan 2.661,38-TL alacaklı, davalının kayıtlarına göre de 3.378,73-TL alacaklı görünmektedir. Bu tutarların tarafların defterlerinde belirlendiği gözetilerek, davacının 26/11/2019 tarihli kdv dahil 7.080-TL bedelli faturası 29/11/2019 tarihinde davalı tarafından iade edilerek davacının kayıtlarına iade faturasının işlenmesi ile davalının süresinden sonra 20/12/2019 tarihinde davacıya düzenlediği ve davacıda kayıtlı olmayan iade faturaları dikkate alınamayacaktır. Bu nedenle mahkeme söz konusu faturaların içeriğinin davalıya teslim edilmediğinin ispatlanamadığı tespiti hatalı olmuştur. Yine davalının defterlerinde görünen ve takipten sonra 31/12/2019 tarihli "Nakit Öd. (C/H Uyarlama)" açıklamalı kendi lehine 2.867,91-TL kaydın dayanağı davalı tarafından ispatlanamadığından dikkate alınmamıştır Tarafların hesapları arasındaki söz konusu farklılık, davacı aleyhine değerlendirilerek davacının takip tarihinde davacının 2.661,38-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Davalı takipten sonra davadan önce 06/02/2020 tarihinde davacıya 500-TL ödeme yapmıştır.TBK'nın 100. maddesine göre icra masraf, harç ve vekalet ücreti alacağa ilave edilerek kısmi ödemenin dosya borcundan mahsubu gerekir. Tahsil harcı Devlete alacaklı tarafından ödenen bir bedel olduğundan borcun ferileri arasında sayılmaz. Ayrıca borcun tamamı ödenmediği hallerde, davalının icra vekalet ücretinin tamamından sorumlu tutulması gerekmektedir (Yargıtay 12. HD'nin 2013/2131 E., 2013/10220 K. sayılı ve 19/03/2013 tarihli ilamı). Ödeme tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin (RG Tarih: 02/01/2020) 11/1. maddesinde takip miktarı 4.000-TL’ye kadar olan icra takiplerinde avukatlık ücretinin, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde, icra dairelerindeki takipler için öngörülen maktu ücret olduğu, ancak bu ücretin asıl alacağı geçemeyeceği düzenlenmiştir.Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde, icra dairelerindeki takipler için öngörülen maktu ücret 600-TL'dir. Buna göre takip tarihinde davacının asıl alacak miktarı 2.661,38-TL üzerinden 06/02/2020 kısmi ödeme tarihi itibariyle yapılan hesaplamada, 23/12/2019-06/02/2020 arasındaki 45 gün için davalı faize itiraz ettiğinden %13,75 avans faiz oranı üzerinden 2.661,38x%13,75:365x45 gün 45,12-TL işlemiş faiz; 600-TL vekalet ücreti, 44,40-TL başvuru harcı, 48,77-TL peşin harç ve 6,40-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 699,57-TL icra masrafı ve bir adet 19-TL tebligat ücreti olmak üzere toplam 763,69-TL icra takibi ferileri bulunmaktadır. 763,69-TL'den 500-TL düştüğünde, fer'iler için 263,69-TL alacak kalmakta, kısmi ödemenin asıl alacağa etkisi olmamaktadır. 22,75-TL tahsil harcı davacı alacağı olmayıp Hazine'ye ödendiğinden, TBK 100 hesaplamasında alacağa ilave edilmeyecektir.Buna göre davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın 2.661,38-TL asıl alacak ve 263,69-TL fer'ileri üzerinden takibin devamına, asıl alacağa 06/02/2020 kısmi ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi yürütülerek takibin devamına; fazlaya ilişkin talebin reddine; belirlenebilir likit kabul edilen alacak tutarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına ve reddedilen kısım için şartları bulunmadığından davalının kötüniyet tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2022 Tarih 2020/132 Esas 2022/495 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kısmen kabulüne, İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 2.661,38-TL asıl alacak ve 263,69-TL fer'ileri üzerinden takibin devamına, asıl alacağa 06/02/2020 kısmi ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi yürütülerek takibin devamına; fazlaya ilişkin talebin reddine;İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında 585,01-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Şartları bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 732-TL karar harcından davacı tarafça yatırılan 166,58-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 565,42-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye ödenmesine,Davacı tarafından yatırılan toplam 220,98-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 3.300-TL bilirkişi ücreti ve 164-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.464-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.038,80-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 2.925,07-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 6.828,70-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranı göz önünde bulundurularak 395,85-TL'sinin davalıdan, 924,15-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, "Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 93-TL istinaf yargı giderinin 27,88-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/01/2026